Gebelik süreci yaklaşık 40 hafta süren saçınızdan tırnağınıza sayısız değişiklikler yapan harika bir süreçtir. Bu süreçte bilmeniz gerekenler aşağıda özetlenmiştir. Bu süreci size yardımcı olacak, detaylı olarak bilgilendirecek, deneyimli, problem çıktığında size en güncel tanı ve tedaviyi sunabilecek imkânlara ve tecrübeye sahip, her an ulaşabileceğiniz bir kadın doğum uzmanı ile birlikte geçirmeniz sizin ve bebeğinizin sağlığı için hayati önemlidir.

Bulantı-Kusma

Bulantı ve kusma gebeliklerin %90'ını etkileyen, aşırı olup anneyi bitkin hale getirmediği sürece normal bir durumdur. Hatta bulantı-kusma olan gebeliklerin daha iyi sonuçlandığı gösterilmiştir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, 3-7 yaş arasındaki çocuklarda sinirsel gelişim değerlendirmesi yapılmış ve anneleri bulantı-kusma yaşayan çocukların annesi bulantı kusma yaşamamış olanlara göre daha iyi bir skor aldıkları belirlenmiştir.

Bulantı kusmaların %60'ı 12. haftada geçer iken %90'ı 16. haftada geçmiş olur.

Hiperemesis gravidarum dediğimiz gebelikte geçmeyen, anneyi bitkin gale getiren bulantı-kusmaların oranı ise %0.5-%2 arasındadır.

Neden olur?

Evrim

Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Bulantı-kusmanın da bir nedeni vardır. Aslında erken gebelik döneminde (ilk 12 hafta) bulantı-kusmaların olmasının nedeni insanın evrimsel gelişimidir. Bebeğin tüm organları ilk 12 haftada gelişir. Bu dönemde annenin yediği içtiği her şey bebeğin sakatlığını etkileyecektir. Evrimsel süreçte bebeğin tüm organlarının geliştiği bu haftalarda bulantı-kusma artarak bazı istenmeyen zararlı maddelerin alınma riski azaltılmaktadır (Eski tarihlerde yiyecekler ve su her zaman sağlıklı değildi. Bazı parazitler ve mikroplar içerebilmekteydi. Yiyeceklerin sağlıklı olması ancak günümüzde modern bilim ile gerçekleşmiştir).

Genetik faktörler

Anneleri kendilerine gebe iken bulantı kusması çok olan kadınlar gebeliklerinde daha fazla oranda bulantı kusma yaşamaktadırlar. 1. (kardeş) ve 2. derece (teyze, hala) akrabalarında bulantı-kusma olanlarda da risk artmaktadır.

İlaçlar

Demir almak bulantı-kusmayı artırabilir. Bulantı-kusma fazla ise demir kesilebilir.

Tedavi

Genellikle kendiliğinden tedavi ihtiyacı olmadan geçer. Bulantı kusmayı azaltmak için bulantınızı artıracak yiyeceklerden ve düşüncelerden uzak durmalısınız. Tatlı-tuzlu bisküviler, galeta, kızarmış ekmek gibi yiyecekler az az tüketilebilir. Aşırı su veya sıvı almak bulantıyı artırır. Bulantı-kusma artar ise doktorunuza haber vermelisiniz. Aşırı-bulantı kusmada hastaneye yatmanız, bazı testlerin yapılması, damardan özel sıvılar verilmesi gerekebilir.

İlaçlar

Ginger: Zencefil içeren bitkisel kapsüllerdir. 250 mg günde 4 kez almak faydalı olabilir.

Piridoksin (Pyridoxine) B6 vitamini (B6 Vigen tablet, 50 mg 50 tablet ve 250 mg 30 tabletleri vardır): Günde 75 mg kullanımı tek başına bulantı-kusmayı azaltabilir. Ama genellikle etkiyi artırmak için Metoclopramide ile birlikte verilir

Metoclopramide (Medpamid 10 mg tablet): Metoclopramide (Medpamid 10 mg tablet) bulantı kusmayı etkili şekilde azaltır. 2009 yılında yapılan bir çalışmada (3458 gebe arasında) ilk 12. haftada Metoclopramide (Medpamid 10 mg tablet) kullananlarda ilacın güvenle kullanılabileceği belirtilmiştir. Amerikan İlaç Cemiyeti Metoclopramide'i gebelik kategorisi olarak B grubuna (güvenli grup) almıştır. Buna rağmen Amerikan İlaç Cemiyeti ilk 12. Haftada Metoclopramide'in günde 3 kez 10 mg'ın sütünde kullanılmamasını, 3 aydan fazla kullanılmamasını önermektedir.
Akupunktur'un B6 bölgesine yapılmasının ve hipnozun faydası gösterilememiştir.

