Geçmişe takılıp kalanlardan mısınız ?
Geçmişe takılıp kalanlardan mısınız ?

“Geçmişte yaşadığım olayları unutamıyorum”

“En mutlu olduğum zamanlarda aklıma geçmişim geliyor, keyfim kaçıyor”

“Geçmişime takılıp kaldım, olanları affedemiyorum”

diyenlerdenseniz, bu yazı tam size göre.

Geçmişte yaşadığımız kötü olaylar öyle kolayca aklımızdan silinip gitmez. Hatta bu olayları “unutmaya çalışmak” onları daha fazla hatırlamamıza neden olur. Bu olaylar geceleri uykumuzu kaçırıyor, günlük işlevselliğimizi bozuyor veya “an”a odaklanmamızı zorlaştırıyorsa bir “takıntı hastalığı”ndan bahsetmek bile mümkündür.

Geçmişte yaşanılan kötü olayları hatırlamak aynı zamanda öfke, kin, suçluluk, pişmanlık, üzüntü gibi pek çok olumsuz duygunun bizi ziyaret etmesine neden olur.

Kabul etmek gerekir ki, hayatın her anında muhakkak bizde negatif duygular oluşturacak kötü sürprizler ve olaylarla karşılaşacağız. Kötü durumların olmasını engelleyemiyorsak ne yapabiliriz? Öncelikle söylemeliyim ki önemli olan olayın “kendisi” değil, onu nasıl “algıladığımız”dır. Sonuçta her türlü kötü yaşanmışlık bizde derin ve acı izler bıraktığı gibi aynı zamanda bizi güçlendirir de. Depremde yıkılan bir binanın yerine, yıkılmış evden çok daha sağlam bir ev dikilir. İnşa edilmiş bu yeni ev, artık gelecek olan depremlere karşı hazırdır. İşte hayat da böyledir, yaşadığımız acılar bize ders verir, aynı hataları tekrar yapmamamızı sağlar. Daha olgun, daha dik ve tecrübeli olmamıza zemin hazırlar.

Bu acılara takılmadan nasıl atlatır da günlük hayatımıza devam ederiz?

-İlk aşama yaşadığımız olayı kabul etmek ile başlar. Kabul etmek, onaylamak anlamına gelmez. Kabul etmek; hatalar için sorumluluğu almak, hayatla barışmak, olgunlaşmak , kötü sürprizlere hazırlıklı olmaktır aynı zamanda. Geriye dönmek, olayı tekrar değiştirmek mümkün olamdığından; kabullenmek bizi daha iyi hissettirir ve gerçekle bağdaştırır.

-İkinci olarak yapacağımız şey olayla ilşgili algılarımızı düzenlemektir. Olayı, olayın olduğu zamandaki halimiz, yaşımız, ortamımız, yaşadıklarımız ile değerlendirmemiz gerekir. “O zamanda yapılacak en iyi şey boşanmaktı” şeklinde düşünmek; hem durumu daha gerçekçi yorumlamanıza hem kendinize haksızlık etmemenize neden olur.

-Bir sonraki adım “kontrol” kavramı üzerine düşünmektir. Eğer kontrol edemediğiniz bir durumdan dolayı acı çektiyseniz (kaldırımda yürüken araba çarpması gibi), sorumluluğun ve hatanın sizde olmadığı, yaşam üzerinde kontrol sağlamanın zor olduğu üzerine düşünebilirsiniz.

Bütün bu adımları yapmakta zorlanıyor ya da kendinizi yapamayacak güçte hissediyorsanız, derhan bir uzmandan yardım alın ve geçmişteki acılarınızla yüzleşin.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!