Estetik cerrahi üzerine bir sohbet
Estetik cerrahi üzerine bir sohbet

Estetik Cerrahi tıbbın diğer branşları ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir geçmişe sahiptir. İnsanlar arasındaki iletişimde görünüm, özellikle de yüz görünümü yani çehre büyük önem taşır. İnsanlara “güzel, çirkin, sevimli, asık suratlı, zeki bakışlı veya donuk görünümlü” gibi sıfatları çoğu kez onları iyi tanımadan yalnızca görünümlerine bakarak yakıştırırız. Özellikle yüzümüzün anatomik yapılarındaki (yani gözler, kaşlar, burun, dudaklar, kulaklar) orantı veya orantısızlıklar güzel veya çirkin ayırımının yapılmasında önemli rol oynamaktadır.

Güzelliğin kavramı kişiye ırklara ve yaşanılan zamana göre değiştiğinden formül ile anlatma olanağı yoktur. Ancak yüzün anatomik yapısında belirgin bir eksiklik varsa (örneğin burun veya bir kaşın olmayışı gibi) artık ortalama insanın anlayabileceği anlamda güzellikten bahsetmek mümkün değildir. İnsanlar bu gerçeği çok eski yıllarda kavramış ve maalesef yüzde sakatlık bırakarak cezalandırma yöntemini (örneğin burun kesme) yüzyıllarca kullanmıştır. Milattan önceki yıllarda özellikle Hindistanda özel meslek grupları mensupları kurallara aykırı davrandıklarında burunları kesilerek cezalandırılırlarmış. Burnu kesilen bir insan normal süreli bir ömür sürebilir. Ancak toplum içinde kesik burun ile dolaşmak o kişiye damgalı bir insan muamelesi yapılmasına ve sürekli aşağılanmasına neden olmaktaydı. Bu nedenle milattan 2000 yıl öncesinden itibaren kesik burunlu insanlar bu kompleksten kurtulmak için çare aramışlar ve bunları tedavi eden birtakım hekimler çıkmıştır.

Avrupalılar Hindistanda kullanılan yeni burun yapma yöntemini ticari gezileri sırasında öğrenmişler ve 1700 lü yıllarda Avrupa'da uygulamaya başlamışlardır. Hintlilerin kullandığı eski burun yapma yöntemi bazı yeniliklerle günümüzde de uygulanmaktadır. Birinci ve ikinci dünya savaşlarında gelişmiş ateşli silahların kullanımı çok sayıda insanda yüz yaralanması ve sakatlığına yol açmıştır. Bu kişiler daha sonra korkunç görünümlü yüzleri ile toplum içinde kabul görmediklerinden hekimlerden normal bir yüz görünümüne kavuşmak için tedavi talep etmeye başlamışlardır. Estetik cerrahinin gelişiminde bu sakatlıkları tedavi etmenin büyük payı olmuştur. Olmayan bir burun yerine yenisini yapabilen plastik cerrahlar çirkin bir burun yerine daha güzelini de yapmaya başlamışlardır.

Tarih boyunca insanların değer yargıları arasında güzellik ve gençlik kavramı hep ön sırada yer almıştır. İnsanların güzellik uğruna neler yaptıklarını günlük yaşamımızda görmekteyiz. Günümüzde büyük şirketler genç ve dinamik görünümlü yöneticileri, büyük mağazalar insanlarla karşılaşılan yerlerde güzel fiziği olan elemanları çalıştırmayı tercih etmektedir. Bu gerçekler insanlarda güzelliği ve gençliği satın alma arzusu doğurmaktadır. Ancak en az yukarıdaki kadar önemli olan bir diğer faktör de anatomik yapılarımızın farklı olmasının yarattığı psikolojik rahatsızlıktır. En tipik örneği kepçe kulaktır. Kepçe kulaklı bir ilkokul öğrencisi genellikle arkadaşları arasında alayla karşılanır. Bu çocuklar genellikle okuldan kaçan, uyumsuz, geceleri yatağını ıslatan, kavgacı kişilikte çocuklardır ve ameliyatla kulakları düzeltildiğinde bu olumsuzlukların hepsi düzelmektedir. Estetik cerrahinin başlangıçtaki dezavantajı tıbbın diğer hayati dalları tarafından yeterli saygıyı görmemesi idi. Eskiden estetik cerrahi ameliyatları hafife alınıyor ve yetenekli bir hekimin hayati hastalıklar ile uğraşması yerine estetik ameliyatlar yapması kınanıyordu. Bu nedenle başlangıçta özellikle Üniversite ve Eğitim hastanelerinde estetik ameliyatlar ikinci plana itildi. Piyasada estetik ameliyatlara karşı yoğun bir talep geliştiğinde karşılayacak sayıda hekim bulunmadığından uzmanlık dalı estetik cerrahi olmayan bazı hekimler bu ameliyatları yapmaya başladılar ve yeterli eğitimi almadıklarından kötü ameliyatlar yaparak sıradan insanlar arasında estetik ameliyatların başarısının sorgulanmasına yol açtılar. Estetik Cerrahın mutlaka Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah olması gerekmektedir. Diğer branşlardan uzmanlık alıp estetik girişimlerde bulunan hekimler kanunların açıklarından yararlanmakta ve etik dışı davranmaktadırlar. Estetik bir operasyon için hekim arayanların mutlaka başvurdukları doktorun Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği üyesi olup olmadığını araştırmaları ve ondan diplomalarını göstermesini istemeleri gerekmektedir. Son yıllarda estetik cerrahinin prestiji hekimler arasında giderek artmakta ve ameliyatların kalitesinde belirgin artma görülmektedir.

