EMDR, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) olarak adlandırılan çağdaş bir psikoterapi yaklaşımıdır. Genellikle İngilizcesinin kısa yazılışı olan EMDR olarak anılır.

EMDR’ın etki mekanizması nasıldır?

Doğuştan getirdiğimiz “adaptif bilgi işleme” adı verilen bir sistemimiz bulunmaktadır. Yaşadığımız olayları bu sistem içerisinde işleyerek adaptif yani uyumlu hale getiririz. Ancak kimi yaşantılar özellikle travmatik olanlar bu sistemin işleyişini bozabilmektedir. Bu tür yaşantılar adeta bilişsel sistem içerisinde sıkışıp kalırlar. Böylelikle bireyin uyumunu bozucu hale gelirler ve travma sonrası stres bozukluğu başta olmak üzere bir takım psikolojik bozuklukların ortaya çıkmasına neden olurlar. Sıkışıp kalan ve işlenemeyen anılar bireyi rahatsız eder, düşünce ve davranışlarını doğrudan etkiler. Sanki söz konusu anı ya da anılar durdurma düğmesine basılmış bir video görüntüsü gibi bireyin zihninde takılıp kalırlar.

EMDR terapisi bu türden anıları hedefleyerek adaptif bilgi işleme sisteminin bu yaşantıları yeniden işlemesini sağlar. Böylelikle birey bu anıların olumsuz etkilerinden kurtulur ve daha sağlıklı ve uyumlu bir hale gelir. Ancak göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta şudur: EMDR olumsuz anıları SİLMEZ. Bu anıların rahatsızlığını ortadan kaldırır ve etkisiz hale getirir. Travmatik bir anınız EMDR ile işlendiğinde bu anıyı yine hatırlarsınız ancak anı sizi rahatsız etmez, psikolojik sorunlara yol açmaz. Ayrıca anı eskisi kadar sık da aklınıza gelmez. Anıların tamamen silinmesi şu anki bilimsel birikimle olanaklı değildir. Anıları silmeyi vaat eden her türlü bilim dışı yöntemden uzak durulmalıdır.

Peki EMDR bu anıları işlemeyi nasıl sağlar? Bunun için EMDR terapisti “bilateral uyarım” adı verilen bir teknikten yararlanır. Bilindiği üzere beyin sağ ve sol olmak üzere iki yarı küreden oluşmaktadır. Bir anı hedeflenerek bu iki yarım küre sırasıyla uyarıldığında adaptif bilgi işleme sisteminin harekete geçtiği ve hedeflenen anıyı işlemeye başladığı birçok bilimsel çalışmada ortaya konmuştur. Bilateral uyarım EMDR terapisinin ilk ortaya çıktığı zamanlarda göz hareketleriyle sağlanıyordu. Ancak yapılan araştırmalar aynı etkinin sesle ya da dokunsal uyarıcılarla da sağlanabildiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle artık EMDR terapisinde üç uyarım şekli de kullanılabilmektedir.

EMDR terapisi ne kadar sürer?

EMDR oldukça hızlı etki eden bir psikoterapi yaklaşımıdır. Hatta bu hızlı etki danışanları oldukça şaşırtabilmektedir. Terapi süresi danışanın durumuna göre değişebilmektedir. Kimi danışanlar 3-5 seans arasında tam düzelme elde edebilirler. Ancak karmaşık ve ağır vakalarda bu süre daha da uzayabilmektedir. Ayrıca EMDR bilinç düzeyinde yapılan bir terapi olmasından kaynaklı etkileri oldukça kalıcıdır. Nüksetme yani bozukluğun tekrarlama olasılığı oldukça düşük olmaktadır.

EMDR hangi bozukluklarda uygulanmaktadır?

EMDR terapisi temel olarak travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde kullanılmaktaydı. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar birçok bozukluğun tedavisinde EMDR’ın oldukça etkili olduğunu ortaya koymuştur. EMDR terapisinin kullanıldığı bozukluklar şu şekilde sıralanabilir:

Travma sonrası stres bozukluğu

Kaygı bozuklukları

Panik bozukluk

Yas

Stresle başa çıkma

Yeme bozuklukları

Sosyal ve özgül fobiler

Bağımlılıklar

Cinsel işlev bozuklukları

Psikolojik kaynaklı ağrılar

Disosiyatif bozukluk

Ayrıca EMDR, performans artırma ve özgüven artırma gibi durumlarda da oldukça etkili bir yaklaşımdır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!