Gebelik Zarlarının ( Su Kesesinin) Erken yırtılması

Gebelik 37. haftasını tamamlamışsa miadında (zamanını tamamlamış) olarak isimlendirilir. 24.-37. haftalar arası gebeliklere ise prematür adı verilir. Gebelik zarlarının 37. gebelik haftasından sonra, fakat doğum ağrıları başlamadan yırtılmasına ‘zarların erken yırtılması’ , 37. gebelik haftasından önce doğum ağrıları başlamadan yırtılmasına ise ‘zamanını tamamlamamış gebelikte erken yırtılma’ denir. 37. gebelik haftasından önce erken yırtılma, bebek zamanını tamamladığı için genellikle bir sorun oluşturmaz. Fakat zamanını tamamlamamış bir gebelikte zarlar erken yırtılırsa, bebeğin küçüklüğünden kaynaklanan ciddi risklerle karşılaşılabilir.

Görülme sıklığı nedir?

Zarların erken yırtılması gebeliklerin %5-10 kadarında görülürken, zamanını tamamlamamış gebelikte erken yırtılma yaklaşık % 1 gebelikte görülmektedir. Zarların erken yırtılmasının getirebileceği en büyük risk gerek zarlarda, gerekse bebekte gelişebilecek enfeksiyondur.

Başlıca risk faktörleri nelerdir?

Alt genital sistem enfeksiyonları, annedeki beslenme bozuklukları, sigara kullanımı, gebeliğin erken döneminde geçirilmiş kanama, rahim ağzında yetmezlik bulunması, annenin daha önce erken doğum yapmış olması başlıca risk faktörleri olarak sayılabilir.

Teşhis nasıl konulur?

Gebe kadın kendiliğinden bacaklarından aşağıya sıvı bir şeylerin aktığını ve çamaşırlarının ıslandığını ifade eder. En sık idrar kaçırma, normal gebelik akıntısı ve alt genital sistemdeki enfeksiyonlara bağlı akıntılarla karışabilir. Muayene sırasında rahim ağzından berrak sıvının geldiğinin görülmesi, ultrasonografide gebelik suyunun azaldığının tespit edilmesi teşhisi koydurur. Bu yöntemlerle teşhis konulamıyorsa, gebelik sıvısını tespit eden özel testler (nitrazin kağıdının renk değişikliği, amniosure testi vb.) kullanılabilir.

Takip ve tedavi nasıl olmalıdır?

Bu hastalardaki en önemli risk enfeksiyon olduğu için, muayeneler çok titizlikle yapılmalıdır. Gelişebilecek enfeksiyonu erken teşhis edebilmek için bazı tetkikler alınmalı ( tam kan sayımı, sedimantasyon, CRP) ve ateş takibi yapılmalıdır. Doğum zamanı uzayacaksa, koruyucu amaçlı uygun bir antibiyotik başlanmalıdır. Hastalar gebelik haftalarına göre gruplandırılarak takip ve tedavileri planlanmalıdır.

a- 37. gebelik haftasını tamamlamış gebelikler: Bu durumda hekimler iki farklı yaklaşımda bulunabilirler. Rahim ağzı doğum için uygunsa, hemen suni sancı verilerek doğum gerçekleştirilebilir. Bazı hekimler de doğum ağrılarının kendiliğinden başlaması için en fazla 3 gün kadar beklemeyi tercih etmektedirler.

b- 34.-37. haftalar arası gebelikler: 34. gebelik haftasını tamamlamış gebeliklerde, bebeğin yaşama şansı çok yüksek olduğu için uzun süre beklemeyi gerektirecek bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaz. Genellikle bu gebelerin birkaç gün içerisinde doğurtulması tercih edilir.

c- 32.-34. haftalar arası gebelikler: Bu bebeklerde enfeksiyon riski dışında, solunum sıkıntısı, barsak enfeksiyonu (nekrotizan enterokolit) ve beyin kanaması riskleri vardır. Bebeğin akciğer gelişimine katkı sağlamak için anneye bazı ilaçlar (steroid) uygulanıp, bir süre yakın takip altında tutulabilir. Takip sırasında anneye antibiyotik verilir. Bu bekleme dönemi bebeğin doğduktan sonra yaşama şansını arttıracak, yukarıda bahsettiğimiz riskleri azaltacaktır.

d- 32 haftanın altındaki gebelikler: Hastane şartlarında yakın takip ederek, anne karnındaki bebeğin büyümesi devam ediyor ve sıkıntıya girmiyorsa, gebelik sıvısının tamamı boşalmamışsa, gebelik mümkün olduğunca ileri gebelik haftalarına kadar sürdürülmeye çalışılır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!