Gebelik döneminde annenin sağlıklı beslenmesi, bebeğin büyümesi ve gelişmesi ile olduğu gibi gebelik süresince de anne sağlığını etkileyen çok önemli bir konudur.

Hamilelik öncesinde ve bu döneminde beslenme önerileri, normal diyet gereksinimleriyle çok benzerlik gösterse de bazı özel istisnalar vardır.

Temel olarak sağlıklı, dengeli beslenme esas alınarak beslenme planı oluşturulmalıdır. (Balance of Good Health model)

GEBELİKTE BESLENME – GENEL BİLGİ

Gebeliğin planlandığı dönemde, başlangıç beden kütle indeksinin (boya göre ağırlık ölçümü) 20-25 aralığında olması en sağlıklı başlangıçtır.

Bu aralığın altında ya da üstünde başlanmış olması doğum sonuçlarını etkilemektedir.

Ancak sonrasında ideal ağırlığa göre besinsel ihtiyaçların belirlenmesi ve beslenme tedavisinin planlanması ile birlikte yaşanacak komplikasyon riski büyük oranda azaltılabilmektedir.

Gebelik döneminde beslenme durumu, doğum sonrası dönemde de süt verimini etkilemektedir.

Gebelik döneminde annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi bebeğin boyu, kilosu, fizyolojik yapısı ile ilgili olduğu gibi zihinsel gelişimi ile de ilgilidir.

Bu dönem için bazı spesifik öneriler göz önünde bulundurulmalıdır;

Folic acid supplementasyonu bebekte nöral tüp defekti (spinal bifida) ihtimalini düşürmeye yardımcı olur,

Gıda güvenliği açısından özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar vardır;

Zararlı- patojen bakteriler nedeniyle zehirlenme ihtimalini en aza indirmek için bazı gıdalardan kaçınma gibi. (küflenmiş/mavi damarlı peynirler, açıkta satılan baharatlar, aktar çayları, yeşil kabuklu patates, yıkanmamış çiğ sebze/meyve vb.)

GEBELİKTE FİZYOLOJİK DEĞİŞİM; SAĞLIKLI KİLO ALIMI

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) bir çalışmasında 20 ülkeden, 100 000 doğumun dahil olduğu; düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve preeklampsia ile ilişkili olabilecek antropometrik göstergelerle ilgili bir çalışma yapmış.

Buna göre bebek için ideal doğum ağırlığının 3-3.5 kg civarında olması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anne için ise 10-14 kg arasında değişmekle birlikte ortalama 12 kg ağırlık artışı optimum bulunmuş.

BİRİNCİ TRİMESTER BESLENME

İlk trimester, gebeliğin ilk 12 haftası, 3 ayını ifade eder.

Beyin yapısının şekillendiği birinci üç aylık dönemde yetersiz ve dengesiz beslenme, bebeğin mental gelişiminde kalıcı hasar oluşturabilmektedir.

Folic acid desteği, hekim kararı ile gebeliğin planlanması aşamasından itibaren, gebeliğin 12.haftasına dek devam etmektedir.

Folic acid takviyesi ile nöral tüp defekti sıklığının azaldığı kanıtlanmıştır.

Bu nedenle ilk trimesterde ve öncesinde tüm hamile kadınlara 400 μg/gün folic acid suplementasyonu yapılmaktadır.

Hamilelik döneminde, dengeli beslenme sayesinde;

D vitamini,

Demir,

Folat dışında tüm besinsel ihtiyaçlar karşılanabilir.

Bu dönemde hormonal değişimler nedeniyle özellikle günün erken saatlerinde mide bulantıları, kusmalar yaygındır.

Önlem olarak;

Tuzlu kraker,

Kuru, tuzlu veya nötr tada sahip besinler tercih edilip,

Aşırı tatlı, şekerli besinlerden kaçınma,

Yağlı, kızartma yöntemi ile pişmiş besinlerden uzak durma,

Katı- sıvı besinleri ayrı zamanlarda tüketme.

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ TRİMESTER BESLENME

Genel popülasyonda da olduğu gibi, hamile kadınlar haftada en az ve en çok 2 porsiyon yağlı balık tüketmelidir. Bu öneri tüm trimester larda geçerlidir.

Balık/balık yağı tüketimi, kalp hastalıklarına karşı koruyucu olarak görülen uzun zincirli yağ asitlerinden (n-3) zengin olduğu için en az 2; ağır metallerin verebileceği hasar nedeniyle Food Standards Agency (FSA) tarafından en çok 2 olarak belirlenmiştir.