İnatçı bulantı ve kusmalarda: Hastaneye yatış gerekebilir. Mide içinde yaşayan H.Pilori denilen bir mikrop aşırı bulantı ve kusmalara neden olabilir. Araştırılmalıdır. Psikolojik faktörler, bağırsak parazitleri, kulak problemleri, guatr problemleri araştırılmalıdır. Gerekli durumlarda anneye damardan sıvı ve besin verme işlemi yapılabilir.

Folik asit kullanımı

Gebeliğin ilk 12 haftasında doktorunuzun vermiş olduğu folik asit tabletlerini kullanın. Folik asit kullanımı bebeğin sırt kemiği gelişimi açısından son derece önemlidir. Folik asit eksikliklerinde bebeğin sırt kısmında açıklıklar olabilmekte ve bebeğin yürüyememesi gibi ağır problemlere neden olabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği doz günlük 0.4 (400 makrogram) gramdır. Folic Plus kullanıyor iseniz günde 3 kez ilacı almalısınız. Sabah-öğle-akşam almada sorun var ise bir kerede 3 tablet alabilirsiniz. 12. haftadan sonra folik asit alımına gerek yoktur. Daha önceden sırt kemiklerinde açıklık olan bir bebek doğurmuş iseniz almanız gereken folik asit dozu normalin 10 katı olup günde 4 gramdır. Doktorunuza bu durumu mutlaka bildiriniz.
Folik asit kullanımı doğuştan kalp hastalıklarına da karşı koruyuculuk sağlar.

Demir kullanımı

Kan değerleriniz iyi ise ilk 12 haftada demir ilacı kullanmaya gerek yoktur. Demir ilacı kabızlığa, midede ağrıya, bulantı kusmaya neden olabilir, dışkı rengini siyaha boyayabilir. İlk 12 hafta bulantı kusma sık olduğu için demir kullanımı bu şikâyetleri artırabilir. Demiri aç karnına almak daha faydalı iken şikâyetler görülür ise tok karnına alınabilir. 12. haftadan sonra demir ilacı başlanır ve gebeliğin sonuna kadar kullanılır.

Vitaminler

Amerikan Doğum Cemiyeti gebelik süresince ilk 12 haftada sadece folik asit, sonrası sadece demir alınmasını önermektedir. Çoklu vitamin ilaçlarının (Elevit, Supradyn pronatal, Materna vb.) alınmasının size ve bebeğinize hiçbir faydası yoktur. Doğal olan en güzel olup, insanoğlunun var olduğu süreden günümüze gebeliğin ve doğumun ilaçlar olmadan da en güzel şekilde gerçekleştiği unutulmamalıdır.

Beslenme ve kilo alımı

Gebelik süresince yaklaşık 12-16 kilo alma hakkınız vardır. Boy ve kilonuza göre almanız gereken kilo oranı şu şekilde hesaplanır:
Boyunuzu (metre) ve kilonuzu (kilogram) ölçün. Boyunuzu boyunuz ile çarpın ve kilonuzu elde ettiğiniz değere bölün. Elde ettiğiniz değer vücut kütle endeksidir (VKE). VKE 19.8'den küçük ise 12.5-18 kg, VKE 19.8-26 arasında ise 11.5-16 kg, VKE 26-29 arasında ise 7-11.5 kg, VKE 29'dan büyük ise 7 kg alma hakkınız vardır. İkiz gebelik var ise 16-20 kilo almalısınız. Fazla kilo almanın bebeğinize bir faydası yoktur. Fazla alacağınız kilolar bebeğinize değil doğum sonrası sizde kalacaktır. Bu durumda doğum sonrası kiloları atmada zorluk arz edebilir. Doğumdan hemen sonra yaklaşık 5.5 kilo azalırsınız. Doğum sonrası 2 haftada ile 6 ay arasında yaklaşık 4.5 kilo kaybedilir.

