Diz protezi, aşınmış olan eklem yüzlerinin, metal ya da seramik zeminler arasında polietilenden imal edilen özel şekillendirilmiş malzemeler ile kaplanarak yapay bir eklem oluşturulmasıdır. Diz protezi ameliyatlarının amacı hastanın ağrısız ve hareketli bir ekleme sahip olması ve günlük yaşama kalitesinin en üst seviyede olmasını sağlamaktır.

Diz protezi ameliyatını ne zaman olmak gerekir ?

Kireçlenme yani artroz zamanla eklemlerin kıkırdak yüzeylerinin bozulması durumudur. Yaş almayla beraber başlayan diz ağrılarının büyük çoğunluğunun nedeni de artroz hastalığıdır. Genellikle 45-50 yaşlarında başlayan ağrılar yıllar geçtikçe artarak devam eder. İlk zamanlarda sadece üzerine basmakla oluşan ağrı zamanla istirahat halinde de geçmeyen bir ağrıya dönüşür. Gece ağrıları uyku bozukluklarına yol açar. Hareketlerimiz kısıtlanır, günlük aktivitelerimizi yapamaz hale geliriz. Doktora gidişlerimiz sıklaşır. Hareketsizlikten kilo alırız, bu da ağrılarımızı arttırır. Uygulanan tedaviler artık fazla bir işe yaramaz. Eklem içi enjeksiyonlarla sağlanan ağrısız dönemler bir kaç ayı geçmemeye başlar. Dizlerimiz çarpılır, şekil bozuklukları dışarıdan da belli olur. Denge sorunları yaşarız, düz yolda bile ayağımız takılmaya meyil eder. Her gün ağrı kesici kullanmak zorunda kalırız. Çorap giymemiz zorlaşır, ayak tırnaklarımızı kesemez oluruz. Evet, artık protez vaktimiz gelmiştir.

Protez öncesi tedavi aşamaları nelerdir?

Genellikle hastalıkların tedavisinde cerrahi çözümler son seçeneklerdir. Diz eklemindeki artroz (kireçlenme) hastalarında da, protez kararı vermeden önce, protez dışı tedavi seçeneklerinin (ilaç, fizik tedavi vs.) uygulamış ve bunlardan fayda sağlanmayacak aşamaya gelinmiş olmasına özen gösterilir. Hastalığın evresine uygun tedavi metotları protez öncesi uygulanmış olmalıdır.

Hastalığın erken evrelerinde, hasta eğitimi çok önemlidir. Kilo vermek teşvik edilmelidir. Glukozamin ve kuşburnu ekstreleri gibi gıda destekleri genellikle ağrının azalmasında fayda sağlar. Diz artrozunda çoğunlukla vücut ağırlığı dizlerin iç kısımlarından geçer. Dizlerdeki aşınma da iç kısımlarda daha fazladır. Bu durum, uygun tabanlıklarla düzeltilerek dizler üzerinde dengeli bir yük dağılımı sağlanmaya çalışılır. Artrozda eklem hareket açıklığı giderek kısıtlanır. Fizyoterapi ile eklem hareketi korunmaya çalışılır. Diz çevresi kasları kuvvetlendirilerek ekleme binen yükler azaltılır. Diz içerisindeki menüsküslerde oluşan yırtıklar ağrıyı arttırır. Muayene ve MR tetkiki ile anlaşılabilen ağrıya neden olan menüsküs yırtıkları mevcutsa, artroskopik olarak yapılabilecek debritman ile ağrısız bir periyot elde etmek mümkündür. Dizilerdeki eğilme aşırı miktarda ise, osteotomi denilen kemiklerin bozuk olan şekillerini düzeltme işlemi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir.

Protez ameliyatında süreç nasıl işler?

Ameliyat lokal olarak adlandırılan belden aşağıyı uyuşturma veya genel anestezi olarak uygulanabilir. Bu tercihte hastanın eşlik eden hastalıkları olması kadar kendi istekleri de önemlidir. Operasyon öncesi epidural katater yerleştirilmesi ameliyat sonrası ağrının kontrolü için çok etkili bir yöntemdir. Ameliyat süresi hastaya göre değişmekle birlikte yaklaşık 1,5 saat sürmektedir. İki dizinde de sorun olan hastalarımızda her iki dizin ameliyatının tek seferde yapılması mümkündür.

Ameliyatın ertesi günü hasta koltuk değneği yardımıyla ayağa kaldırılmakta ve kişisel ihtiyaçlarını giderebilmektedir. Ameliyatın başarısı açısından hastalarımızın ameliyat sonrası fizyoterapi programına uymaları gerekir. Protez operasyonu sonrası hastalar ortalama 6 hafta sonra normal günlük hayatlarına dönebilmektedirler.

Diz protezi ameliyatının riskleri nelerdir?

Ameliyat sırasında ve sonrasında oluşabilecek riskler doktorunuz tarafından size etraflıca anlatılacaktır. Ameliyat esnasında, her ameliyatta mevcut olan anesteziye ait riskler mevcuttur. Bunun dışında cerrahi alanda uygulama esnasında bölgede bulunan damar ve sinirlerde geçici veya kalıcı yaralanmalar olabilir. Ameliyat sonrası erken ve geç dönemde rastlanabilecek en önemli komplikasyonlar emboli ve enfeksiyondur. Emboli açısından kan sulandırıcı ilaçların ve antiembolik çorapların kullanımı rutin olarak uygulanmaktadır. Ameliyat öncesi erken dönemde hareketin sağlanması da embolinin önlenmesi için çok önemlidir.

Enfeksiyon açısından ameliyat öncesi vücutta herhangi bir enfeksiyon odağının olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Özellikle idrar yolları ve diş enfeksiyonları çoğu zaman sessizce seyrederek gözden kaçabilir. Hastalarımızın bu yönde bir şikayetleri olmasa da ameliyat öncesinde değerlendirilmeleri gerekir.


İstanbul Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!