EGZERSİZ DEĞERLENDİRME VE PLANLAMA

Eklem hareket açıklığı

Her eklemin normal bir açıklığı vardır. Eklem hareketi çeşitli nedenlerle kısıtlanabilir. Eklem hareketini kısıtlayan en önemli nedenler, travma, eklem efüzyonu, kas spazmı, periartiküler yapıların kontraktürü, fibröz ve kemik ankilozudur. Ağrı olduğu zaman da hasta harekete izin vermeyebilir. EHA’nin ölçümünde goniyometreden yararlanılır. Eklemlerin goniyometrik ölçümde belirli pozisyonlarda tutulmasından sonra, hasta tarafından yapılan EHA ölçülür (aktif EHA) ya da muayene eden tarafından hareket yaptırıldıktan sonra ölçüm yapılır (pasif EHA).

Sahrmann’a göre hareket sistemi modeli birçok bileşenden oluşur.

• Destek Bileşeni: Kardiyak, pulmoner ve metabolik sistemin fonksiyonel durumu

• Temel Bileşen: Kas iskelet sisteminin fonksiyonel durumu, eklem hareket açıklığı, kas performansı, kas uzunluğu ve gerginliği

• Düzenleyici Bileşen: Nöromuskuler sistemin fizyolojik durumu, kasların göreve katılımları, öne ve geri besleme sistemleri

• Biomekanik Bileşen: Statik, dinamik kinetik ve kinematiklerin fonksiyonel durumu

• Motor kontrol ve kas iskelet fonksiyonlarıyla ilgili bir arayüzdür.

• Kas kullanımını, kemik ve eklemlerin şeklini etkiler.

• Kas dizilimi ve katılımı gibi statik kuvvetler ve artrokinetik, osteokinetik ve kinematik gibi dinamik kuvvetlerdir.

• Bilişsel Bileşen: Psikolojik sistemin durumu, öğrenme düzeyi, motivasyon,duygusal durum.

Klinik Karar : Eklem hareket açıklığındaki azalma her zaman eklemde bir ankiloz ya da kontraktür olmasını gerektirmez. Örneğin omuz ekleminde sıkışma sedromunda da omuz eklemi abdüksiyon ve fleksiyon hareketlerinde kısıtlı ve ağrılıdır.

Egzersiz planlaması yapılmadan önce rahatsızlıkların hareket sistemiyle ilgili bağlantıları kurulmalıdır. Örneğin genu valgusu ve buna bağlı diz ağrısı olan bir hastada kas performansını iyileştirmeden ortotik girişimle biomekanik bileşeni iyileştirmek gerekir. Diz ekleminin dizilimini düzelttikten sonra kas kuvveti, gücü ve enduransının normal seviyeye getirilmesi planlanabilir. Bir hastayı değerlendirirken hangi bileşenin ön planda olduğu tespit edilip, egzersiz tekniği ve dozu ona göre seçilmelidir.

Egzersiz sınıflamasında serbest aktif egzersiz, aktif dirençli egzersiz, aktif yardımlı egzersiz, gevşek pasif egzersiz ve zorlu pasif egzersiz olarak yer almaktadır. Hasta tarafından istemli olarak yapılır.

Serbest aktif egzersizde kaslar eksternal olarak sadece yerçekiminin direnci veya yardımından etkilenir. Jimnastikteki yer egzersizleri, koşma,yürüme,sıçrama gibi

egzersizlerdir. Cerrahiyi takiben kan dolaşımını artırıcı egzersizler, omuz rehabilitasyonundaki sarkaç egzersizleri, grup tedavisinde kullanılan ısıma ve soğuma egzersizleri bunlar arasında yer alır.

Aktif yardımlı egzersiz hastanın yardımla yaptığı egzersizlerdir. Yardım makara sistemi, süspansiyon askıları gibi mekanik olarak veya terapistin eliyle sağlanır. Sağlam ekstremiteyle yardıma ise oto-yardım denir. Aktif dirençli egzersizler ise dirence karşı yapılır, direnç terapist tarafından elle uygulanabilir. İzokinetik dinamometre, kum torbaları, sağlık topları, therabandlar, suyun kuvveti direnç için kullanılabilir. Bir ekstremite ile diğerine direnç uygulanırsa oto-dirençli egzersiz denir.

Pasif hareketin kullanım amaçları arasında kas paralizilerinde ve izotonik kontraksiyonun kontraendike olduğu durumlarda eklem hareket sınırını korumak, yumuşak doku uzunluğunu korumak, kan dolaşımını sağlamak ve korumak, pasif yardımcı hareketler ve elevasyon ile ödemi azaltmak, ağrıyı inhibe etmek, hastanın proprioseptif duyusunu korumak yer alır. Kas kontraksiyonları üç ana başlıkta incelenir.

İzotonik: İzotonik kontraksiyon konsentrik ve eksentrik kontraksiyondan oluşur. Hareket sınırı boyunca kasın gerilimi değişir, maksimum gerilim hareketin ortasına doğru gelişir.

İzometrik: Boyunda kısama veya uzama olmadan kasılır. Kontraksiyon gücü arttıkça kas geriliminde artma olur. Boyunda değişiklik olmaz.

