1-DOĞUM KONTROL HAPLARI (OKS):Kadınlarda her ay olan düzenli yumurtlama olayını baskılayarak ve rahim ağzındaki mukus sıvısını kalınlaştırarak sperm geçişini zorlaştırma sonucunda gebeliği önler. Bu ilaçlar ailede meme kanseri öyküsü olmayan, damar, kalp hastalığı yada pıhtılaşma bozuklukları olmayan, sigara kullanmayan(bilhassa 35 yaşından sonra) bayanlarda tercih edilebilir. Düzenli kullanıldığında istenmeyen gebelik riski 1-5/1000 civarındadır. Adetin ilk günü başlanır ve aynı saatlerde 21 gün boyunca alınır, daha sonra 7 gün ilaca ara verilir, tekrar yeni kutuya başlanır. Doğum kontrol haplarının yumurtalık kanseri, rahim kanseri ve barsak kanserini önleyebildiği gösterilmiştir. 10 yıldan fazla süre kullanımında meme kanseri riskini çok az oranda arttırdığını gösteren çalışmalar vardır. İlave yararlar olarak adet sancılarını, kıllanmayı ve yumurtalık kistlerini tedavi etme özelliği vardır. Kilo artışına neden olan ve olmayan formları mevcuttur. Günümüzde çok düşük dozlarda kullanımıyla bu gibi olumsuz etkileri azaltan yeni preparatlar mevcuttur.

2- SPİRAL (RAHİM İÇİ ARAÇ) : Rahimin içine yerleştirilen ve döllenmiş yumurtanın yerleşmesini önleyebilen bir doğum kontrol yöntemidir. Bu sebeple acil doğum kontrol yöntemi olarak da korunmasız cinsel ilişkiden sonra ilk 3-5 gün içinde yerleştirilerek gebelik oluşumunu önleyebilmektedir. Ülkemizde dünyanın aksine en popüler ve en çok kullanılan yöntemdir.

İlaçlı (5 yıllık,MİRENA) ve bakırlı,altınlı (5 ve 10yıllık) tipleri piyasada mevcuttur. Takılma işlemi uzman ellerde olmalı ve yerleştirildikten sonra ve 1 ay sonra ultrason ile yerleşimi değerlendirilmelidir.

Normal tip spirallerde ilk 3 ay kasık ağrısı, ve kanama miktarı ve süresinde artış yapabilir. 3 aydan sonra da adet kanamasının miktar ve süresini 2 katından fazla arttırır ise çıkartılması düşünülebilir.Bazı kimselerde yan etki olarak aşırı kanamaya bağlı kansızlık(anemi),kasık ve bel ağrıları, akıntı, pelvik inflamatuar hastalık nedeni olabilmektedir.Bu gibi nedenlerle sadece uzman ellerde ve takılması uygun olan kadınlara (hiç doğum yapmayanlarda uygun olup olmadığına doktor karar verecektir) uygulanmalıdır.

Bu spiralin ilaçlı tipi olan MİRENA’da ise özellikle 2-4 aydan sonra kanama aksine azalır. Adet sancılarını ve adet kanamalarını azaltıcı etkisi de vardır. Son zamanlarda kansızlık yapan, aşırı kanaması olup incelemede başka önemli sebepler bulunmayan, sancılı adetleri bulunan, hatta hormonal kanamalı rahimiçi zarı hastalıkları bulunan menopoz civarı hastaların bazılarında bu spiral koruyucu etkisi ile birlikte ilaç tedavisi yerine de tercih edilmektedir.Yine rahim duvarı urları olan myomların da büyümesini yavaşlatıcı-durdurucu etkileri de tespit edilmiştir.

3-KOL ALTI İMPLANTI(İMPLANON):Hormonlu doğum kontrol yöntemlerinden biridir.Sol kolun üst iç tarafına ve cilt altına cerrahi yolla yerleştirilen 4 cm uzunluğunda ve 0,5 cm eninde bir çubuktur. Günlük belli bir dozda gebelik hormonu salgılar. Estrojen içermez. Takıldıktan 6 saat sonra etkisi başlar ve 3 yıl boyunca korur. Ara kanamalar, lekelenmeler yapabilir ve %20 hastada adeti keser.Gebelikten % 100 'e yakın bir oranda korur. Uygun vakalarda denenebilir.Herhangi bir problem olduğunda istenildiği an çıkarılabilir. Takılması ve çıkarılması lokal anestezi ile olup özel eğitim gerektirir ve birkaç dakika zaman alır.Çıkarıldıktan itibaren 1 hafta içinde doğurganlık geri döner. Kadınlarda mevcut olan adet sancılarını %88 oranında geçirmektedir.

4-AYLIK İĞNE(MESİGYNA):Doğum kontrol hapının parenteral formudur. Estrojen(kadınlık hormonu ) ve progesteron( gebelik hormonu) içerir.28-33 günde bir kalçadan iğne yapılır. Bu yöntemde de ara kanama riski vardır. Doğum kontrol hapı gibi düzenli adet siklusu sağlamaz.Doğum kontrol haplarına benzer yan etkiler olabilir.

