Her sağlıklı insanın belirli vitamin ve mineralleri yeterli ölçüde alacak şekilde besleniyor olması gerekir. Hamilelik döneminde yeterli vitamin alınıp alınmadığı konusu daha da önemli hale gelir, çünkü artık sizinle birlikte içinizde büyüyen bebeğin de gelişimini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için vitaminlere ihtiyacı vardır.

Hamilelik döneminde alınan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin sadece bebeğin sağlıklı büyümesi için değil, anne adayının da sağlıklı ve rahat bir gebelik geçirebilmesi için önemli olduğunu söylüyor. Ayrıca doğum sonrasında da annenin kendini gerçekten iyi ve güçlü hissedebilmesi için, gebelik boyunca yeterli ve dengeli beslenmenin önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Mümkünse gebe kalma çalışmalarına başlamadan 3 ay önce vitamin (folik asit) alımına başlayın.

Sinir yolu kusurları, hamileliğin ilk 4-6 haftası içerisinde oluşur. Hamile olduğunuzu düşünüyor ve takviye almıyorsanız eğer, reçete için ilk doktor randevunuzu beklemeyin; çünkü can alıcı gelişimsel evreyi kaçırabilirsiniz.

Yapılan önemli araştırmalara göre, en önemli besleyici maddeler, folik asit, demir ve kalsiyum. Folik asit, sinir yolu kusurlarını engeller; demir, oksijenin bebeğe ulaştırılmasında ve annede aneminin önlenmesinde önemlidir; kalsiyum ise bebeğin kemik gelişimine yardımcı olur ve annede kemik kaybını önler.

A Vitamini: Vücuttaki hücre ve dokuların sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlar. Vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Özelikle göz sağlığında çok önemlidir. Balık ve yumurtada, kırmızı, sarı ve yeşil sebzelerde yüksek miktarda A vitamini bulunur.

D Vitamini: Kemik ve diş sağlığı, bağışıklık sistemi için çok önemlidir. Son yıllarda doğum sonrası depresyonun D vitamini eksikliğinde daha sık görüldüğü, doğum sonrasında oluşabilen yorgunluk, halsizlik gibi sıkıntıların önlenmesinde anneye D vitamini takviyesinin (eğer eksiklik varsa) yapılmasının önemli olduğunu biliyoruz..

En çok balık, yumurta ve süt ürünlerinde bulunan D vitamini, güneş tenimize temas ettiğinde emilebiliyor. Her gün 10-15 dakika güneşlenmeye özen gösterin.

B Vitaminleri: Her gün tahıl grubu alanlarda yeteri kadar B vitamini alınıyor olsa da özellikle folik asit takviyesi gebelik öncesi dönemden başlar.

Folik asit gebelikteki en önemli vitaminlerdendir. Bebekte nöral tüp defekti oluşmasına engel olduğu için gebelik düşünülmeye başlandığında veya hamileliğin ilk aylarından itibaren kullanımı başlar.

C Vitamini: Bağışıklık sistemi için, diğer vitaminlerin ve demirin emilimini artırdığı için önemlidir. Biber, maydanoz, domates, portakal, mandalina ve limon gibi besinlerde yüksek miktarda bulunur.

Demir: Gebelikte kan hacmi yüzde 50 artar. Bu sebeple demir ihtiyacı artar. Gelişen bebeğin vücudunda oksijen taşıması için hemoglobin gereklidir. Az yağlı kırmızı et, yumurta, kurubaklagil, tahıllardan (demirle zenginleştirilmiş) demir alabilirsiniz.

Kalsiyum: Hem anne hem de bebek için, kemik sağlığı, büyüme ve gelişmede kalsiyumu yeteri kadar almak çok önemlidir. Yani yeteri kadar süt, yoğurt, ayran ve peynir tüketmek ve hatta kurubaklagiller ile yeşilliklerden de kalsiyum desteği almak çok faydalı olacaktır.

Magnezyum: Düzenli alınması gerekmez fakat son aylarda kramplarınız arttıysa magnezyum takviyesi yapmanız gerekebilir.