İzokinetik: Hareketin hızı sabittir ve eksternal direnç değişken olup, ayarlanabilir. Eksentrik ya da konsentrik yapılabilir.

Uzun süreli immobilizasyon, hareketliliğin kısıtlanması, konnektif doku ve nöromuskuler hastalıklar, travma nedeniyle oluşan yumuşak doku patolojileri, konjenital veya sonradan kazanılan kemik deformiteleri nedeniyle meydana gelmektedir. Pasif Germe: Hasta tamamen gevşek pozisyondayken kısalan dokuyu uzatmak için elle veya mekanik olarak eksternal bir kuvvetin uygulanmasıdır. Aktif İnhibisyon: Hasta tonusu inhibe etmek için germe manevralarını aktif kullanır. Esneklik egzersizi: Germe ve esneklik egzersizleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Germe sırasında mümkün olduğunca gevşek olunmalıdır. Germe ile uygulanacak kuvvet en az 6 sn sürdürülmelidir. Balistik germe yüksek şiddette kısa süreli germedir. Yaşlılarda ve cerrahi sonrası iyileşme döneminde önerilmez. Germe yapılacak kas grubu proksimal uçtan tutulmalıdır. Hareketin sonunda 15-30 sn’lik statik germe önerilir. Bu yöntem 8 kere tekrarlanırsa tedavi süresi 2-4 dk olur. Germeden sonra eklemde ağrı ve hassasiyet 24 saatten fazla sürüyorsa enflamasyon cevabı ortaya çıkmıştır. Ödemli dokuyu germekten kaçınmak gerekir.

Klinik Karar: Özellikle cerrahi sonrası eklem ankilozu gelişen hastaların germe egzersizleriyle tedavi süreçleri çok ağrılı olmaktadır. Bu noktada hastanın ağrısını azaltmak için supraskapuler ya da aksiler bloklardan faydalanılabilir.

Egzersizler hangi tipte olursa olsun bireylere sistematik bir şekilde özelleştirilmelidir.

Kişiye özel olarak hazırlanmış bir “Egzersiz Reçetesi” yazılmalıdır.

Egzersiz reçetesinde FITT ilkesine göre şu özelliklere yer verilir:

Frequency (Egzersizin sıklığı): Haftada kaç seans?

Intensity (Egzersizin şiddeti, yoğunluğu): Ne şiddette?

Type (Egzersizin tipi, turu): Uygulanan yontem?

Time (Egzersizin suresi, zamanı): Ne kadar sureyle?

Egzersizin progresyonu: Nasıl kademeli yuklenmeli?

Bu beş bileşke bütün yaşlara ve fonksiyonel durumlara uygulanabilir. Egzersiz testi için kalp hızı,kan basıncı, RPE, EKG ve fonksiyonel kapasite değerlendirilmelidir. Üç ana tip egzersiz reçetelenebilir: Kardiyorespiratuavar dayanıklılık, esneklik ve kassal dayanıklılık ve kuvvet egzersizleri. VO2max vücudun oksijen kullanma kapasitesini gösterir. Egzersizin sıklığı, süresi, şiddeti ve başlangıç VO2max düzeyi kardiyorespiratuar dayanıklılığın ana bileşenleridir.

Tablo 8. Amerikan Spor Hekimliği Derneği’ne göre kardiyopulmoner dayanıklılık egzersiz programı

Amerikan Spor Hekimliği Derneği’ne göre kardiyopulmoner dayanıklılık egzersiz programı

TİP: Geniş kas grupları ritmik aerobik aktiviteler (tempolu yürüyüş,bisiklet,koşma vb.)

SIKLIK : Haftada 3-5 gün aerobik egzersiz

SÜRE: 20-60 dk devamlı aerobik egzersiz. Süre egzersizin yoğunluğuyla ters orantılı.

Uzun süreli ve düşük yoğunluklu egzersizler tercih edilmeli

PROGRESYON: Sağlık, kişisel hedefler ve uyum. 3 evreden oluşur:

Başlangıç Evresi: Haftada 3-4 kez, birbirini izlemeyen günlerde VO2max’in %30-60’ı ile 15-30 dk’lık

egzersiz 1-6 haftalık süre ile yapılır.

Gelişme Evresi: Yoğunlukta aşamalı artış en az 20-30 dk’lık egzersiz 4-8 ay sürer.

İdame Evresi: 6 ay devam ettirilmeli, aksi takdirde endurans 4-12hafta içinde % 50’si azalır

YOĞUNLUK: Max kalp hızı % 70-85, VO2max % 50-85 ve max MET % 60-80 artış

Kaynak: http://www.mhhe.com/hper/nutrition/williams/student/appendix_i.pdf

Klinik Karar: Erken yaşta koroner arter bypass cerrahisi geçirmiş kişiler egzersiz düzenlemesi konusunda en riskli gruplardan biridir. Bu kişiler semptom skalalarında yalancı yüksek puanlar alıp, kollateral arteriel beslenmeleri de zayıf olduğu için egzersiz sırasında myokardiyak iskemi ve efarktüs konusunda risk altındadırlar.


İstanbul Fizik Tedavi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!