Gebelikte sık sık ve az yemek yemek gereklidir. 3 ana, 3 ara öğün olarak yemek yenmelidir. Ara öğünlerde meyvalar tüketilebilir. Her şey yenip içilebilir. Her türlü balık yenilebilir fakat 1 hafta içerisinde 250 gramdan fazla balık yenmemelidir (Balıkların içerisinde civa olduğu için fazla tüketiminde bebeğe zararı olabilir). Günde 5 fincandan fazla kahve tüketilmemelidir. Yeşillikler çok iyi yıkanmalıdır. Dışarda yemek yeniyor ise güvenilir yerlerde yenmelidir. Siyah çay istenildiği kadar tüketilebilir. Yeşil çay az miktarda kafein içirir. Gebelikte rahatlıkla içebilirsiniz. Fakat özellikle 12. haftaya kadar folik asit emilimini azaltabilir. Bu nedenle günde 3-4 fincandan fazla içilmemelidir.

Omega-3 (Balık yağı) kullanmanın bebeğin zekâsını geliştirmediği gösterilmiştir. Gebelikte alınmasına gerek yoktur.

Enfeksiyonlardan korunma

Toksoplazma antikorunuz negatif ise çiğ et çıplak elle ellenmemelidir. Toprağa çıplak elle dokunulmamalıdır. Bilinmeyen kedilerden (özellikle dışkısından) uzak durulmalıdır (Kedinin Toksoplazma aşısı var ise sorun yoktur).

Kızamıkçık IgG antikorunuz negatif ise döküntülü ve ateşi olan çocuklardan ve kişilerden uzak durmalısınız. Gebelikte kızamıkçık enfeksiyonu geçirmek bebeğinizde çok ciddi problemlere neden olabilir.

Tedbiri elden bırakmamak adına hastalık şüphesi olan hiç kimseye yaklaşmamalısınız. Tokalaşma ve öpüşme sıklığı azaltılmalıdır. Mümkün ise tokalaşma sonrası eller yıkanmalıdır.

İlaç alımı

Doktorunuzun haberi olmadan hiçbir ilaç alınmamalıdır.

Makyaj

Organik saç boyaları haricinde sentetik saç boyaları kullanılmamalıdır. Makyaj, ruj ve oje kullanımında sorun yoktur.

Gebelik çatlakları
Gebelik süresince karnınız büyüdükçe bazı gebelik çizgileri (çatlakları) ortaya çıkabilir. Bu gebelik çizgileri genellikle genetik yatkınlıkla ilgili olup normaldir. Gebelik sonrası kalıcı olabilirler. Bu çatlaklık ve çizgilenmeler deriyi nemli tutarak azaltılabilir. Badem yağı sürülmesi faydalı olabilir.

Sık idrar çıkma
Bebeğin gelişmesi ile büyüyen rahmin idrar torbasına bası yapması sonucu sık sık idrara gitme ihtiyacınız olabilir. İdrar yaparken yanma yok ise normal kabul edilir.

Memelerde hassasiyet, büyüme, renk değişikliği

Memelerde ilk gebelik haftalarında gebelik hormonlarının artması nedeni ile hassasiyet ve büyüme olur. Doğuma yakın dönemlerde süt üretimine hazır hale gelir. Meme başı çevresindeki kahverengi bölgenin renginde koyulaşma normaldir.

Diş bakımı

Gebelik diş çürüklerini artırdığı için dişler çok iyi ve sık fırçalanmalıdır.

Cinsel ilişki

Gebelik süreci normal gidiyor ise cinsel ilişkide kısıtlama yapılmasına gerek yoktur. Eşinizin vajen içine ejeküle olmasında bir sıkıntı yoktur. Gebelik ilerlediğinde, sırt üstü yatmanız kalbinize ve bebeğe giden kan miktarını artırdığı için rahatsızlık yaratabilir. Sol yan yatmanız ve eşinizin arkadan vajinaya girmesi daha uygun bir pozisyondur. Bebeğin eşinin altta yerleştiği durumlarda ya da düşük tehlikesi var ise doktorunuz cinsel ilişkiyi yasaklayabilir.