Omega -3: Son çalışmalar, özellikle gebeliğin son 3 ayında kullanılan saf Omega-3’ün bebeğin IQ seviyesini artırdığını gösteriyor. Sakın atlamayın. Her gün balık yiyemeyeceğiniz için bu dönemde ve emzirme sürecinde Omega-3 almalısınız.

D vitamini, bir grup yağda çözünebilen pro hormondaki steroid bir vitamindir. D vitamini, anne adaylarının hem gebelik sırasında hem kendi refahı hem de bebeğinin sağlıklı gelişimi için önerilen miktarda D vitamini almaları gerekir. İnsan gelişiminde en önemli bileşikler D2 ve D3’tür.

D vitamini kendi kişisel sağlığınız için faydalıdır. D vitamini şu anda bağışıklık fonksiyonu, sağlıklı hücre bölünmesi ve kemik sağlığı üzerindeki rolünü destekleyen kapsamlı araştırmalara sahiptir. D vitamini, kalsiyum ve fosforun absorpsiyonu ve metabolizması için gereklidir.

Birçok çalışma düşük serum D vitamini seviyeleri ile belirli kanser tipleri, otoimmün hastalıklar, nörolojik hastalıklar, insülin direnci ve kardiyovasküler hastalık riski arasında bir ilişki buluyor.

D vitamini sağlıklı kemik gelişimini destekleyerek bebeğinizin refahına yatırım yapar. D vitamini eksikliği de preeklampsi ile ilişkilidir.

Şu anda, nüfusun% 40-60’ı gebe kadınlar da dahil olmak üzere eksik D vitamini oranları iletilmiştir. D vitamini gnşele beraber besinlerle alınabilir. Bu gıdalar yumurta sarısı, somon ve morina karaciğeri yağıdır, ancak çoğu D vitamini süt gibi kuvvetlendirilmiş gıdalar yoluyla tüketilmektedir.

Laktoza toleranslı olmayan nüfusun% 75’i için, güçlendirilmiş süt ürünleri, D vitamini tüketiminin güvenilir bir kaynağı değildir. Ayrıca, vücudun D vitamini yapabilme ve emme kabiliyetini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır: Bu bölgelerde yaşadığınız yer, mevsim, güneşten koruyucu, cilt pigmentasyonu, yaş, obezite, kirlilik gibi açık havada ne kadar zaman geçirdiğiniz ve optimal Emme kapasitesi. D vitamini aslında bir hormondur ve vücudun düzgün şekilde üretilebilmesi için bu faktörlerin sağlıklı ve yeterli olması gerekmektedir.

Vücudunuzun, kalsiyum ve fosfor seviyelerini korumak için D vitaminine ihtiyacı vardır ve bu da bebeğinizin kemiklerini ve dişlerini oluşturmanıza yardımcı olur.

D vitamini eksikliği gebelikte sık görülür. Yetersiz D vitamini, yenidoğanlarda anormal kemik büyümesi, kırıklar veya raşitizmlere neden olabilir.

Bazı çalışmalar D vitamini eksikliğini gestasyonel diyabet, preeklampsi, preterm doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi yüksek gebelik komplikasyonları riski ile ilişkilendirir ancak bu bağlantıları doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. D vitamini eksikliğinin belirtileri ince olabilir. Çürüklere neden olabilecek ağrılı kaslar, güçsüzlük, kemik ağrısı ve yumuşatılmış kemikler olabilir. Hiçbir belirtisi olmayan bir vitamin D eksikliğine de sahip olabilirsiniz.

D vitamini dozajı tartışma konusu. Tıp Enstitüsü halihazırda hamile ya da emziren olmasa da, tüm kadınların 600 uluslararası birime (IU) vitamin D ya da 15 mikrogram (mcg) aldığını önermektedir.

IU’nun yeterli olabileceğini, ancak bazı insanlar – hamile ve emziren kadınlar dahil – 1,500 ila 2,000 IU vitamin D’ye ihtiyaç duyabilir.


Antalya Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!