Estetik operasyonlar yıllar önce neredeyse sadece göz önünde olan, oyuncu ve sanatçılara özgü olarak bilinirdi ama son yıllarda artık hemen hemen herkesi ilgilendiren ve ilgi çeken bir durum haline geldi. Kendi halinde bir kadın da görünümünde, fiziğinde beğenmediği, değiştirmek istediği herhangi bir şey için estetik hekimine başvurmaktan çekinmiyor. Üstelik sadece kadınlar değil, erkekler de estetik cerrahinin yeni hastaları arasındaki yerlerini almış durumda. Neredeyse günlük hayatın normal konuşmaları arasında estetik cerrahideki yeni yöntemler, uygulanan operasyonlar ilk sıralarda bulunuyor.

Bir takım araştırmalar ve sonuçları ilginç bazı sonuçlar koyuyor ortaya; örneğin, estetik operasyon yaptıranların % 85-90’ ını kadınlar oluşturuyor. Eskiden çok önemli eksiklikleri gidermek ya da biçim bozukluklarını düzeltmek amacıyla yapılan ameliyatlar ilk sıradayken, günümüzde görünümü değiştirmek, hatta başkalaşmak amacıyla yapılan ameliyatlar daha çok gündemde.
En çok tercih edilen ameliyatlara baktığımızda ise bu aslında hem mevsime, hem tercihlere ve inanılmaz gibi görünse de o dönemde ünlü olan, gündeme oturan sanatçı, şarkıcı kimliklere göre değişebiliyor. Örneğin ünlü kadın şarkıcıların dudağını, kalçasını, gülüşünü kendi bedeninde görmek isteyen kadınlar aşındırıyor estetik cerrahların kapısını. Genç yaştaki bireyler daha çok burun ve göğüs ameliyatı olmak isterken, ilerleyen yaşlarda özellikle doğum sonrası deformasyonu ve yaşlılık izlerinin yok edilmesi, toparlanma için ameliyat olmak istiyorlar.

Aynı şekilde yaz aylarında en sık yapılan operasyonların başında kadınlar için Liposuction (yağ aldırma) operasyonları geliyor. Bunun ardından meme operasyonları ve karın germe ameliyatları yer alıyor. Zorunlu olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayrılabilecek estetik operasyonlar, yaptıran kişi için her şekilde zorunlu olarak görülüyor. Çünkü operasyonun sonucunda memnun olmadığı bir yeri ya da görüntüsü değişeceği için sonucu baştan belli anlamına geliyor.

Ameliyatlar yaptırmak isteyen kişi için zorunlu olarak görülebilir ama cerrahlar her zaman aynı fikirde değiller. Bazen kişinin psikolojik durumu bozuk olabiliyor ve bu bozukluğu görünümünü değiştirerek düzeltmeye çalışıyor. Ancak gerçek bir estetik ihtiyaç olup olmadığını doktorların görüşü belirliyor. Zira eğer doktor ikna olmamışsa, hastanın psikolojik durumu normal dışıysa doktorlar hastayı önce bir psikoloğa yönlendiriyorlar. Üstelik operasyon gerçekten ihtiyaç hatta zorunluluk olsa bile psikolojisi altüst bir hastada sonuç her zaman memnuniyet olmuyor. O nedenle önce ruh halinin düzenlenmesi, neden estetik operasyona yönlendiğinin doğru tespit edilmesi gerekiyor.

Estetik ameliyat için öne sürülen sebepler de ilginç; boşanmak, aldatılmış olmak, yeni bir iş ya da çevre edinme isteği, özgüven kazanmak, imaj tazelemek, genç görünmek hatta tamamen farklı bir görüntüye kavuşmak isteği insanları estetik cerrahiye götürüyor. Gerekçesi ne olursa olsun başarılı bir estetik operasyon sonrası sonuç hep mutluluk ve memnuniyet oluyor. Ancak bu bile bazen yeterli olmayabiliyor. Kişi başka operasyonlar isteğiyle soluğu tekrar doktorun kapısında alabiliyor.
Kadınları en çok mutlu eden operasyonlar nelerdir sorusunun tam karşılığı aslında; en problemli olarak gördüğü yer neresi ise, düzeltildiğinde o ameliyat kadını mutlu eden ameliyattır denilebilir.
Meme estetiği, estetik operasyonlar arasında biraz daha farklı bir yere ve öneme sahip. Zira meme doğrudan kadın cinselliğini ve kadınsılığını ifade eden bir organ. İşlevinden daha çok görsel olarak çok ön planda. Dolayısıyla meme ameliyatları, bu konuda sorunu olan kadının kendine güvenini yerine getiriyor. Kadın olarak tamamlandığını düşünüyor. Gerçekten de yüzünü görmediğinizde bir kadınla bir erkeği dışarıdan gözle ayırt edebilmenin tek yolu kadının göğüsleridir. Siluetini gördüğümüz bir bedenin kadın olup olmadığını göğüslerinin olup olmadığıyla anlayabiliyoruz. Kadınlar işte bu bilinçaltı duygu durumuyla harekete geçiyorlar.

Meme operasyonu yaptıran kadın, cinsel kimliğini kazandığını düşünüyor. Üstelik bu operasyonun evlilikle yakın bir ilişkisi de var. Son araştırmalar ve estetik cerrahların saptamaları gösteriyor ki, kadınlar genellikle boşandıktan sonra meme operasyonu yaptırıyor. Evliyken eşin izin vermemesi, kadının bu isteğini dile getirememesi belli başlı sebepler arasında olsa da, en önemli sebep, boşanan kadının hem kendine güvenini yeniden kazanması, hem evlilik boyunca yıpranan dış görünümüne çeki düzen vermesi, hem de yeni bir hayata yeni bir görüntüyle başlamak istemesi olarak görülmeli.
Estetik operasyonların aslında temel amacı kişinin kendisini daha güzel, daha iyi ve sağlıklı hissetme duygusuna olan ihtiyaçtır. Günümüzde gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalar sonucunda kolay ulaşılabilir ve uygulanabilir olması nedeniyle de artık neredeyse öğle arası molasında bile yapılabilecek duruma gelmiştir. Usta ellerde yapılacak doğru ameliyatların bireyin psikolojisine olan olumlu etkileri ise yadsınamaz.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!