Gebelikte aşılar

Gebelikte canlı virüs aşıları asla yapılmamalıdır. Bu canlı aşılar kızamık aşısı, kabakulak aşısı, çocuk felci aşısı (canlı olmayanı da vardır. Doktorunuza sorunuz), kızamıkçık aşısı, suçiçeği aşısıdır.

Farkı bir ülkeye seyahat planlıyor iseniz gitmeden önce http://wwwnc.cdc.gov/travel/ adresini ziyaret ediniz. Burada gitmeden önce yapmanız gereken aşılar ve önleme için (örneğin sıtma) bilgiler verilmektedir. Bu bilgileri doktorunuz ile paylaşınız.

Grip aşısı (ilk 12. haftadan sonra), kuduz aşısı (Risk oluşmuş ise antikorları ile birlikte uygulanabilir), Hepatit B aşısı (Risk faktörü var ise 0, 1, 6 aylarda tek doz yapılır. Risk yok ise gerek yoktur (sağlık çalışanları vb.)), Difteri-tetanoz (Tetanoz aşısı gebeliğin 20-24. haftalarında) gebelikte güvenle yapılabilir. . Aile hekimleri bu konuda size yardımcı olacaktır.

Sigara-Alkol kullanımı

Gebelikte sigara içilmemelidir, alkol alınmamalıdır.

Vajinal akıntı

Gebelikte vajinal akıntı miktarı artabilir. Pis koku varlığında doktorunuza başvurunuz.

Bacak krampları

Özellikle geceleri bacaklarda kramplar oluyor ise bu durumda doktorunuza başvurun. Magnezyum takviyesi krampları azaltacaktır.

Mide problemleri

Ağza ekşi su gelmesi, midede yanma gebelikte sık rastlanılan şikâyetlerdendir. Bu durumda antiasitler verilebilir. Yüz üstü yatmaktan kaçının.

Kasık-Bel ağrısı

Gebelik ilerledikçe kasık ağrısı görülebilir. Ani ayağa kalkmak ile sağa sola dönmek ile ani bıçak saplanır tarzda ağrılar olabilir. Bunlar normaldir. Bel ağrısı için uzun topuklu ayakkabılar giyilmemelidir. Otururken bel boşluğuna yastık koyulabilir. Yerden bir şey alınacak ise çömelmek gereklidir. Dinlenmek ile geçmeyen kasık ağrısı varlığında doktorunuza başvurun.

Bebek hareketleri

İlk gebeliklerde bebek hareketlerinin hissedilmesi yaklaşık 20. haftalarda olmaktadır. Daha önce doğum yapmış kadınlar 16-18 haftada bebek hareketlerini hissedebilir. Bebek hareketleri bebeğin iyilik halinin bir göstergesidir. Fakat bebekler her zaman oynamazlar. Onlarda bizim gibi hatta çok daha fazla uyurlar. Bu nedenle bebeğin oynamadığı durumlarda hemen endişelenmeyin. Sol yanınıza yatın ve 1 saat boyunca bebek hareketlerini sayın. 5'den az oynar ise 1 saat daha sayın. Yine 5'den az oynar ise doktorunuza başvurun.

İşe gitme

Gebelik normal olarak seyrediyor ise işinize devam etmenizde sakınca yoktur. İşi bırakmanın en önemli göstergesi yorulmanızdır. Yorulduğunuzu hissettiğiniz anda dinlenmelisiniz. Dinlenme imkânınız yok ise doktorunuz size dinlenme için rapor verebilir.

Annelik ve babalık izni

Ülkemizde 32. haftadan sonra yasal olarak işten ayrılabilirsiniz. Kendinizi iyi hissediyor iseniz 37. haftaya kadar çalışabilirsiniz. 37. haftadan sonra çalışmak yasal olarak mümkün değildir. 32. haftada çalışmaya devam etmek için doktorunuzdan iş yerine götürmek için çalışabilir raporu almanız gereklidir. Doğumdan sonra 8 hafta yasal izniniz vardır. Eşinizin de 10 günlük babalık izni vardır. 32 haftadan sonra doktor raporu ile çalışır iseniz çalıştığınız süre kadar doğum sonrası izninize ekleme yapılır. Fakat 37. haftada zorunlu olarak izne ayrılmanız gerekir.

