Doğru nefes alıyor musunuz?

Yetişkinler genelde ağızdan enfes alıp veriler. Burnumuzu ki o da bir solunum organıdır, pek kullanmayız.

Burundan nefes alma çocukluktan gelen ama zaman içinde unuttuğumuz bir alışkanlıktır.

Bu alışkanlığa yeniden geri dönmemiz gerekmektedir.

Bu alışkanlığa dönüş aslında normal fizyolojimize geri dönmemiz demektir.

Hemen Fizyoloji ‘’ ne demek diye sorarsanız baştan onu hemen açıklamalıyız. Fizyoloji insan vücudun nasıl çalıştığını inceleyen bir tip bilim dalıdır. Buna yaşambilim de diyebilirsiniz.

Burundan nefes alma buna ‘’ nostril solunum ’’ adını veriyoruz. Tüm çalışmalar bu tip bir solunumun yararına işaret etmektedir.

Burundan nefes alan ve tabi ki verme ağızdan yapılan solunumdan daha yararlı ve en önemlisi doğaldır. Ağızdan yapılan nefes alıp vermenin başta diş ve ağız içi enfeksiyonları için kolaylık sağladığı düşünülür. Bu konuda değişik teknikler kullanılmaktadır. Bu tekniklere fazla dalmadan önce burun solunumunun fizyolojik temellerine bakalım.

Burundan yavaş bir tempoda nefes alınıp verildiğinde vagus siniri ( kalbin en önemli yavaşlatıcı siniri) aktivasyonu artmaktadır. Bunun karşılığında sempatik sistem aktivasyonu azalmaktadır. Vücudumuzun otomatik olarak istemsiz çalışan bu iki sistemi tüm vücut fonksiyonları üzerinde etkilidirler. Sempatik sistem hayatta kalmamızı sağlarken ( kaç ya da kavga et) parasempatik sistem ( ye ve istirahat et) bunu dengelemektedir. Sempatik sistem kalp hızını ve kan basıncını arttırırken parasempatik sistem düşürmektedir. Sempatik sistem gerilimli ve heyecanlı bir hayat sunarken parasempatik sistem bizi sakinleştirmektedir.

Kalp ve vagus siniri ile beraber hareket eden baroreseptör refleks duyarlılığı artmakta bunun sonucunda kalp hızı yavaşlamaktadır. Parasempatik sistem ön plana çıkarak sempatik sistemin yorucu gücünü dengeleyerek azaltmaktadır.

Bu refleks mekanizması kalp için yararlıdır. Kalbin yavaşlaması demek metabolik ihtiyaçlarının azalması ve yorulmaması anlamına gelmektedir. Tek başına bile bu refleks kalp için büyük bir yarar sağlamaktadır. Beta blokör denilen ilaçlar ( Beloc, Coronis vs.) bu tip bir etki yapmaktadırlar.

Yavaş bir şekilde burundan solunum yapmak akciğerlerin toplam kapasitesini arttırmaktadır. Burundan solunum yaparken tercihan oturur durumda karın kaslarınızı ve diafragmayı da solunuma kattığınızda akciğerlere giren kan ve oksijen alışverişi tüm bölgelere daha homojen bir şekilde yayılmaktadır. Akciğerlerin alt bölgeleri normalde daha az kanlanmasına karşın bunları yaptığınızda kanlanma diyaframa ve karın kaslarını kullanarak daha yaygın ve sağlıklı olmaktadır.

Burundan nefes alındığından dakikada ortalama 10 – 12 defa nefes aldığımız düşünürsek zaman içinde acele etmeden yavaş yavaş nefes alıp vererek bunu dakikada 6 gibi düşük bir sayıya indirebiliriz. Bu hemen olacak bir şey değildir. Bu hedefe zaman içinde düzenli yapacağınız çalışmalar ile ulaşabilirsiniz.

Öncelikle burundan nefes alıp ağızdan vererek kendinizi burundan nefes almaya alıştırın. Sonra bunu pratik olarak gün içerisinde kısa süreli olarak yapmaya başlayın. Bu egzersizi zaman içerisinde rahat bir ortamda daha uzun süreli 5 dakikadan başlayıp 10 dakikaya sonra da 20 dakikaya kadar çıkartın. yapmaya başlayın ve bunu bir alışkanlık haline getirin. Bu tip bir nefes alam tekniği özellikle vücut metabolik ihtiyaçlarını azalttığı ve sonrasında da stresten kurtulma ve daha sakin yaşamak için yaraları açıkça saptanmıştır.

Ayrıca ‘’Metabolik Sendrom ‘’ gibi kalp damar hastalıklarının gelişimindeki en önemli risk faktörü üzerinde de olumlu etkileri bilinmektedir.

Kısaca doğru bir şekilde nefes aldığınızda hem kabinize hem de akciğerlerinize yardımcı oluyorsunuz.

Kalın sağlıcakla…


İstanbul Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!