Doğumdan sonra ilk 5-7 gün bağırsak fonksiyonları düzenlenip, normal hareketlerinize geri dönene kadar gaz yapıcı besinlere dikkat ederek besleniniz.

Gaz Yapıcı Besinler:

* Çiğ sebzeler (özellikle lahana, kırmızılâhana, turp, salatalık, soğan)
* Meyveler (özellikle portakal, mandalina, greyfurt, üzüm, karpuz, vişne, erik)
* Karnabahar, pırasa, brokoli, brüksel lahanası, lahana gibi pişmiş sebzeler
* Bezelye, kuru fasulye, nohut, barbunya gibi kuru baklagiller
* Bulgur, yarma
* Ezogelin çorbası, yayla çorbası, mercimek çorbası
* Asitli ve soğuk içecekler

Emzirme Dönemi Beslenmede Dikkat Edilecek Hususlar:

Anne sütü, bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan bir besindir. Bebeklerin büyüme ve gelişmelerini en iyi şekilde sağlamanın yanında, onları pek çok bulaşıcı hastalıktan, kansızlıktan ve yaşamın ileri dönemlerinde ortaya çıkan diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi hastalıklardan korur. Ayrıca anne ve bebek arasında psikolojik bir bağın kurulmasına aracı olur. Emziklikte salgılanan süt, annenin aldığı besinlerin bir ürünüdür. Süt için gerekli olan besinler, annenin kendi gereksinimlerine ek sayılmalıdır. Bu nedenle gebelikte olduğu gibi emziklikte de beslenmenin 2 amacı vardır:

1. Annenin besin depolarını dengede tutarak sağlığını korumak

2. Salgılanan sütün yeterliliğini ve verimliliğini arttırmak, dolayısıyla bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak

Sağlıklı bir anne günde ortalama 700-800 ml (7-8 çay bardağı kadar) süt salgılar. Emziren annenin yeterli süt salgılayabilmesi için günde, normal gereksinime ek olarak yaklaşık 700 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden, 200 kalorisi ise gebelikte kazanılan besin depolarından karşılanır. Emzikli annenin enerji yanında özellikle protein, kalsiyum, demir, vitamin ve sıvı gereksinimi de
artar.
Sütün miktar ve kalitesini arttırmak için;

Sıvı alımının günde ortalama 3 litre (10-12 su bardağı) kadar olmalı ve özellikle hafif ve doğal içecekler (su, ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları, az şekerli komposto ve limonata, meyve suları, süt vb.) şeklinde tercih edilmelidir.

Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir günlük düzenli olarak tüketilmelidir. (Günde en az 2-3 su bardağı süt veya yoğurt, 2 dilim peynir)

Protein yönünden zengin olduğunda haftada en az 3-4 adet yumurta, her gün et, tavuk, balık, köfte, etli sebze yemeği veya kuru bakliyat tüketilmelidir.
Yemeklerin içerdiği demirin vücutta daha iyi emilmesi için yemeklerle beraber maydanoz, yeşilbiber, portakal, mandalina, domates gibi C vitamininden zengin olan sebze ve meyveler yenmelidir.

Her gün mutlaka 2-3 porsiyon meyve, 7-8 kaşık sebze, her öğünde salata tüketilmelidir.

Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren hazır besin maddeleri mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.

Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.

Kansızlığa neden olabileceğinden yemeklerle beraber çay içilmemeli, yemekten 1 saat önce veya sonra içilmeli, çaya limon eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu, rezene gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içeceklerin yerine taze meyve suları ayran, limonata tercih edilmelidir.

Şeker yerine tatlı olarak kan yapıcı özelliği olan pekmez tercih edilebilir.

Öğünler arası 2,5 – 3 saat olmak üzere günde 6 öğün şeklinde beslenilmelidir.

Omega 3 yağ asidinden zengin olması nedeniyle haftada en az 2 kez balık, her gün 2 adet ceviz veya

10 adet çiğ badem ya da fındık tüketilmelidir.


Mersin Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!