Dünyada 01-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı; 8 Ekim ise Meme Kanseri Farkındalık Günü olarak anılıyor. Türkiye’de yüz binde 40,6 ile kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, dünyada her sekiz kadından birinde, ülkemizde ise her dört kadından birinde görülüyor. Erken teşhisin yaygınlaşması ile meme kanserinden ölüm oranları giderek düşüyor ve hastaların beklenen yaşam süreleri uzuyor. Bu nedenle hastanın kanser tedavisi sonrasında yaşam kalitesini yükseltmek giderek daha çok önem kazanıyor.

Kadınların meme kaybı sonrası yaşantılarını tekrar normalleştirebilmeleri için meme onarımları önemli bir katkıdır.

Kanser Sonrası Meme Onarımı Dünyada Zorunlu

Meme kaybı fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan hastaları kötü yönde etkiliyor. Bu tür bir organ kaybı hastaya sürekli yaşadığı travmayı hatırlatıyor, vücut algısını bozuyor, istenmediği ve beğenilmediğini düşünmesine neden oluyor. Diğer memenin büyük olduğu durumlarda belirgin asimetriler oluşuyor; bu da vücut dengesini bozarak omurga sorunlarına yol açıyor. Dışarıdan kullanılan silikon protezler omuzlarda ve boyunda sorunlara yol açıyor, terleme ve temas nedeni ile cildi olumsuz etkiliyor. Meme kanseri sonrası meme onarımları hastaların yaşam kalitelerini yükseltirken ruhen ve bedenen daha iyi bir hale gelmelerini sağlıyor.

Meme onarımları artık tüm dünyada meme kanseri tedavisinin bir parçası olarak kabul ediliyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)’nin 2010 yılında aldığı bir kararla, tüm meme kanseri hastalarının tedavi sırasında meme onarımı yöntemleri konusunda bilgilendirilmelerini zorunlu kıldığı biliniyor.

Meme Onarımına Yeni Teknolojiler

Meme kanserinden ziyade erken teşhisteki artış sayesinde rekonstrüksiyon operasyonları önemli ölçüde çoğaldı. Erken teşhisle meme onarımları daha kolay yapıldığı gibi kozmetik sonuçlar da daha başarılı oluyor. Kanser sonrası meme onarımlarında en yeni müdahale yağ enjeksiyonu... Yağ enjeksiyonları, radyoterapi sonuçlarını ortadan kaldırdığı ve daha doğal görüntü sağladığı için çok fazla tercih ediliyor. Ayrıca teknolojinin ilerlemesiyle yeni nesil protezlerle daha iyi şekiller elde ediliyor.

Mevcut tekniklerde protez göğüs adalesinin altına konulur ancak bu yöntemle kozmetik sorunlar yaşanabilmektedir. Bu sorunu çözmek için bir seans yağ enjeksiyonu yapılır. Kullandığım yepyeni bir teknikle protez kas altına alınır; üçüncü ameliyattan sonra tekrar göğüs adalesinin üstüne çıkartılarak daha doğal bir görünüm sağlanır.

Meme Onarımı Yaptırmayanlar Sadece Organlarını Değil Ailelerini de Kaybedebiliyor…

Meme kanserine yakalanan kadınlarda boşanma oranları yüksek. Mastektomi sonrası kaslar kötü etkileniyor ve bu da evliliğe yansıyor. Eşler her zaman başta destek oluyor; fakat bir süre sonra ilişki bozulabiliyor. Meme onarımı, kadının estetik görünümüne ve eşlerin psikolojisine olumlu etki ettiği için ilişkiyi kurtarıcı etki ediyor.

Koruyucu Mastektomi’de Angelina Jolie Patlaması

Meme kanserine karşı korunmada Angelina Jolie’nin de olumlu etkisi var. İngiltere’de yapılan bir makaleye göre, Angelina Jolie’nin kanser riskine karşı memelerini aldırmasının ardından “koruyucu mastektomi” talepleri 7 katına çıkmış. Yine de ağır aile öyküsü olmayan ve gen testi pozitif çıkmayanlarda memenin tamamı ve koltuk altı lenf bezlerinin alındığı meme koruyucu mastektomi tavsiye edilmiyor.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!