D vitamini yağda eriyen bir vitamindir. İnsan sağlığında önemli rol oynayan D vitaminin hayvansal kökenli olup deride 7-dehidrokolesterolden türeyen kolekalsiferol (D3 vitamini) ve bitkisel kökenli ergokalsiferol (D2 vitamini) olmak üzere iki kaynağı bulunmaktadır. D2 ve D3 vitamininin metabolizması benzer olduğundan her ikisi de D vitamini olarak adlandırılır.

Vücudumuz D vitamini ihtiyacının, %90’ını güneş ışığı yoluyla alırken, yalnızca %10’u besinlerden karşılanmaktadır. D vitamini vücutta başta kemikler olmak üzere pek çok önemli fonksiyonda rol almaktadır. Diyetle alınan kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilmesini ve vücuttaki dengesini sağlamakta ve kemik erimesine yol açan paratiroid hormonun salgılanmasını önlemektedir. Kemik ve kasların sağlığı için gerekli olan D vitamininin bağışıklık sistemine olumlu etkisi olduğu bilinmektedir. Bunların yanı sıra hipertansiyon, kalp hastalıkları, bazı kanser ve otoimmün hastalıklara karşı koruyucu etki de göstermektedir.

Gebelikte D Vitamini Neden Çok Gereklidir?

Gebelikte anne adayının yanı sıra bebeğin sağlığı açısından da D vitamini önemlidir. Eksikliğinde annede “gebelik zehirlenmesi” denilen preeklampsi/eklampsi riskinde artış yaşanırken gebelik şekeri ve kemik erimesi de gözlenmektedir. Gebelik sırasında D vitamini eksikliği ayrıca kalsiyum emiliminde azalmaya neden olurken; yetersiz kilo alımı, halsizlik, yorgunluk, kabızlık, kas ve kemik ağrıları gibi şikâyetlerin yaşanmasına yol açmaktadır.

Anne karnındaki bebek kalsiyum ihtiyacını anneden karşıladığı için annenin gebelikte ve emzirme döneminde normal kalsiyum dengesini sağlayan D vitamini düzeyi yeterli olmalıdır. D vitamini eksikliği olan annelerden doğan bebeklerde düşük doğum ağırlığı, kemiklerde yumuşama ve zayıflamaya bağlı şekil bozuklukları gözükmektedir.

Bunların yanında bebeğin bıngıldağının büyük olması, geç kapanması ya da kapanmaması, kaslarda zayıflık ve diş çıkmasında gecikmeler sık karşılaşılan durumlardır. Gebelikte D vitamini yetmezliğinin yenidoğan bebek üzerindeki etkileri kalıcı olabilir ve bu etkiler doğumdan sonra verilecek D vitamini desteği ile tam olarak düzeltilemeyebilir. Bu durum özellikle beyin ve bağışıklık sistemi gelişiminde önemlidir.

Gebelikte Alınan Multivitamin Takviyesinde Yeterli D Vitamini Var Mı?

Gebelikte yaygın olarak kullanılan takviyelerin yeterli derecede D vitamini içermesi muhtemel değildir. Yeni bir araştırma, günlük 4000 IU D vitamini kullanan kadınların düşük, erken doğum ve enfeksiyonların önlenmesinde büyük yarar sağladığını bulmuştur. Araştırmacılar tüm gebeler için bildirilen bu günlük dozu önermektedirler. Gebelikte alınan multivitamin preparatları sadece 400 IU D vitamini içerdiğinden dolayı günlük ek takviye alınmalıdır.

Gebelikte D Vitamini Alımı; Ampul mi? Damla mı?

En ideal D vitamini alma yolu, kısa süreli UVB ışınlarının daha bol olduğu öğlen saatlerinde 30 dakika güneş kremi kullanmadan kontrollü bir şekilde güneşlenmektir. Ancak D vitamini yetmezliği o kadar yaygın ve ciddidir ki takviye edilmesi sıklıkla gerekebilmektedir.

D vitamininin ülkemizde 50000 IU’lik damla, 300000IU’lik ampul, 1000 IU’lük tablet ve nazal (burundan sıkılan) sprey formlarında bulunmaktadır. Ampul kullanılması, planlanandan daha fazla D vitamini alınmasına neden olabilir ve buna bağlı olarak da D vitamini düzeyi çok yüksek değerlere ulaşabilir. Bu nedenle gebelerde günlük damla tercih edilmektedir.

Sağlık Bakanlığı Türkiye’de gebelerde Vitamin D düzeyine bakılmaksızın takviye başlanmasını önermektedir. Tedaviye 12. haftada başlanmalıdır ve 6 ay gebelikte, 6 ay da doğum sonrası olmak üzere 12 ay günlük tek doz 1200 IU (9 damla) kullanılmalıdır.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!