Erkek genital sisteminin hastalıkları, infeksiyöz lezyonlardan inflamatuar ve neoplastik hastalıklara kadar birçok kısmı sıklıkla deri hastalıklarını içermektedir. Herpes Genitalis ve HPV’nin neden olduğu hastalıklar özellikle genç seksüel aktif insanlarda artmaktadır. Scabies ve pedikülozis deriden deriye kontakt ile ve seksüel geçiş ile sık olarak bulaşmaktadır. Sık rastlanan deri hastalıkları, örneğin psoriazis ve liken planus genital bölgede atipik görünüşe sahip olabilir. Genital bölgenin allerjik kontakt dermatiti kondomlardan, hijyenik deodorant spreylerden ve spermisitlerden kaynaklanabilir. liken skleroz glans penis ve fore skin üzerindeki atrofik beyaz patch olarak oluşan kronik bir inflamatuar hastalıktır. İnsitu squamoz cell karsinom, örneğin queyratın eritroplazisi ve bowen hastalığı, benign klinik görünüşe sahiptir ve bu görünüş yanlış teşhise yol açabilir. Squamos cell karsinom penisin en sık rastlanan malinitesidir. Penisin squamos cell karsinomunun önlenmesi; risk faktörlerinin identifikasyonu, tüm prekanseröz lezyonların erken tanınması ve phimosisin tedavisi ile sağlanabilir.

VİRAL ENFEKSİYONLAR:

Genital Siğil: Bu lezyona HPV enfeksiyonu neden olur ve sıklığı 15-25 yaş arası seksüel aktif insanlarda %1 oranında tahmin edilmektedir. Fakat subklinik ve latent enfeksiyon %30-50 arası yaygınlıkta görülebilir. Günümüzde HPV tiplerini 90’dan fazla farklı çeşidi vardır. Sık görünen genital siğiller genellikle düşük riskli HPV 6 ve 11 enfeksiyonu sonucu oluşmaktadır. HPV 16-18-31-33-39-42-51 ve 54 tipleri servikal kanserle bağlantılıdır ve yüksek riskli olarak tanımlanmaktadır. HPV 16 ve 18 tiplerinin genital kanserle ilişkisi daha yüksektir. Lezyonlar sık olarak multifokaldir. Kondülomaların artan sıklıktaki lokalizasyonu; glans penis, koronal sulkus, frenilum, prepisiyum, şaft ve skrotumdur. Ayrıca üretral meatusta ve intraüretral olarakta yerleşim gösterebilir.
Genital siğilde tedavi seçenekleri:
1)Podofilotoksin %0,5 solüsyon
2)Bikloroasetik veya trikloroasetik asit %35-85
3) Liquid nitrojen ile krioterapi
4)Elektrofulgurasyon
5) CO2 Laser
6) İmmiquimod %5 krem.
Genital siğillerin %10-30’nun 3 ay içinde hücresel bağışıklık ile spontan gerilediğide gösterilmiştir.

Genital Herpes: HSV, genital ülserasyonun en sık sebebidir. Daha sık olarak HSV 2 ile olur. Sero prevelans çalışmalar sonucu genital herpesin son iki dekad boyunca arttığı görülmüştür. HSV’nin bulaşması hem semptomatik lezyonlardan hem de asemptomatik viral taşıyıcılık yoluyla olabilir. Klinik olarak primer genital herpes makül ve papül olarak görülmektedir, bunu takip eden vezikül, püstül ve ülser ortaya çıkar.Sistemik şikayetler ateş, myalji, letarji olarak görülebilir, ancak nadirdir. Genital herpesin tekrarlayan episodları daha az şiddetlidir ve 5-10 gün içerisinde iyileşmektedir. Genital HSV 2 enfeksiyonunun semptomatik ilk episodu %80-90 oranında takip eden yılda tekrar görülmektedir, ama çoğu hasta rekürren enfeksiyondan asemptomatik olduğu için habersizdir. Genital herpes enfeksiyonu tanısı hücre kültüründe virüsün izolasyonu veya PCR ile kanıtlanabilir. HSV enfeksiyonunun serolojik tanısı sadece geçmişteki bulaşmanın belirlenmesinde değerlidir. Verilen tedavi rekürrenslerin sıklığı ve şiddetine ve de seksüel partnerin enfeksiyon durumuna göre belirlenir. Herpes virüs nöronlardan elimine edilemediği için tedavi hastalığın mukokütanöz ekspresyonunu kontrol etmeyi amaçlamaktadır.