Seyahat

Gebelik bacaklardaki toplardamarların tıkanması riskini artırır. Bu artışa uzun süre hareketsizlik eklenir ise risk daha da artar. Bu nedenle en az 2 saatte bir ayağa kalkıp 10-15 dakika yürümeniz gereklidir. Doktorunuzun önerisi ile varis çorabı da giyebilirsiniz. 36. haftaya kadar uçak yolculuğu güvenlidir. Fakat her hava yolu şirketinin gebe taşıma kuralları farklı olabilir. Doktor raporu isteyebilirler. Bu nedenle hava yolu şirketini arayıp hangi haftadan sonra doktor raporu isteyip istemediklerinin öğrenebilirsiniz. Rahat hareket edebildiğiniz sürece araba kullanmanızda sakınca yoktur. Emniyet kemerleri mutlaka takılmalıdır. Fakat kemer karnın üzerinden geçirilmemelidir. Hava yastıklarının kapatılması asla önerilmez.
Farkı bir ülkeye seyahat planlıyor iseniz gitmeden önce http://wwwnc.cdc.gov/travel/ adresini ziyaret ediniz. Burada gitmeden önce yapmanız gereken aşılar ve önleme için (örneğin sıtma) bilgiler verilmektedir. Bu bilgileri doktorunuz ile paylaşınız.

Kabızlık

Gebelikte belki de en sık rastlanılan durumlardan birisidir. Gebelikteki yüksek hormona bağlı olarak bağırsakların boşaltım süresi uzadığı için kabızlık olur. Kabız olmamak için posalı yiyeceklerin tüketilmesi gereklidir. Ayrıca bol sıvı alımı ve yürüyüş te kabızlık olasılığını azaltır. Kabızlık oluşmuş ise doktorunuz dışkıyı yumuşatıcı ilaçlar verebilir.

Teknoloji

Cep telefonlarının bebeğe zararlı olduğu yönünde bir kanıt yoktur. Alışveriş merkezlerindeki veya havaalanlarındaki manyetik güvenlik geçiş kapılarının size ve bebeğinize zararı yoktur. Mikrodalga fırınlarını kullanmanın hiçbir zararı yoktur.

Varisler

Daha önceden varis yok iken gebelikte ortaya çıkabilir veya mevcut varisler daha da artabilir. Bacak ağrısına neden olabilir. Bacaklar yüksel tutulmalıdır. Uzun süre ayakta durmaktan kaçınılmalıdır. Gerekli olgularda varis çorapları giyilebilir.

Basurlar (Hemorroidler)

Gebelikte basurlar artabilir. Kabız olmaktan kaçınılmalıdır. Dışkı yumuşatıcılar kullanılabilir. Ağrı giderici pomatlar kullanılabilir. Geçmeyen ağrı varlığında doktorunuza başvurunuz.

Gebelik reflüsü

Gebelikte mide boşalmasının azalması, yemek borusu ile mide arasındaki kapağın gevşemesi, midenin bebek nedeni ile yukarı doğru itilmesi nedeni ile mide asitli öz suyunun yemek borusuna kaçması ile oluşan yanmadır. Çoğunlukla geçicidir. Öne doğru eğilmek veya yüzükoyun yatmaktan kaçınılmalıdır. Az az sık yemek yenmelidir. Antiasit kullanımı gerekebilir.

Pika

Toprak, cam yeme isteğidir. Demir eksikliğinin bulgusu olabilir.

Aşırı tükürük salgısı

Gebelikte aşırı tükürük salgısı görülebilir. Tamamen normaldir. Tükürük salgısı bulantı-kusma varlığında daha da artabilir. Aşırı durumlarda bulantı-kusma tedavisi ile şikâyetlerde gerileme olur.

Uyku düzeni ve kalitesi

Gebelikte uyku düzeni ve kalitesi bozulur. Uykuya dalma gecikir. Uyku kalitesi bozulduğu için fazla uyunsa bile uykuyu alamama ve yorgun olma hissedilir. Gün içerisinde de hafif şekerleme yapmak faydalıdır. Horlama gözlenebilir.

