Anne-baba davranış ve tutumları çocuğun sosyal gelişimi, bilişsel gelişimi, psikolojik gelişimi ve kişilik özellikleri bakımından oldukça önem arz etmektedir. Çocuğun yetkin bir birey olması, özgüven ve özsaygısının bulunması gibi birçok nokta aile ve çocuk etkileşimi, bu etkileşimin nasıl olduğu ile doğru orantılıdır.

Geçmişten günümüze çeşitli kuramcılar ve psikologlar tarafından birçok ebeveyn tutumları ortaya konulmuş olsa da günümüzde en temel ve yaygın bazı anne-baba tutumları şu şekildedir:
1.Otoriter Ebeveynler
2.Demokratik Ebeveynler
3.İzin Verici Ebeveynler
4.Aşırı Koruyucu Ebeveynler

1.Otoriter Ebeveynlik
-Bu anne-babalar kurallar koyar ve çocukların bu kurallara sorgulamadan uymasını beklerler.
-Bir konuda ile ilgili fikir birliği yapılırken çocukların fikirleri sorulmaz.
-Geleneksel aile tutumunda olduğu gibi sevgi belli edilmez, nadir belli edilir.
-Çocuklara aşırı sorumluluk yüklenir ve onlardan yüksek beklentileri vardır.
Bu tutumla yetişmiş çocuklarda; gelişimlerine ve yaş seviyelerine uygun beklenti olmadığı için başarısızlık hissi ve beraberinde gelen düşük özsaygı görülür. Sosyal ortamlarda, görev paylaşımı gerektiren durumlarda yüksek kaygı görülmektedir. Unlarla birlikte bu çocuklar kendini değersiz hissetmekte ve düşük sosyal becerilere sahip olmaktadır.

2.Demokratik Ebeveynlik
Kurallar koyan ve çocuklarından bu kurallara uymasını isteyen; ayrıca bu kuralların açıklamasını yapan anne-baba tutumlarıdır. Bu ebeveynler;
-Kuralların kısıtlama olmadığı bilirler ve aile içinde kurallara uyulur.
-Çocuklarına karşı hoşgörülü yaklaşırlar, sevgilerini belli etmekten kaçınmazlar.
-Bir konu ile ilgili çocukların fikirlerini alırlar.
-Onların fikirlerini almanın onları şımartmak anlamına gelmeyeceğinin farkındalardır.
-Çocuklarına birtakım sorumluluk verirler. Sorumluluk ile iş yüklemek arasında fark olduğu bilinir.
Bu tutumla yetişen çocuklarda; yeterli özgüven, sorumluluk alabilme, başarı duygusu, sosyal uyumluluk, iyi okul başarısı gözlenir.

3.İzin Verici Ebeveynlik
Aşırı sevgi ve hoşgörü ile yaklaşıp kural gibi herhangi bir sınırlaması olmayan ebeveynlerdir. Kurallar varsa bile çocuk tarafından belirlenir. Çocukların belli bir uyku, yemek, oyun vs. saatleri yoktur. Çocuk ne zaman ne isterse yapabilir. Evde bu tutuma alışkın olan çocuk dış dünyadaki sosyal çevresinde birtakım sorunlar yaşamaktadır. Şimdiye dek her istedikleri olduğu için doyum eşikleri diğer çocuklara göre daha düşüktür. Her daim değer gördüğü için eleştiriye kapalıdırlar ve akademik başarıları daha düşüktür.

4.Aşırı Koruyucu Ebeveynlik
Çocuk üzerinde gereğinden fazla kontrol olması ve çocuğa çok fazla özen gösterilmesidir. ‘Bebekleştirme’ bu ebeveynlik tutumundan görülen bir kavramdır. Çocuk sanki bir bebekmiş gibi müdahale edilir. Örneğin; çocuk 8 yaşındadır fakat yemeğini hala annesi yediriyordur. Veya okula giden ortaokul öğrencisinin çantasını annesinin taşıması verilebilecek örnekler arasındadır. Bu çocukların kendine güven problemleri oldukça fazladır. Hiçbir işini kendisi yapmadığı için başarısızlık hissi yoğun görülür. Sosyal açıdan gelişim sıkıntısı gözlenir.
Sonuç olarak; çocukların tutum ve davranışları, kişilik özellikleri, alışkanlıkları, sosyal yapıları, bilişsel özellikleri gibi; bireyi birey yapan özellikler anne-baba tutum ve davranış sonucu şekillenmektedir. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların bir olaya, bir kişiye veya bir duruma karşı olan tepkisi ailesini, anne ve babasını yansıtır.


Ankara Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!