Fırçalıyorum ama yine de kanıyor !
Fırçalıyorum ama yine de kanıyor !

Ne çok söylenen bir söz ve benim ne çok duyduğum bir söz! Hadi hep beraber bakalım fırçalasak da neden kanarmış bu diş etlerimiz.

Dişi çevreleyen dokular, diş etlerimiz ve çene kemiğimizdir. “Diş eti hastalıkları” da işte bu çevre dokuların hastalıklarıdır. Bir başka ismiyle bu hastalıklar “periodontal hastalıklar” dır. Diş çevre dokularını inceleyen anabilim dalı ise “periodontoloji” olarak adlandırılmaktadır.

Diş eti hastalıkları her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Peki diş eti hastalıklarını bu kadar önemli kılan nedir?

Diş eti hastalıkları özellikle 4 açıdan önem taşır. Birincisi ağız kokusuna sebep olurlar. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki ağız kokusu problemlerinin %59 u diş eti hastalıklarından kaynaklanmaktadır. İkinci olarak sağlıklı dişlerin kaybedilmesine neden olmaktadırlar. Üçüncüsü pek çok sistemik hastalığın habercisidirler.Ve son olarak ağız içerisindeki kronik iltihap durumu genel sağlığın bozulmasına neden olabilmektedir.

Bugün sizlere en sık görülen diş eti hastalıklarından bahsedeceğim.

1) Gingivitis

Kelime anlamı ile “gingivitis” diş etinin iltihaplanması demektir. Peki diş eti nasıl iltihaplanır?

Yemek yedikten sonra temizlenmeyen dişler üzerinde “debris” adını verdiğimiz yemek artıkları oluşur. Bu artıklar bakteriler için harika besiyerleridir. Gıdaların kokusunu alan bakteriler hemen buraya üşüşür ve bu gıda artıklarının üzerine yapışarak üremeye başlarlar. Bu üreme sürecinde zaman zaman bazı bakteriler ölür ve bakterilerin toksinleri adını verdiğimiz zehirli atıklar da ortaya çıkar. Ağız hijyeni sağlanmadığı müddetçe bu süreç devam eder. Bir süre sonra bu bölge sertleşir ve “tartar” adını verdiğimiz diş taşları oluşur. Böylece gingivitis tablosu tamamlanmış olur. Gingivitis %90 lık görülme sıklığı ile Guiness rekorlar kitabına girmiş bir hastalıktır. Peki rekorlar kitabında bile yer edinmiş bu hastalığın belirtileri nelerdir?

Kızarıklık. Sağlıklı diş eti gül kurusu rengindedir. Kurutulduğu zaman görüntüsü portakal kabuğu gibi noktacıklıdır. Dişle dişetinin birleştiği kısımlarda kenarlar oldukça nettir. Oysa sağlıksız bir dişeti parlaktır ve kırmızı renklidir. Dişle dişetinin birleştiği kenarlarda bu kırmızılık daha belirgindir.

Ödem. Sağlıksız bir dişetinde, dişle dişetinin birleştiği kenarlar netliğini ve keskinliğini kaybetmiş, yuvarlak hatlar almıştır. Diş etleri şişmiş bir görünüm sergiler.

Ülserasyon. Dişle diş etinin birleştiği kenarlar yakından incelendiğinde zedelenmiş bir görüntü sergilerler.

Kanama. Gingivitise yakalanmış çoğu kişi sabah uyandıklarında ağızlarında bir kan kokusundan şikayet ederler. Hemen hemen tamamı ise dişlerini fırçalarken kanama olduğundan. Her ikisi de gingivitisin bir sonucudur. Gingivitisin en çok ilerlemesine sebep olan durum hastaların “fırçalarken kanıyor” nedeni ile fırçalamaktan vazgeçmeleridir. Bu, yapılan en büyük yanlıştır.

%90 lık bir oranda görülen bu hastalığın tedavisi ise oldukça basittir. Ancak tedavideki ana kural sürekliliktir. İkinci olarak ise hastanın tedaviye olan isteğidir. Gingivitis tedavi edildiğinde herhangi bir hasar bırakmadan ortadan kalkan bir hastalıktır. Ancak tedavi edilmezse diğer haftaki yazımda anlatacağım “periodontitisin” başlamasına sebep olarak sağlıklı dişlerin kaybedilmesine neden olur.

Tedavideki ilk aşama hastanın fiş fırçalama alışkanlığı edinmesidir. İkinci olarak hastalığa yol açan diş taşlarının elimine edilmesi gerekir. Diş taşlarının ortadan kaldırılması ve 7 gün süren düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanma alışkanlığı sonucu hastalık sona erer. Ancak bu alışkanlığın sürdürülmemesi durumunda 7. ile 10.günler arası hastalık yeniden belirtilerini göstermeye başlar.

Güzel bir gülümse yalnızca güzel dişlerle değil sağlıklı diş çevresi destek dokularıyla mümkündür. Ferah bir nefes, estetik bir gülüş insan ilişkilerinizi etkileyen bir unsurdur. Tüm bunlar ise günde ayıracağınız 4 dk ile fazlasıyla mümkündür.


Kocaeli Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!