Egzersiz

Gebelikte egzersiz sağladığı faydalarından dolayı önerilmektedir. Doktorunuzun bilgisi dâhilinde bazı egzersizleri yapabilirsiniz. Erken doğum şüphesi, düşük tehdidi, erken membran yırtılması vb. gibi durumlarda egzersiz yapılmamalıdır)
Amerikan Doğum Cemiyetinin egzersiz ile ilgili bildirisi tarafımdan aşağıda özetlenmiştir.
Gebelikte egzersiz asla kilo vermek için yapılmamalıdır.

Gebelikte egzersiz yapmak ile

-Bel ağsızı azalır.
-Kabızlık azalır.
-Karın şişkinliği azalır.
-Gebelik diyabeti riski azalır.
-Enerjiniz artar.
-Duygu durumuz düzelir. (Daha mutlu olursunuz)
-Vücut duruşunuz düzelir.
-Kas gücünüz kuvvetlenir.
-Daha iyi uyumanıza yardımcı olur.

Egzersiz sırasında dikkat etmeniz gerekenler

Gebelikle birlikte eklemlerinizdeki ligamentler gevşer ve eklem yaralanması için risk oluşturur. Eklemler üzerine fazla yük bindiren egzersizlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca fazladan kilolarınız olduğu için denge kurmanız da gebelik öncesine göre daha zor olur. Aşırı denge gerektiren egzersizlerden de uzak durulmalıdır. Gebelikte kalbinizin çalışma performansı yaklaşık %50 artar. Egzersiz ile kalbe fazla yüklenilmemelidir. Yorucu egzersiz yapılmamalıdır.
Gebelikte hemen hemen her egzersiz yapılabilir. En iyi egzersizlerden birisi hızlı yürümedir. Yüzme ve düşük seviyede aerobik rahatlıkla yapılabilir. Tırmanma gibi, sırt ve yüz üstü yatma gibi (12 hafta sonrası) egzersizler genelde uygun değildir. Tenis, basketbol, futbol gibi sporlar denge gerektirdiği ve düşmeniz durumunda sıkıntı yaratabildiği için yapılmamalıdır.

Zamanlama

İlk 24 hafta egzersiz için çok uygundur. Egzersiz gebeliğin özellikle son 12 haftası kilonuzun artmış olması nedeni ile daha zor olabilir. Egzersize başlamanın en iyi yolu günde 5 dakika yaparak başlamak ve her hafta 5 dakika ekleyerek günde 30 dakikaya çıkmaktır.
Egzersiz öncesi 5-10 dakika ısınma yapabilirsiniz. Bacak kaslarınızı hafifçe gerebilirsiniz. Bacak germe egzersiz sonrası da yapılmalıdır.
Egzersiz öncesi ve sonrası yeterli sıvı alımı yapılmalıdır.

Kord kanı bankası

Ailede kordon kanı kök hücreleri ile tedavi edilebilecek bir hastalık mevcut değil ise kişisel saklama önerilmemektedir. Fakat günümüzde birçok ülkede ve ülkemizde de tüm insanlar için kullanılmak üzere kord kanı bankaları oluşturulmaktadır. Bu bankalar kan bankalarına benzemektedir. Bebeğinizin kord kanını bu bankalara ücretsiz olarak bağışlayabilirseniz. Doku tiplemesi uyar ise bu kord kanı başka bir ülkedeki bir kişinin tedavisinde kullanılabilir.

Alttan USG, muayenenin ve smear testinin zararı var mıdır?

Erken gebelik haftalarında alttan yapılan USG üstten yapılan USG'ye göre daha fazla bilgi verebilir. Alttan yapılan USG'nin bebeğe hiçbir şekilde zararı yoktur. Alttan muayene ve smear (PAP) testinin yapılmasın da sakıncası yoktur.

Gebelik kesesi ve bebek kalp atımları USG'de ne zaman görülür?