Genital Herpeste Tedavi Seçenekleri:

İmmunkompetan...............oral asiklovir 200*5,5 (mg*/gün,duration in days)

1.Episod ...........................oral valsiklovir 500*2,5
oral famsiklovir 250*3,5
Tekrarlayan episod............oral asiklovir 200*5,5
oral valsiklovir 500*2,5
oral famsiklovir 125*2,5
Devamlı supresyon............oral asiklovir 400*2
oral valsiklovir 500*1
oral famsiklovir 250*2


ENFESTASYONLAR:

Scabies: Scabies, sarcoptes scabie var hominis ile oluşan bir enfestasyondur. Enfestasyonların klasik yerleşimleri parmaklar arası aksilla ve bileğin fleksör yüzüdür. Scabiese karşı immün cevabın gelişmesiyle hastalarda eritamatöz papül ve nodül meydana gelmektedir. Multipl tipik scabietik tüneller ve papüller glans peniste, skrotumda ve penis şaftında sık olarak yerleşirler. Baskın klinik semptom geceleri veya sıcak banyodan sonra kaşıntının olmasıdır. Scabies, HIV pozitif hastalarda %2-4 oranında görülebilir. Scabieste önerilen tedavi %5 permetrin kremin boyundan topuğa kadar uygulanmasıdır. Krem 8-14 saat sonra silinmelidir. Lindan %1 losyon veya krem scabies için ayrı bir tedavi seçeneğidir. İvermektin tek doz halinde 200mgr/kg olarak uygulanır.

Pedikülosis Pubis: ’’Phthuris pubis’’ adında bir ekto parazitle oluşur ve sık olarak seksüel geçiş gösterir. Lezyon kahverengi veya gri renkde ve kıl kökünü tutan bir görünümdedir. Pedikülosis pubisin tedavisi, topikal permetrin ve lindan ile yapılmaktadır. Permetrin şampuanı pubik bölgeye 10 dakika boyunca uygulanmalı ve daha sonra yıkanmalıdır. Seksüel partnerlar da tedavi edilmelidir.
KUTANÖZ HASTALIKLARIN GENİTAL TUTULUMLARI:

Psoriazis: Erkek genital sistemini etkileyen en sık enflamatuar reaksiyondur. Çoğu vakada erkek genitalinin psöriatik hastalığı, yaygın kutanöz hastalığın bir parçası şeklindedir. Lezyon, keskin sınırlı, parlak, kırmızı plak şeklindedir ve inguinal kıvrım ile intergluteal bölgeyi tutmaz. Nadiren bütün skrotum ve penis tutulabilir. Sadece penis üzerinde de olabilir. Tedavisi genellikle lokal klinik uygulama ile yapılır. Tipik kırmızı plakların dirsek, diz ve kafa derisinde bulunması klinik tanıyı kolaylaştırır. %1 hidrokortizon krem içinde %3 liquor carbonis detergens çok faydalı olabilir.

liken Planus: Bu hastalıkta vakaların %25’nde erkek genital sistemi tutulur ve en sık etkilenen bölge glans penistir. Tipik olarak hastalar glans ve penis şaftı üzerinde papüller gösterir. Genellikle glans penis, diğer bölgelerde yaygınlaşmış liken planus hastalığının bir parçası şeklinde tutulur fakat tek başına tutulumda gösterebilir. Bilek, el, ön kol ve lumbosakral bölgede tipik liken planus papüllerinin görülmesi teşhiste çok yararlıdır. Genital liken planus vakalarının çoğu topikal glukokortikoidlerle tedavi edilebilir.