Son yirmi yıl içinde estetik ameliyatlarda çok belirgin bir anlayış farkı öne çıktı. Günümüzde daha az kesi ve dikiş ile daha belirgin düzelmeler sağlanması amaçlanmaktadır. Yeni teknolojiler (laser) ve ilaçlar (botox) ameliyat risklerini daha da azaltmıştır. Başlıca estetik ameliyatlardaki son yenilikleri şu şekilde özetleyebiliriz:

Burun: Klasik burun ameliyatı burun deliklerinden girilerek yapılır. Cerrah kemik fazlalıkları veya düzensizliklerini genellikle elle hisseder ve deri altında kapalı bir ortamda ameliyatı yapar.

Günümüzde açık burun ameliyatı metodu ile bütün yapıları görerek operasyon yapılmakta ve iz bırakılmamaktadır. Artık burun ameliyatlarında daha az kemik ve kıkırdak çıkartılmaktadır. Burun anatomisi ve görevlerini bozmadan başarılı burun şekilleri verilebilmektedir. Günümüzde estetik ameliyatlardan sonra daha az sayıda hastaya burun tamponu konulmakta ve bu şekilde ameliyat sonrasının sıkıntısız geçmesi sağlanmaktadır. Estetik burun ameliyatı geçiren bir kişi iki hafta sonra işinin başına dönebilir. Başarılı bir burun ameliyatının hastanın yüzüne yakışması ve ameliyatlı burun olduğunu belli etmemesi gerekmektedir.

Yüz Gençleştirme: Klasik yüz germe ameliyatları giderek azalmakta ve bunların yerine doku veya madde enjeksiyonları tercih edilmektedir. Yüzdeki kırışıklıkların tedavisinde laser veya ilaçlar ile deri soyma ameliyatları daha çok yapılmaktadır. Alın germe ve kaş kaldırma ameliyatları saçlı deri içinde küçük ve farkedilmeyen bir iz bırakarak yapılabilmektedir. Yapılan işlemin büyüklüğüne göre normal yaşama dönme bir hafta ile bir ay arasında zaman almaktadır.

Kulak: Kepçe kulak operasyonlarında yeni teknikler ile çok az iz bırakılmakta hatta hiç iz bırakmadan kepçe kulak tedavisi mümkün olmaktadır. Eski teknikler ile hasta iki hafta kulakları sargılı dolaşırken günümüzde hasta 3 gün sonra kulaklarında sargı olmaksızın dolaşabilmektedir.

Meme Dikleştirme: Hastanın durumuna göre yalnız meme başının çevresinden yapılan bir kesi ile veya bu kesiye ilaveten meme başından aşağı doğru uzanan 4-5 cm lik bir kesi ile dikleştirme ameliyatı yapılabilmektedir. Hastalar genellikle bir gün hastanede yatmakta ve bir haftada normal hayatlarına dönebilmektedirler.

Meme Büyütme: Silikon protez ile meme büyütme yanında memelerin vacum ile ameliyatsız büyütülmesi de uygulanan yenilikler arasındadır.

Liposuction: Yağların vacumla alınması en sık uygulanan estetik ameliyatlar arasındadır. Çok küçük deliklerden ufak çubuklar ile girilerek iz bırakmadan litrelerce yağ almak mümkündür. Dışarıdan bir iz görünmemesine karşın yağ çekme ciddi bir ameliyattır ve başarılı olabilmesi için tam donanımlı ameliyathanelerde yapılması şarttır. İyileşme süresi genellikle bir haftadır. Yağ çekme operasyonları yaklaşık yirmi yıl önce başladığında iki litre üzerinde yağ alınması fazla önerilmiyordu. Ancak günümüzde anestezi ve bakım olanakları geliştiği için sorun olmaksızın 10 lt veya üzerinde yağ çektiğimiz hastalar olmaktadır. Ancak böyle yüksek miktarda yağ çekilecek hastalarda mutlaka hastanın kendi kanı belli aralıklarla alınmakta ve ameliyat sırasında bu alınan kan geri verilerek hastanın kansız kalması önlenmektedir. Usta bir elde yapılan liposuction ameliyatından sonra hastanın yağ çekilen bölgelerinde düzensizlik (girinti çıkıntılar) oluşmaz. Genellikle yağ çekilen hastalar bir gün yatırılarak ertesi bün taburcu edilmektedirler.

Abdominoplasti (Karın yağlarının alınması): Doğumlardan sonra bazı bayanların karın ön duvarındaki kaslar zayıflamakta ve iç organları yeterli sıkılıkta tutamamaktadır. Sonuçta karın bombeleşmekte ve çoğu kez derisi sarkmaktadır. Göbek veya karın duvarı fıtıkları da sık olarak birlikte görünmektedir. Uygun hastalarda bu sarkık karın derisi alınmakta ve bombe karın duvarı içeriden konulan sağlamlaştırıcı dikişler ile kuvvetlendirilmektedir. Bütün bu işlemler sezeryan izinden biraz daha büyük bir kesi yaparak kasık üzerinden yapılmakta ve izin iç çamaşırlar içinde kalmasına özen gösterilmektedir.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!