Alttan yapılan USG ile bebeğin kesesi 5. haftada rahatlıkla gözlenir. Bebek kesesi içi su dolu olan düzgün sınırlı bir kesedir. Rahim içerisinde olup olmadığı dış gebelik ayrımı için çok önemlidir. 6 haftalık gebelikte bebeğin kendisi ve bebek kalp atımları rahatlıkla gözlenir.

Bebeğinizin cinsiyeti ne zaman belli olur?

Bebeğinizin cinsiyeti aslında döllenme ile belirlenmiş olur. Kadında yumurta X kromozomu taşır. Sperm ise X veya Y kromozomu taşır. Y kromozomu taşıyan sperm yumurtayı döller ise bebek 46 XY olur ve erkektir. X kromozomu taşıyan sperm yumurtayı döllerse bebek 46 XX olur ve kızdır. Aslında bebeğin cinsiyetinde belirleyici olan erkektir. İlk 12 haftada bebeğin tüm organları oluşur. 12 haftanın sonunda erkekteki penis ile kızdaki klitoris USG'de aynı gözükür. Bu nedenle 12 haftadan önce cinsiyet USG ile belirlenemez. 13-14 haftalarda erkek bebekteki penis daha da büyür ve klitoris aynı kalır. USG ile penis rahatlıkla görülür. 13-14 haftada USG ile doktorunuz size cinsiyeti söyleyebilir.

Bebeğiniz sesleri duymaya ne zaman başlar?

Kulak gelişimi 20. haftadan sonra tamamlanır. Fakat tam olarak sesleri işitmesi 30. haftadan sonra olur. 30. haftadan sonra bebeğinize müzik dinletebilirsiniz. Bebekler davul sesleri gibi ritmik vurmalı çalgıları, keman gibi telli çalgılardan daha fazla algılamaktadırlar.

Bebeğinizin kilo alımı nasıl olmalı?

Bebeğininiz kilosunu USG ölçümü sırasında doktorunuz size söyleyecektir. Aşağıdaki büyüme eğrisinde 22-40 hafta arasında bebeklerin alması gereken kilolar gösterilmiştir. %50 çizgisi normal kilo alımını gösterir. Fakat her insanın kilosu ve boyu aynı olmadığı gibi bebeklerin de kiloları ve kilo alımları birbirinden farklıdır. Bu noktada önemli olan bebeğin kilo alımının anormal olarak az veya fazla olduğunun tespit edilmesi ve gereğinin erken dönemde yapılmasıdır. Bebeğinizi kilosu %90 çizgisinin altında ve %10 çizgisinin üstünde ise normaldir.

BPD (Bebeğinizin başının yanlardan ölçülerek uzunluğu)

Normali %50 çizgisidir. Fakat bebekten bebeğe farklılık olduğu için %5-%95 arasında değerler olmalıdır.

14-40 hafta arası BPD değerleri (milimetre)

HC (Bebeğinizin baş çevresi)
Normali %50 çizgisidir. Fakat bebekten bebeğe farklılık olduğu için %5-%95 arasında değerler olmalıdır.

14-40 hafta arası baş çevresi değerleri (milimetre)

FL (Bebeğinizim uyluk kemiği uzunluğu)

Normali %50 çizgisidir. Fakat bebekten bebeğe farklılık olduğu için %5-%95 arasında değerler olmalıdır.

14-40 hafta arası femur değerleri (milimetre)

AC (Bebeğinizin karın çevresi ölçümü)

Normali %50 çizgisidir. Fakat bebekten bebeğe farklılık olduğu için %5-%95 arasında değerler olmalıdır.

14-40 hafta arası karın çevresi değerleri (milimetre)

İleri kadın yaşı nedir? Riskleri nelerdir?

Bebeğin doğacağı tarihte anne 35 yaşına girmiş oluyor ise bu durum ileri kadın yaşı olarak tanımlanır. Aslında 35 yaş yaşam için çok genç bir yaş olmasına rağmen üreme için ileri yaştır. 35 yaş sonrası kadının yumurtalık rezervi azalır ve yumurta kalitesi düşer. 35 yaş üstü kadınlarda Down sendromlu bebek doğurma olasılığı yaş ilerledikçe artar.

Down sendromu nedir?

