Erektil işlev bozukluğu & erkeklerde sertleşme kaybı
Erektil işlev bozukluğu & erkeklerde sertleşme kaybı
“HER ERKEĞİN ÖNÜNDE BİR PENİS OLMAKLA BİRLİKTE HER PENİSİN ARKASINDA BİR ERKEK VARDIR” Prof.Dr. Mehmet Zihni Sungur

Sertleşme kaybı yaşayan bir danışan;

“ Eşimle severek evlendik.38 yaşındayım, 7 yıllık evliyim, 3 yaşında bir oğlum var. Eşimle bir yıldır cinsel sorunlar yaşıyorum. Cinselliği hiç istemiyorum ve sertleşme güçlüğü yaşıyorum. Eşime mahçup olup her seferinde aynı sorunu yaşamaktansa ondan uzaklaşmaya başladım. Beni suçluyor, hayatımda başkası olduğunu düşünüyor, telefonumu, internet mesajlarımı karıştırıyor.İlişkimizin başlangıcında hatalarım olmuştu. Ona sadakatsizlik yaptım, şimdi çok pişmanım ama yeterince bedel ödemedim mi? Ayrılma noktasına gelmiştik sonra eşimin hamileliği, oğlumun doğumu… 4 yıl önce şirketimde ekonomik zorluklar da eklenince depresyon nedeniyle 2 yıl ilaç tedavisi gördüm. Şu an şikayetim yok, işlerim de iyi gidiyor. Tam her şey yolunda derken bu sorun ortaya çıktı. Sanki ömürboyu düzelemeyeceğim bu sorunla yaşamak zorunda kalacağım gibi geliyor. Sizce düzelebilir miyim?”

Erkek cinsel işlev bozuklukları sık görülmesine karşın az dile getirilen, sağlık profesyonellerince az bilinen, ayırıcı tanısı ve etkili tedavisi yeterince yapılmayan önemli bir toplum sağlığı sorunudur.

SERTLEŞME KAYBISürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde yeterli sertleşme sağlayamama ya da cinsel ilişki bitene kadar sertleşmeyi sürdürememektir.

Sertleşme zorluğu farklı derecelerde ve biçimlerde olabilir. Bazı bireyler cinsel yaşantılarının başından beri sertleşme sağlayamamışlardır.

Bazılarında cinsel yaşamın bir bölümünde sertleşme sorunu yokken sonradan ortaya çıkar.

Bazılarında sabah sertlikleri veya ön sevişme ya da mastürbasyon sırasında

sertleşme olurken tam cinsel birleşmeye geçecekleri zaman sertliklerini yitirirler.

Eğer bir kişide sabah sertliği ve ön sevişme sırasında sertleşme varsa özellikle de mastürbasyonla orgazm olana kadar sertleşme devam ediyorsa tedavi şansı çok daha yüksektir.

Sabah sertliği ve mastürbasyonla sertleşme olan bireylerde sorunun fiziksel bir hastalığa bağlı olma olasılığı çok düşüktür. Özellikle başka durumlarda sertleşme olup tam birleşme sırasında sertleşmeyi yitirenlerde organik bir patoloji olasılığı düşük ve cinsel terapiye yanıt oranı yüksektir.

Erkeklerde sertleşme zorlukları sıklıkla cinsel anksiyete, başarısız olma korkusu, cinsel performans konusunda kaygılar ve öznel cinsel uyarılma ve haz duygularında azalma ile ilişkilidir.

Gündeme gelen her yeni fiziksel tedavi ile birlikte (penisten yapılan enjeksiyonlar, sertleşme sağlamaya yönelik ilaçlar vb.), cinsel terapilerin cinsel işlev bozukluğu tedavisinde önemli bir yeri kalmadığı ileri sürülmüştür. Çünkü biyolojik mi - psikolojik mi? biçimindeki ayırımlar fiziksel tedaviler ile cinsel terapilerin kutuplaşmasına neden olmaktadır.

Bu mantık, sorunun kökeninde biyolojik etkenler varsa tedavisinin BİYOLOJİK psikolojik etkenler varsa tedavisinin PSİKOLOJİK olması gerektiği şeklinde günümüzde geçerliliğini yitirmiş inanışlar üzerine kurulmuştur.

Oysa, günümüzde penis damarlarında yetmezlik (kaçak) bulunan pek çok erkek hiçbir cerrahi girişim söz konusu olmaksızın yalnızca cinsel terapiler ile tedavi edilebilmektedir.

