İçinde yaşadığımız evrenin asla kendini tekrar etmeyen, her an sonsuza doğru genişleyen, iç içe geçmiş bir fraktallar bütünü olduğunu biliyoruz. İnsanı da mikrokozmoz olarak bütünün hem bir parçası hem de küçük bir kopyası gibi varsayabiliriz.

İnsan temel olarak 3’lü bir bütünden oluşur; Ruh, Zihin ve Beden. Varoluşun en temel yapısı ise düşüncedir ve görebildiğimiz her şey öncesinde sadece bir düşünce formuydu. Zihin bu sistemde alınan bilgiyi analiz etme, tanımlama ve düşünce üretme görevini üstlenmiştir. Zihnin algılar aracılığıyla topladığı bilgileri analiz ederek değerlendirme yaparken kullandığı bazı veritabanları vardır. Bunlar akaşik kayıtlarımız, bilinçaltımız ve bu yaşamımızda edindiğimiz deneyimlerdir.

Hayatın her açıdan bizim kontrolümüzün dışında ilerlemesine sebep olan her şey zihnimizde hakim olan bilinçaltı düşünce ve buna bağlı olarak hissedilen duyguyla doğrudan ilişkilidir. Çünkü dışarıda olan her şey –hastalıklar dahil- içte olagelenin sadece bir yansımasıdır. Diğerlerini yargılayan birinin eninde sonunda yargılanılacak bir pozisyona, suçlayan birisinin ise bir gün diğerlerince suçlu olduğu bir pozisyona düşeceği evrensel bir yasa olan Karma ile açıklanabilir.

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”


Ankara Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!