5-ÜÇ AYLIK İĞNE (DEPO PROVERA):3 ayda bir kalçadan uygulanan MPA hormonu içeren bir kontraseptiftir. Özellikle yeni doğum yapmışlarda ve emzirenlerde uygundur. Dezavantajları ise sık ara kanama yada aşırı kanamaya yol açabilmesidir. 3-4 seferden fazla yapılırsa da adeti kesebilmekte ve bazı kadınlarda bıraktıktan sonra eski hale dönüş zor veya uzun sürede olmaktadır.Doğum kontrol haplarına benzer yan etkiler olabilir.

6-PREZERVATİF(KONDOM,KILIF):Talimatına uygun olarak cinsel ilişkinin başından itibaren kullanıldığında güvenli bir yöntemdir.

7-VAJİNAL KREM, JEL, KÖPÜKLER VE VAJİNAL CUP(KADIN KONDOMU):Krem ve jeller yeterince güvenli olmayıp kadın kondomu ise yurdumuz koşullarında satılmamaktadır.

8-TÜP BAĞLANMASI (LİGASYONU):Geri dönüşümsüz bir yöntem olarak bilinmekle birlikte, iyi ellerde hasara bağlı olarak tüpler yeniden %70-90 başarılı açılabilmektedir, ancak dış gebelik oranı arttığından geri dönüşüm önerilmez.

9- VAZEKTOMİ: Erkeklerde uygulanan bir kısırlaştırma yöntemidir. Nonscalp vazektomi denen bir yöntem sık tercih edilmekte olup,kanamasız ,neştersiz,dikişsiz,ağrısız,lokal anestezi ile uygulanan 15 -20 dk zaman alan bir yöntemdir. Geri dönüşümü yoktur.İşlemden sonra 30-40 boşalmaya kadar (veya en az 3 ay) ek korunma yöntemi gerekmektedir.

10-NUVARİNG: Hazneye(ilişki olan kanala) yerleştirilen bir halka olup orada 3 hafta boyunca bırakılıp bir hafta ara verdikten sonra tekrar takılır..İlişkiyi etkilemediği söylenmektedir.Ülkemizde satışı başladığı takdirde ayrıntılı bilgi verilecektir.

11-ERTESİ GÜN HAPI: Ancak acil durumlarda mecburen geçici olarak kullanılan ve garantili olmayan bir yöntem olup içerdiği yüksek dozda hormonlar nedeni ile yan etkileri de yüksektir.Kazara korunmasız ilişkiden 72 saat içinde alındığında bir süre sonra adet düzeni dışında kanama yaparak gebeliğin yerleşmesini önler.Adet düzensizlikleri ve yan etkileri nedeni ile ancak nadiren zorunlu hallerde kullanılmalıdır:Bir doğum kontrol yöntemi değildir!!

Acil durumlarda korunmasız cinsel ilişkide bulunulduktan sonra,
Kullanılan doğum kontrolunun başarısız olma ihtimaline karşı (prezervatifin yırtılma, delinme, yerinden çıkması gibi ) tecavüz vakalarında kadının gebe kalmasının engellenmesi amacı ile oluşabilecek muhtemel gebeliğin önlenmesinde uygulanır.

Korunmasız cinsel ilişkiden sonra ilk 72 saat içinde yüksek doz östrojen ve progesteron hormonu içeren hap ağız yoluyla alınır. Bu haplar rahim iç zarının özelliğini bozarak döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşimini engeller. 12 saat içinde doz tekrarlanır, eğer adet gecikmesi olursa gebelik araştırılmalıdır . Eczanelerde değişik isimlerde reçetesiz olarak satılmaktadır. Koruyuculuk oranı ilk 24 saat içinde alınırsa %95, ikinci gün %85, üçüncü gün %58(?) dir, 72 saat sonunda koruyuculuğu düşüktür.

Ertesi gün hapları ancak çok özel durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir ve yüksek doz hormon içeriklerinden dolayı tüm hormonal ve adet düzenini etkileyebileceklerinden alışkanlık haline getirilmemelidir. Yüksek doz östrojen içerdiği için doğum kontrol hapı kullanması sağlık açısından sakıncalı olan kişilerde tehlikeli olabilir. Ayrıca koruyuculuğunun %100 olmadığını bilmek gerekir. Oluşmuş bir hamilelik üzerine etkisi yoktur, yani düşüğe sebep olmaz. Mide bulantısı, kusma, meme hassasiyeti, baş ağrısı, karın ağrısı ve lekelenme tarzında kanama gibi yan etkiler görülebilir.

12-''Kürtaj '' gebelikten korunma yöntemi olarak düşünülmemelidir.Ancak tüm tedbirlere rağmen gerçekleşmişse ve gebelik istenmiyorsa, güvenilir ortamda ,uygun zamanda ve şartlarda korkmaya gerek yoktur.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!