Bu damarsal kaçağın mevcut sertleşme kusurunu yalnız başına açıklayamadığını, ancak damarsal yetmezlik üzerine eklenen performans kaygısıyla birlikte klinik tablonun oluştuğunu ve performans kaygısının cinsel terapiler ile giderilmesi ile birlikte damara müdahale etmeden sertleşme sorununun ortadan kalkabildiğini göstermektedir.

Cinsel sorunların ortaya çıkışında çoğu kez ORGANİK NEDENLER ÜZERİNE EKLENEN PSİKOLOJİK ETKENLER rol oynamaktadır.

SIKLIK

Erkeklerde en önemli cinsel sağlık sorunlarından birisi sertleşme sorunudur. Yaş ilerledikçe sertleşme problemleri de giderek artan yoğunlukta ortaya çıkmaktadır. Bugün dünyada çeşitli bölgelerde yapılan toplumsal tarama çalışmaları benzer sonuçlarla sorunun büyüklüğünü ve önemini ortaya koymaktadır.

45 yaş üzerindeki erkeklerde değişik oran ve derecelerde sertleşme sorunu başlayabilmektedir.

60 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık %50'sinde sertleşme sorunu hafif, orta ve ağır derecelerde mevcuttur.

Dünya nüfusunun giderek yaşlandığı ve ortalama yaşam sürelerinin giderek uzadığı göz önüne alındığında 2025 yılında dünyada yaklaşık 320 milyon sertleşme sorunlu hasta olacağı hesaplanmaktadır.

SERTLEŞME KAYBI olgularının EŞLERİNDE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU görülme oranları %60 civarında (yalnızca %8'İnde önceden sorun mevcut),

Bu tür çiftlerde tedavi müdahale gerektirecek düzeyde, EVLİLİK İÇİ ÇATIŞMA GÖRÜLME ORANI %40

ORGANİK NEDENLER

İnsanın genel sağlığını bozan “SİSTEMİK HASTALIKLAR” dediğimiz hastalıklar önemli oranlarda cinsel sağlığı da etkilemekte ve sertleşme sorunlarına yol açmaktadır.

·Yaşlanma ile birlikte artan oranlarda gelişen DAMAR SERTLİKLERİ ve buna katkıda bulunan hastalıklar .

·TANSİYON YÜKSEKLİĞİ, KAN YAĞLARINDA ARTIŞ VE DENGESİZLİK, ŞEKER HASTALIĞI

·KALP HASTALIKLARI, KRONİK KARACİĞER VE BÖBREK HASTALIKLARI, SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI, ÇEŞİTLİ İLAÇLARIN SÜREKLİ KULLANIMI

·SİNİR SİSTEMİNİN DEVAMLI VE İLERLEYİCİ HASTALIKLARI

·HORMON SİSTEMLERİNİ ETKİLEYEN DURUMLAR

·SİGARA

·OBEZİTE

YATKINLIK YARATICI NEDENLER

  • Yetiştirilme koşulları,
  • Erkek cinsel rol kimliği,
  • Yetersiz, yanlış cinsel bilgiler,
  • Çocuklukta yaşanan cinsel taciz ve travmalar,
  • Anneye yönelik aşkın bilinçdışında devam etmesi,
  • Babayla ilgili sorunlar,
  • Cinsel yönelim sorunları,

BAŞLATICI NEDENLER

  • Eşler arasındaki sorunlar,
  • Gerçek dışı beklentiler,
  • Partnerde cinsel işlev bozukluğu,
  • Hamilelik ve doğum,
  • Eşin sadakatinden şüphelenme,
  • Rastlantısal başarısızlık,
  • Aldatılma,
  • Yaşlanma,
  • Organik hastalıklara reaksiyon,
  • Depresyon,
  • Anksiyete bozuklukları,

DEVAM ETTİRİCİ NEDENLER

  • Genel ilişkideki sorunlar,
  • Eşler arasındaki çekicilik kaybı,
  • Eşler arasındaki zayıf iletişim,
  • Başarısızlık korkusu,
  • Suçluluk duyguları,
  • Yakınlık sorunları,
  • Bozuk kendilik algısı,
  • Kısıtlı ön sevişme,
  • Psikiyatrik rahatsızlıklar,