Penil liken Skleroz: Kronik, atrofik, sklerotik bir proses olarak glans ve foreskin üzerinde görülür ve meatal stenoza ve fimozise yol açabilir. Penil liken skleroz, orta yaş sünnetsiz erkeklerde daha sık görülmektedir. liken sklerozun başlangıç lezyonu; beyaz, poligonal papül ve plaklar şeklindedir. Lezyon fil dişi renginde atrofik ve sklerotik beyaz plaklara dönüşür. Frenulum, üretral meatus ve anterior üretra da tutulabilir. Eğer glans tutulmuşsa hemoraji sık olarak görülebilir. Eksternal meatusta meydana gelen yavaş yavaş daralma, striktüre ve idrar akım yolunda obstriksiyona yolaçabilir. Semptomlar kaşıntı, yanma, ağrılı ereksiyon, disüri ve foreskinin retraksiyonunda güçlük ve idrar akımında bozukluktur. Potent ve ultrapotent topikal steroidler çocuk ve yetişkinlerdeki tedavi seçeneklerindendir.
Allerjik ve irritan dermatit; Klinik olarak eritem ile karakterizedir, aynı zamanda ödem ve mikrovezikülasyon ile eksüdasyon gösterir. Bazı ilaçlara, kontraseptiflere, hijyenik deodorantlara duyarlılık bu hastalığa yolaçabilir. Condomlarla kontakt sonucu anfilaksi vakaları belirlenmiştir. Diğer sık rastlanan kontakt allerjenler, hijyenik deodorantlar, benzokain gibi lokal anestikler ve spermisitlerdir. Allerjen maddelerin eliminasyonu ve topikal kortikosteroidlerle yapılan uygun tedavi allerjik kontakt dermatitin çözümü olmaktadır. Hafif vakalar düşük potensli kortikosteroid kremlerle tedavi edilebilir. Ağır vakalarda ise sistemik kortikosteroid kullanılmalıdır.

Fikse drug erüpsiyonu: Sık rastlanan bir durumdur ve karakteristik olarak her zaman ilacın uygulanmış olduğu aynı yerde meydana gelir. Lezyon oval, eritematöz ve ödematöz plak şeklindedir. Lezyon ortasında santral bir bül de olabilir. Lezyon zamanla iyileşir ve hiperpigmente iz bırakabilir. Fiksed drug erüpsiyonunda barbituratlar, sülfanamidler, salisilatlar ve tetrasiklinlerle fenazonlar etken olabilir.

Balanitis ve Balanoposthitis:

Plazma hücreli balanit: Orijini belli olmayan bir benign kronik balanittir. Glans veprepisyum üzerinde kırmızı kahverengi soliter bir plakla karakterizedir. Hastalık genellikle orta veya ileri yaş sünnetsiz erkeklerde görülmektedir. Teşhisin biopsi ile doğrulanması çok önemlidir. Topikal steroidlerle tedavi geçici bir iyileşme sağlayabilir. Dirençli vakalarda CO2-laser veya crbium-YAG laser ablasyonu denenebilir.

Balanitis circinata: Reiter sendromunun mukokutanöz manifestasyonudur. Reiter sendromu, multisistemik bir hastalıktır ve non-gonokokal üretrit, artrit ve konjuktivit ile karakterizedir. Circinata balanitis, glans penis üzerinde beyaz sınırlı eritematöz plak şeklinde belirir. Sünnetli hasalarda lezyon kuru ve hiperkeratotiktir, psoriatik plak benzeri bir görünüme sahiptir.

PREMALİGN VE MALİGN GENİTAL TÜMÖRLER

Dev condylom; (Buschke-löwenstein tümör): Condylomanın bu varyantı derin büyümeyle karakterizedir ve alltyaki dokuda destrüksiyona sebep olmaktadır. Tümör 5cm büyüklüğe ulaşabilir. Bu tümöre sünnetsiz erkeklerde yatkınlık olduğu gösterilmiştir. Genellikle penil glans ve prepisium tutulmakadır ancak bu tümör üretra, anal kanal ve kasıkta da görülebilir. Çoğu vakada HPV 6-11 etkendir. Bu tümör dev malign condylom, verrüköz karsinom ve condylom benzeri karsinom olarak da adlandırılabilir. Dev condylom ve verrüköz karsinomun görünüşünde overlaplar olduğu için hızlı çoğalan lezyonun varlığı multiple, geniş ve derin biopsi örnekleri gerektirmektedir.
Bowenoid papulozis: Bu hastalık, Bowen hastalığının histolojik özelliğiyle beraber pembe veya hiperpigmente papüllerle karakterizedir. HPV 16 sıklıkla etkendir ancak 18 ve 31 gibi tipler de etken olabilir. Bu hastalık neoplazi için yüksek risk gösterir ve mutlaka tedavi edilmelidir. En etkili tedavi papillerin eksizyonu olmaktadır. Fakat liquid nitrojenle yapılan cryosurgery ve CO2 laser en sık rastlanılan metodlardır.

