Gebelik esnasında düzenli ve devam eden bir egzersiz programının faydalı olduğu düşünülmektedir. Egzersiz programlarında yürüme ,yüzme ve sabit hızda pedal çevirme önerilmektedir.

Egzersiz sonrası kalp atım hızı, gebelik öncesi kalp hızından 30-40 atım daha hızlıdır. Kolların omuzların üzerinde olduğu aktivitelerde bu etki daha çok olabilir.Yani bu tür sporlarda çarpıntı daha çok olur.

Gebelikte ayaktaki pozisyonlarda tansiyon düşmesi gözlenir. Egzersiz sonrasında, ayakta dinlenme pozisyonunda tansiyon düşmesi daha sıktır.Bu yüzden ,egzersizin ani kesilmesinden kaçınılmalıdır.

Egzersiz şeker ve insülin yanıtını değiştirmektedir.Eğer yemekten sonraki 2 saat içinde yapılırsa hipoglisemi artmaktadır.Gebelikte diabet saptandıysa yemek sonrası egzersiz, insülin ihtiyacını düşürmektedir .

Gebeliklerinde düzenli egzersiz yapan ve bunu bırakmayan kadınlarda, mekonyumlu amnion sıvı olasılığı (dışkısını bulunduğu sıvıya yapma) azalmaktadır.

Egzersiz 10 dakikadan uzun ve ağırsa, bebek kalp atışı en az10 atım artmaktadır.Bu etki geçmişlerinde düzenli egzersiz yapmamış kadınlarda daha belirgindir.Bu nedenle bebekte sıkıntı hali varsa egzersizden ziyade dinlenmeye ağırlık vermek önemlidir.

-Erken gebelikten itibaren egzersiz yapan ve iştahlı beslenen kadınlar daha iri bebek doğurmaktalar.

-Egzersiz yapan ve egzersizi gebelik boyunca arttıran, düzgün beslenen kadınlar yağ indexi düşük, yağ kütle gelişimi düşük bebekler doğurmaktalar.Bu etkinin çocukların ilk 5 yılında devam ettiği düşünülmektedir.

-Erken gebelikte ağır egzersiz yapan ve sonra egzersizi kesen gebeler yağ kütlesi fazla olan bebek doğurabilirler.

Yani gebelikte egzersiz yapılmalı,bu program kişiselleştirilmeli,başlanmalı ve gebelik boyunca devam etmeli,haftada en az 3 kere yapılmalı,orta tempoda 30 dakika civarında olmalı, yemekten 2 saat sonra yapılmalı, egzersiz sonrası hafif bir ara öğün alınmalı,egzersiz öncesi ısınma sonrasında ise soğuma egzersizleri yapılmalı,ani kesilmemelidir.


Antalya Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!