SERTLEŞME KAYBINDACİNSEL MİTLER

·Erkek cinselliğe her zaman hazırdır

·Cinsellik , cinsel birleşme demektir

·Bütün dokunuş ya da yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle bitmelidir

·Cinsellik demek sertleşmiş bir penis demektir

·Cinsellik kendiliğinden olmalı, asla planlanmamalı ya da asla konuşulmamalıdır

·Gerçek bir erkeğin cinsel sorunu olmaz

·Duygusallık, yakınlaşma, iletişim gibi kavramlar erkeklere özgü değildir ve zayıflık belirtisidir

·Cinsellik bir erkek için performans- iktidar alanıdır

·İyi bir cinsellik, erkeğin orgazmı ile biten cinselliktir

·Cinsel bir sorun yaşayan erkek bunu asla kabul etmemeli, partnerini ya da başka etkenleri sorumlu tutmalı, hekimden ve tedaviden sonuna kadar kaçmalıdır.

SERTLEŞME KAYBININ TEDAVİSİNDE UYGUN OLMAYAN YAKLAŞIMLAR

  • Cinsel sorunun nedenini anlamaksızın tedaviye başlamak. Sertleşme zorluğu olan her hastaya gereksiz yere ilaç vermek,
  • Çiftin ilişki sorunundan kaynaklanan veya kadında istek bozukluğu ya da eşe yönelik olumsuz duygular var iken çiftin duygusal sorunlarını çözmeyip sadece erkeğe ilaç vererek tıbbi sertleşme temin etmek,
  • Cinsel terapi ile kısa sürede düzelebilecek bir sertleşme zorluğunu ilaca bağımlı hale getirmek,
  • Sıkıntı giderici (anksiyolitik) ilaç ile tedavi girişimi,
  • Depresyona bağlı olmayan sertleşme zorluğunda antidepresan ilaç kullanımı,
  • Kişide herhangi bir hormon bozukluğu ya da testosteron düşüklüğü olmadığı halde hormon kullanımı,
  • Bir gıda ya da vitamin eksikliği olmadığı halde kişiye vitaminler, gıdalar, macunlar vererek hastayı oyalamak ya da gereksiz bir umut yaratmak.

SERTLEŞME KAYBININ TEDAVİSİNDE UYGUN YAKLAŞIM MODELİ

·Sertleşme kaybının nedeni araştırılmalı ve tedavi edilebilir bir bedensel ya da kronik hastalığa bağlı ise önce bu hastalıklar tedavi edilmelidir.

·Sorun depresyon ya da anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik bir hastalıktan kaynaklanıyorsa önce bu psikiyatrik hastalıklar tedavi edilmelidir.

·Psikolojik bir nedene bağlı ya da eşle ilgili iletişim ve ilişki sorunlarına bağlı ise psikoterapi uygulanmalıdır.

·Sertleşme kaybının tedavisinde ilaç kullanımı, eğer sertleşme kaybı bedensel bir hastalıktan ya da organik nedenlerden kaynaklanıyorsa, kişinin düzenli bir partneri yoksa psikoterapiden yararlanamayacak durumdaysa ya da psikoterapiyi kabul etmiyorsa uygun bir tedavi seçeneği olabilir. (zeka geriliği gibi). Psikoterapi için bir eşi bulunmayan kişilerde geçici olarak yapılabilir.

·Unutulmaması gereken nokta, sertleşme kaybının nedeni organik de olsa bu sorunu yaşayan kişilerin mutlaka bir süre sonra çeşitli düzeylerde psikolojik sorunlarının da ortaya çıkmasıdır. Bu nedenle sertleşme kaybının nedeni organik de olsa mümkün olduğunca tedavide ilaç kullanımıyla birlikte psikolojik destek de verilmelidir.

CİNSELTERAPİ

1-4 ay süren, haftada-2 haftada bir yapılacak seanslardan oluşur. Düzenli bir ilişkisi ya da eşi olan bireylerde daha iyi uygulanabilir.

Özellikle başarısızlık korkusu, performans anksiyetesi ya da çeşitli streslere bağlı olarak gelişen sertleşme zorluğunda başarı oranı yüksektir.

DİNAMİK YAKLAŞIMLI CİNSELTERAPİ

Özellikle bilinçdışı çatışmalara bağlı gelişen sertleşme zorluklarında tercih edilmelidir. Tedavi daha uzun sürelidir.


Antalya Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!