Ayrıca bu tip yağ asitleri fetal beyin ve nöral sistem gelişimi açısından önemli ve gereklidir.

İKİNCİ TRİMESTER - BESLENME

Gebelik ilerledikçe kısa aralıklarla sık beslenme şeklinin önemi artar.

Uzun açlıklar, kan şekerinin düşmesiyle birlikte hızlı tüketilen, yüksek şeker ve yağa sahip besin tüketimini tetikler.

Bu durum gestasyonel diyabet için önemli bir faktördür.

Uzun açlık sonrası düşen kan şekeri sebebiyle tüketilen basit şekerli (yüksek glisemik indekse sahip) ve yağ içeriği yüksek gıdalar kan şekerinde istenmeyen dalgalanmalara sebep olur.

Kan glikozunun dengede kalabilmesi için beslenme önerileri;

Her 2-3 saatte bir düzenli olarak beslenilmelidir.

Basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Karbonhidrat kaynağı besinler tek başına değil, doymamış yağ veya süt grubu protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmelidir.

Glikoz- fruktoz şurubu içeren paketli gıdalardan uzak durulmalıdır.

Etiket okumaya özen gösterilmelidir.

Meyvenin suyu yerine kendisi tercih edilmelidir.

1 bardak (250ml) portakal suyunda ortalama 3-4 portakal kullanılır.

Bu durumda bir bardak meyve suyu ile;

36g karbonhidrat,

144 kkal enerji alınmış olur.

Oysa ki bir porsiyon meyve ile (1 küçük boy portakal);

-12g karbonhidrat,

-48 kkal enerji içerir.

İKİNCİ TRİMESTER – BESLENME

GESTASYONEL DİABET

Gestasyonel diyabet, ilk kez gebelik döneminde ortaya çıkan bozulmuş glikoz intoleransı ile saptanan ve gebelerin yaklaşık %10’unu etkileyen bir durumdur. (ADA, 2020)

Bu tip diyabet doğumdan sonra sonlansa bile anne için tip 2 diyabet yönünden risk faktörü olarak kalmaktadır.

GD'nin zamanında tanınması gebe ve fetus sağlığının korunması açısından önem taşır.

GD taraması hakkında fikir ayrılıkları bulunmakla birlikte GD'nin önemi dikkate alındığında tüm gebelerin taranması daha güvenli gözükmektedir.

Tarama için ideal dönem gebeliğin 24-28. haftalarıdır. (Diyabet şüphesi uyandıran önemli semptom ve bulgular varsa ilk prenatal vizitede tarama yapılabilir.)

Meyvenin suyu yerine kendisi tercih edilmelidir.

1 bardak (250ml) portakal suyunda ortalama 3-4 portakal kullanılır.

Bu durumda bir bardak meyve suyu ile;

36g karbonhidrat,

144 kkal enerji alınmış olur.

Oysa ki bir porsiyon meyve ile (1 küçük boy portakal);

-12g karbonhidrat,

-48 kkal enerji içerir.

ÜÇÜNCÜ TRİMESTER – BESLENME

Üçüncü ve son 3 aylık dönemde annenin organ yerleşimi değiştiği için, mide hacminin küçülmesiyle birlikte reflü ve regurjitasyon kaçınılmaz hale gelir.

Az ve sık beslenmek,

Aşırı şekerli, yağlı ve baharatlı besin tüketmemek,

Yemekten hemen sonra uzanmamak, bir süre (en az 40 dk) oturur pozisyonda olmak,

Yatarken başın yüksek tutulması, yastık sayısını artırma gibi yöntemler yardımcı olabilmektedir.

Hormonal değişimler nedeniyle gebelik süresince görülebilen, ancak hamileliğin sonlarına doğru anatominin değişmesi ve barsak hareketlerinin yavaşlaması sebebiyle hemen her gebelikte görülen konstipasyon (kabızlık) için beslenme önerileri şu şekilde sıralanabilir;

Su miktarını artırmak,

Posalı gıda tüketimini artırmak,

Sebze ve meyveyi tüketilebiliyorsa iyi temizlendiğinden emin olup kabuklu şekilde tüketmek,

Yağ ve yağlı tohumlardan faydalanmak; ceviz, fındık, badem, zeytinyağı, fındık yağı, avokado meyvesi ve yağı,

Ekmekleri tam buğday, yulaf, çavdar tercih etmek gibi.


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!