Normal insanların kromozomu 46 XX (kadın) veya 46 XY (erkek)'tir. Normal annenin kromozomu 46 XX'tir. Yumurtanın kromozomu ise 23 X olmalıdır. Bunun için yumurtayı oluşturacak üreme hücresi ikiye bölünür. Bu bölünmede bazı problemler olur ise bir yumurta 22 X, diğeri 24 X olur. Bu 24 X yumurta erkekten gelen 23 Y veya 23 X ile döllenir ise bebek 47 XY veya 47 XX olur. 21. Kromozomun fazlalığı Down sendromuna neden olur. Bu bebeklerin kromozomu 47 XX (kadın) veya 47 XY (erkek)'tir. Down sendromlu bebeklerin tipik yüz görünümleri vardır ve aslında yeryüzündeki melekler olarak tanımlanırlar ve çok tatlıdırlar. %95'inde ileri zekâ geriliği, %95'inde büyüme geriliği, %40'ında kalp hastalıkları, %40-70'inde duyma kaybı (tekrarlayan kulak iltihapları), %60'ında göz problemleri (göz tansiyonu, katarakt vb.), %5-10'unda sara nöbetleri, %5'inde bağırsak problemleri, %5'inde tiroid bezinin az çalışması görülebilir. Erkeklerin %99'u kısır iken kadınların %30'u kısırdır.

Tüm toplumda Down sendromlu bebek doğma şansı 700 doğumda 1'dir. Kadın yaşı 35 üstünde ise bu olasılık artar. Gebelikte Down sendromunu yakalamak için bazı tarama testleri yapılmaktadır. Kombine test, üçlü test ve dörtlü test bunlardandır. Bu testlerin en iyisi %85 tanı koyabilir. Kesin tanı amniyosentez (A/S) veya CVS ile bebeğin kromozomlarının incelenmesidir. Tarama testleri ve detaylı ultrasonografi (USG) yapıldığında Down riski çok azalır ama kesinlikle sıfırlanmaz. Riski sıfırlamanın tek yolu A/S ve CVS'tir. A/S'de yaklaşık 500'de 1, CVS'te 250'de 1 gibi bebeğin düşme ihtimali vardır. Bu riskler hasta ile detaylı olarak konuşulmalı ve birlikte karar verilmelidir.
Down sendromu tespit edilenlerde anne ve babanın görüşü çok önemlidir. Bazı aileler gebeliğe devam kararı verir iken, bazı aileler bebeğin düşürtülmesine karar verebilmektedirler. Düşürme kararı en az 3 uzmanın imzaladığı heyet kararı ile gerçekleştirilmelidir.

Gebelik ve tansiyon yüksekliği

Gebelikte tansiyonunuz gebe olmadığınız döneme göre daha düşük olmalıdır. Özellikle küçük tansiyon daha da düşer. Tansiyondaki düşme 12-24 hafta arasında en belirgindir. Tansiyonun yükselmesi anne ve bebek için risk oluşturmaktadır. Tansiyonunuzu oturarak ölçtürün. En az 15 dakika dinlendikten sonra ölçüm yaptırınız. Civalı tansiyon aletleri daha doğru sonuç verebilir. Tansiyon 140/90'nın üzerinde ölçülür ise mutlaka doktorunuz ile temasa geçiniz.

El yüz ve ayaklarda şişmeler

Ayaklarda şişme gebede görülebilir ve normaldir. El ve yüzde şişme ise normal olarak kabul edilmemelidir. Tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Gerekir ise idrarda protein miktarı ölçülmelidir.

Gebelik ve oruç tutma

Gebelik döneminde oruç tutmanın zararı gösterilememiş. Fakat sıcak ve uzun oruç dönemlerinde sıvı alımını kısıtlandığı için gebelerin oruç tutmaması gereklidir.

Önemli uyarı:

Dinlenmek ile geçmeyen kasık ve bel ağrısı varlığında, 10 dakika içerisinde ritmik olarak 3-4 kez karnınızda kasılma ve gevşeme varlığında (ağrı olmak zorunda değildir), bacaklarınızı ıslatacak şekilde alttan su gelmesi durumunda, her türlü alttan kanama varlığında, bebek hareketlerinin azaldığı durumlarda doktorunuz ile irtibata geçmelisiniz.

Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!