Bebekler dünyaya geldiklerinde ilk tanıştıkları beslenme açısından “ANNE SÜTÜ” dür. Yani buda bir bebek için en önemli faktörün “BESLENME” olduğunu açıkça ortaya koyar.
Bebeğin sağlıklı olma, kendisi için gerekli tüm besin öğelerini karşılama, sindirilebilme ve enfeksiyonlara karşı koruma özelliğinden dolayı anne sütünün yerine geçebilecek bir besin daha yoktur. Bu dönemde hem anne için hem de bebek için çok önemli olan beslenme stilinden bahsedeceğim gebelikte de olduğu gibi…


Annenin günlük aldığı besinlerle süt salgılanır. Anne sütü, annenin gün içerisinde yedikleri ve vücudundaki depolardan salgılandığı için, günlük beslenmeye her yönden ek yapılmalıdır. Anne hem kendisine bir şey olursa (örneğin; iştahsızlık yaratacak bir hastalık) bebeğin sağlığı için vücudundaki besin depolarını korumalı ve sütün salgılanması için gerekli enerji ve besin öğelerini karşılamalı, hem de kendi gereksinmelerini sağlamalıdır.


Anne sütündeki enerjinin büyük bir kısmı yediklerinden gelir. Annenin günlük aldığı enerjinin %80’i süt enerjisine dönüşür. Sağlıklı bir anneden günlük 700-800 cc süt salgılandığını kabul edersek, annenin günlük enerjisine 750 kcal ek yapılması gerekir.


Gebelik döneminde de olduğu gibi fazla protein alımı değil, proteinin biyoyararlılığı önemlidir (vücutta kolay kullanılabilir olması). Genellikle anneler bitkisel kaynaklı beslendiği için protein yetersizliği meydana gelmektedir. Annelerde oluşan bu yetersizlik bebeklere de yansımaktadır. Bu dönemde günlük beslenmeye 1 adet yumurta ve 1-2 su bardağı süt-yoğurt annenin gereksinmesini sağlayabilir.
Az öncede belirtmiş olduğum bitkisel kaynaklı beslenme kansızlığa(anemi) da sebep olabilir. Anne sütü en iyi demir kaynağı olduğu için bebeğe 1-2 mg demir salgılanırken anneye günlük beslenmede ek yapılmalıdır. Demirin kaynakları; et ve türevleri, sakatat, yumurta, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuru üzüm, kuru incir…


Bu dönemde annelerin gereksinmesinin %50’den daha fazla olduğu bir besin öğesi de iyottur. Bu yüzden iyotlu tuz kullanılması gerekmektedir.
Anne sütü demirden zengin olduğu kadar kalsiyumdan da zengindir. Emziklilikte kalsiyuma olan gereksinme artmaktadır. Yaklaşık 250 mg kalsiyum içeren anne sütünde, yeterli kalsiyum alımı olmazsa ileriki dönemlerde kemik yumuşaması meydana gelebilir. Günlük 1000-2000 mg kalsiyum alımı önerilmektedir. Beslenmeye 1 su bardağı süt-yoğurt (kalsiyumla zenginleştirilmiş), 30 gr peynir eklenebilir. Kalsiyum kaynakları, süt, yoğurt, peynir, çökelek, pekmez, fındık, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve kalsiyumdan zenginleştirilmiş sütlerdir (%40 da fazla kalsiyum içerir).
Vitamin yetersizlikleri de bu dönemde baş gösterir. A, B1, B2, B3, B12, C, D, E vitaminleri ve folik asit kaynakları beslenmeye eklenmelidir.
• A vitamini kaynakları; karaciğer, balık, süt, yumurta sarısı, ıspanak, havuç, domates, ve yeşil yapraklı sebzeler…
• B1 vitamini kaynakları; kuru bira mayası, hububat, kuruyemiş (fındık, fıstık, ceviz) ve baklagillerde (fasulye, nohut, bakla, mercimek )
• B2 vitamini kaynakları; süt, yumurta, yeşil yapraklılar, muz, ciğer, böbrek, soya fasulyesi, mantar, ıspanak
• B3 vitamini kaynakları; tavuk, mantar, balık, fıstık, pirinç, makarna ve ekmek
• B12 vitamini kaynakları; organ etleri ve kırmızı et, süt, peynir, yumurta sarısı ve balık…
• C vitamini kaynakları; kuşburnu, yeşil ve kırmızı biber, turunçgiller, domates ve patates…
• D vitamini kaynağı güneş ışıklarıdır.
• E vitamini kaynakları; sebze, sıvı yağlar, tahıllar, yumurta, margarin, fasulye, koyun ve sığır eti, tereyağ ve tavuk..
• Folik asit kaynakları; karaciğer ve diğer organ etleri, kurubaklagil ve yeşil yapraklı sebzeler…
ÖNEMLİ BİR NOT 1 : Vitamin ilaçları kullanımı bir uzman kontrolünde olmalıdır.
Emziklilik döneminde su metabolizmasında artış olmaktadır. Sıvı alımı arttırılmalı, 3000 cc civarında olmalıdır. Günlük 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet ve meyve suyu olacak şekilde ayarlanmalıdır. Çay ve kahve tüketimi sıvı alımı olarak değerlendirilmemeli ve ayrıca en önemli olumsuz tarafı süt verimini azaltmaktadır.
ÖNEMLİ BİR NOT 2: Dengeli ve yeterli beslenme sağlayabilen kadınlarda, gebelikte biriken deri altı yağ dokusu emziklilikte süt yapımında kullanılmaktadır. Bu süre içinde zayıflama diyeti yapılması sakıncalıdır.
• Vejeteryan annelerde özellikle D ve B12 vitamini,
• Süte karşı tolerans yaşayan annelerde kalsiyum,
• Sık aralıklarla ve iştahsız-isteksiz gebelik yaşayan annelerde B6, C vitamini ve folik asit,
• Ergenlik çağında olan annelerde B6 vitamini ve folik asit ek yapılmalıdır.

ÖNEMLİ NOTLAR 3:

• Emziklilik dönemindeki anneler gebelikteki aldığı kilolardan dolayı hemen kendilerini sıkı bir zayıflama diyetine sokmak isterler. Bu yanlıştır. Çünkü bebek emmeye devam ettikçe eski formlarına dönmeleri daha kolay olmaktadır. Eğer alınması gerekenden daha da fazla kilo alınmışsa ayda iki kilo ağırlık kaybı yeterlidir, fazlası zararlıdır.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamininden zengin besinlerle alınmalıdır.
• Sebze ve meyveler her öğünde tüketilmelidir.
• Kuru meyveler ve kuru yemişler enerjinin yanında demir ve kalsiyumdan da zengindir. Belirli kilolardaki bireylerin tüketmesi tavsiye edilir.
• Kansızlığa neden olabilecek çayı yemeklerle birlikte değil de, 1-2 saat sonra açık ve limonlu olarak alınmalıdır.
• Sebzelerin, kuru baklagillerin ve makarnanın haşlama suları B vitaminlerinden zengin olduğu için dökülmemelidir.
• Şeker boş enerji olduğundan dolayı onun yerine kan yapıcı pekmez tercih edilmelidir.
• Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.
• Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

BEBEĞİMLE ÇOK MUTLUYUZ


DİYETİSYEN
SEYRAN SEÇİL SAKAT


Adana Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!