Gebelik takibi; planlanan gebeliklerde henüz gebelik başlamadan; planlanmamış gebeliklerde ise gebe olduğu öğrenildiği andan doğum sürecinin tamamlanmasına kadarki süreçte; anne adayının ve bebeğin sağlıklarının değerlendirilmesi, bebeğin gelişiminin takip edilmesi, ebeveynlerin bilgilendirilmesi, doğum şeklinin belirlenmesi ve yapılan tetkikler sonucu riskli durumların erken dönemde tespit edilip önlem alınması amacıyla yapılır.

Gebelik takibinin temel amacı hamilelik sürecinin sorunsuz bir şekilde geçirilmesi, doğumun rahat gerçekleşmesi, bebeğin sağlığının korunması ve annenin bebeğine rahat bir şekilde kavuşmasının sağlanmasıdır.

Gebelik takibi kapsamında; anne adayının ve bebeğin sağlık durumları yakından takip edilir, gebelik haftalarına bebeğin gelişimi tespit edilir, gebelik sürecinde meydana gelebilecek riskler belirlenir, annede ya da bebekte çıkması muhtemel sağlık sorunlarının öngörülmesi ve önlem alınması amaçlanır. Gebelik takibi ebeveynlerin bilgilendirilmesi, kendilerini bekleyen durumlara karşı hazırlanmaları ve anne adaylarının eğitilmesi gibi süreçleri de kapsar.

Gebelik Takibi Ne Sıklıkla Yapılır?

Her gebelik kendine özgü niteliklere sahip olduğu için gebelik takibi sıklıkları değişebilir. Genellikle gebeliğin ilk 3 ayında 2 – 3 haftada bir kontroller gerçekleştirilir. Gebeliğin ilk üç ayı (1. Triemester) tamamlandıktan sonra kontrol sıklığı ayda 1 olarak öngörülür. Hamileliğin 7 ve 8. ayında kontrol sıklığı iki haftada 1 olmak üzere sıklaştırılır ve 9. ay itibarıyla gebelik takibi her hafta yapılmaya başlanır. Bu sıklıklar sağlıklı ve risksiz gebelikler için geçerlidir. Az önce de belirtildiği gibi gebelik takibi kontrollerinin sıklığı gebelik özelinde belirlenir.

Gebelik Takibi Kapsamında Uygulanan Testler ve Gerçekleşen Kontroller

Gebelik oluşmadan ya da oluştuktan hemen sonra anne adayında kalıtımsal bir hastalık olmadığının anlaşılması için kan testleri yapılır. Ayrıca tam kan sayımı, tam idrar tetkiki, rubella, HIV, Hepatit B testleri tamamlanır; smear zamanı geldiyse PAP Smear taraması gerçekleştirilir ve annenin açlık kan şekeri ölçülür.

Gebeliğin 6 – 14 haftalık döneminde ultrason görüntülemeleri gerçekleştirilir. Bebekteki kromozom anomalilerinin olup olmadığının anlaşılması için ikili test uygulanır ve bebeğin ense kalınlığı ölçülür.

Anne Kanında Fetal DNA Taraması

Anne kanında fetal DNA oranının belirlenmesi, bebekte kromozom anomalilerinin olup olmadığının anlaşılması amacıyla gerçekleştirilen fetal DNA taraması amniyosentez, kordon villus biyopsisi ve kordosentez gibi bir girişime gerek olmadan bebekteki anomalilerin tespit edilmesini sağlar.

Koryon Villus Biyopsisi (CVS)

Plasentadan parça alınması yoluyla gerçekleştirilen koryon villus biyopsisi gebeliğin erken dönemlerinde (11 -14 hafta) kromozom incelemesi yapılmak için uygulanır.

Gebeliğin 16 – 20 haftaları arasında üçlü tarama testi yapılır; bebekteki kromozomal anomalilere ek olarak nöral tüp defektlerinin olup olmadığı araştırılır. Sorun tespit edilmesi halinde amniyosentez yapılır.

Amniyosentez

İkili, üçlü ya da dörtlü tarama testleri sonuçlarından birinde riskli bulgular elde edildiğinde bebekteki kromozom anomalilerinin, nöral tüp defektinin ve akciğer olgunlaşmasının araştırılması amacıyla uygulanan bir tanı yöntemidir.

Gebeliğin 24 – 28 haftaları arasında anneye şeker yüklemesi yapılır, gebelik şekerinin diğer bir adı ile gestasyonel diyabet varlığı araştırılır.

Kan uyuşmazlığı önceki dönemde tespit edilmişse gebeliğin 28. haftasında kan uyuşmazlığı iğnesinin vurulması gerekir.

Gebeliğin 28. haftasından 36. haftasına kadar olan süreçte ultrason muayenelerine devam edilir. Bu esnada annenin ve bebeğin sağlık kontrolleri yakından izlenir. 36. hafta doğum şeklinin belirlenmesi açısından ideal bir dönemdir, bu haftadan itibaren Non Stress Test (NST) haftada bir kere bebeğin durumunun değerlendirilmesi adına uygulanır.

Riskli Gebeliklerin Takibi

Geçmiş dönemdeki gebeliklerde fetal gelişme bozuklukları, erken doğum, doğum sonrası ölüm, preeklampsi, prematüre doğum, kromozomal anomali gibi deneyimleri olan;

Çok erken ya da ilerleyen yaşlarda gebe kalan,

Çok zayıf ya da obezite hastalığı olan,

Servikal yetmezlik ve vajinal kanama sorunları yaşayan,

Çoklu gebelik yaşayan,

Gebelik dönemi boyunca zararlı etkenlere maruz kalan,

Rutin gebelik takipleri sırasında kendisinde ya da bebeğinde anomaliler tespit edilen,

Sistemik hastalıkları bulunan kadınların gebelikleri “riskli gebelik” olarak sınıflandırılır. Riskli gebeliklerin takibi sağlıklı gebelik takibine göre daha sık aralıklarla ve ek tetkiklerin yapılması ile yönetilir.

Sağlıklı başlayan gebeliklerde dahi zaman zaman anomaliler gelişebileceği gerçeği yadsınmamalı rutin gebelik takibi prosedürlerine bağlı kalınmalıdır.


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!