Queyrot’un eritroplazisi: Bu hastalık bir insitu karsinomdur ve glans penis ile foreskinin iç tarafında eritematöz plak olarak gözükür. Soliter veya multiple olabilir. Hastalar genellikle kaşıntı, ağrı, kanama ve foreskinin retraksiyonunda güçlükten şikayet ederler. Zamanla klinik ülserasyon meydana gelebilir ve invazif SCC gelişebilir. Çoğu hasta 5. dekatta veya daha yaşlıdır. Tanı biopsi yapılarak intiraepidermal karsinoma insitunun histolojik bulgularının gösterilmesiyle kesinleştirilir. Cerrahi eksizyon bir tedavi seçeneğidir ama topikal 5-FU ve CO2 laserde kullanılabilir.

Bowen Hastalığı: Glans penisin Bowen hastalığı Quegrat’ın eritroplazisi olarak tanımlanır ve sıklıkla penis saftı üzerinde bulunan soliter bir plak şeklindedir. Kabuklanma, ülsere plak, kanatotik plak şeklinde de görülebilir. Lezyonlar bazen fazla pigmentedir ve melonomayı andırabilir. Tanıyı kesinleştirmek için biopsi gerekmektedir. Tedavi edilmediği takdirde %5 oranında inveziv SCC ya dönüşebilir. Cerrahi eksizyon, küçük lezyonlar için en iyi tedavi seçeneğidir. Ciyosurgery ve CO2 laser metodlarıyla da uzun yıllardır başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Penil SCC: Penisi etkileyen tüm kanserler arasında SCC, %95 oranındadır. Hastalık enderdir ve 0,3-1/100.000 oranında görülmektedir. Fakat Afrika ve Güney Amerika gibi şehirlerde oran %10-20 ye ulaşmaktadır. Penile SCC nun götülme yaşı 20-90 yaşları arasındadır, 5. dekadda pik yapmaktadır. Risk fakörleri; fimozis, sünnetsiz olmak, kronik inflamotuar hastalıklar, multiple sexuel partner ve HPV infeksiyonudur. Penil SCC sünnetli erkeklerde çok enderdir. Sünnetsiz erkeklerde risk, sünnetli erkeklere göre 3,2 kat daha fazladır. HPV DNA vakalarının %40-%50’sinde tanımlanmıştır. En fazla görülen tip HPV-16 dır. SCC nin önlenmesi erken tanı ve tedaviyle sağlanır. Penil SCC un klinik görünümü eritematöz plaktan verüköz ve eksofitik lezyona kadar değişiklik gösterebilir. Penil SCC nin tedavisi tümörün stagesine göre belirlenir. Tedavi şekilleri cerrahi, radyo terapi, lazer surgery ve kemoterapidir.

PENİS LEZYONLARININ TEDAVİSİ SONRASI KALAN İZLERİ YOK ETMEDE HÜCRE SPREYİ TEDAVİSİ:
Yukarıda sayılan penis cilt hastalıkları tedavisinde kullanılan koter, radyofrekans, cilt eksizyonu, criyoterapi gibi tedaviler uygulanmıuş hastalarda geride dışardan bakıldığında belli olabilecek kötü izler kalabilmektedir. Uzun süredir yanık, faça izi, vitiligo gibi cilt hasyalıklarını tedavi etmede kullanılan HÜCRE SPREYİ TEDAVİSİ aynı zamanda penis cildinde oluşan bu tip izleri ve lezyonları gidermede kullanılmaktadır.
Hücre Spreyi tedavisinde koltuk altı yada kasık bölgesi gibi görünmeyen bir alandan alınan cilt dokusu hücrelerine ayrıştırılarak, dermabrazyon yöntemi ile zımparalanan penis cildine uygulanır. Böylece yeniden penis cildi oluşumu sağlanmış olur. Bariz belli olan izlerin giderilmesinde bu yöntem % 60 ile % 90 a ulaşan derecede başarı göstermektedir.
İşlem genel anestezi altında uygulanır. İşlem sonrası 1 haftalık iyileşme süresi gereklidir. Bu işlemden sonra 10 günlük kabuklanma sonrası 1 ay içerisinde normal aktivitelerinize dönebilirsiniz.

İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!