Estetik plastik cerrahi de son trendlerden birini oluşturan endoskopik cerrahi, en çok, orta yüz ve alın gençleştirme için kullanılıyor.
Klasik yüz germe ameliyatlarının ortaya çıkardığı ifadesiz, maske gibi yüzler ve ameliyat sonrası izlerin varlığı, 90'lı yılların sonunda endoskopik yüz germe tekniğinin doğuşuna neden oldu. Güzel ve çekici yüz oluşturma arayışlarımızdan elde ettiğimiz sonuçlar, kaş kuyruğu, göz dış kenarı, üst ve alt orta-yüz bölgelerinin birbirini takip eden iki adet S şeklinde hat çizmesi gerektiği yönünde olmuştur. Bu hattı oluşturmada kullanılan endoskopik yüz gençleştirme ameliyatlarında esas amaç , yüz derisini tek yönde germek değil, yaşla ve yerçekiminin etkisi ile aşağı yönde yer değiştirmiş dokuların eski yerlerine taşınarak kişinin en az 15-20 yıl önceki görünümüne kavuşmasını sağlamaktır.
Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde üç değişiklik meydana gelir;
Kollajen hasarına bağlı deride kırışıklıklar oluşur
Deri-altı yumuşak dokular aşağı yönde yer değiştirir.
Yüzümüzün belli noktalarında volüm etkisi olan yağ dokusunda incelme meydana gelir.
"Double S" yöntemi ile bu değişiklikler endoskopik teknik ve yağ enjeksiyonu ile ortadan kaldırılıp arzulanan genç ve güzel yüz görünümü elde edilmiş olur.
Endoskopik yüz gençleştirmede deri, deri-altı dokudan ayrılmadığı için yüzün mimik ifadesi bozulmaz, aksine, deri ve deri altı dokular bir bütün olarak yukarı yönde taşındığı için, genç yüzlere has, dolgun elmacık bölgesi, yüksek yanak ve alınlar elde etmek mümkün olur.
Saçlı deri içerisinden 1,5 cm'lik kesilerden, ışık ve kamera yardımı ile girilerek sarkmış deri altı dokulara ulaşılır ve bu dokular zamanla erime özelliği olan ipler ile eski yerlerine taşınıp, sabitlenir. Aynanın karşısına geçip , saçlarımızı arkaya doğru topladığımızda kaşlarımızın, göz kenarlarımızın yukarı yönde yer değiştirip elmacık bölgemizin dolgunlaştığını görürüz. Endoskopik Cerrahi bu etkiyi oluşturmayı amaçlar.
Yukarı yönde kavislenen kaş kuyruğu ve çekik bir görünüm kazanan göz kenarı güzel ve çekici bir yüz görünümü elde etmemizi sağlayıp bakışlarda da canlılık oluşturur.
Gene bu teknik ile, göz kapaklarımızın altında oluşan çukurlaşmalar da giderilmiş, alt göz kapağımız genç görünümünü kazanmış olur. Aynı anda yağ dokusu yönünden zayıf olan bölgeler yağ enjeksiyonu ile eski volümüne kavuşturulabilir.
Yaşlanma ile birlikte yüzümüzde sadece kırışıklık ve deride sarkma olmaz aynı zamanda deri altı yağ ve kas dokusunda da aşağı yönde yer değiştirme olur
Kaşlarımız gözlerimizi küçük gösterecek kadar aşağı düşer, yanak bölgemizin ve alt göz kapağımızın dolgunluğunu sağlayan yağ yastıkçıkları aşağı sarkar. Alt göz kapaklarımızda hem torbalanmalar hem çukurlaşmalar oluşur. Güzel ve çekici bir yüz için yanak bölgemizde olması gereken ovallik kaybolur.
30 ila 45 yaş arası insanlar, genç olmasına rağmen kaşları ve göz kenarları aşağı düşük olanlar, hatta yüz felci nedeniyle yanak bölgesi aşağı sarkmış kimseler endoskopik yüz gençleştirme için iyi birer adaydır. Ayrıca ileri yaşlarda yüz derisinde de sarkma olup klasik yüz germe ameliyatı isteyenlerde, öncelikle endoskopik orta yüz gençleştirilip, sonrasında fazla deri çıkarılabilir.
Endoskopik orta yüz gençleştirme ameliyatının belki de en önemli özelliği mimiklerin kaybolmaması ve yüzün doğallığını kaybetmemesidir. Operasyon sonrası iyileşme süresinin oldukça kısa ve sonrasında iz kalmaması, kısacası operasyon geçirildiğinin anlaşılmaması diğer üstün özellikleridir.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!