Genç yaşta en sık rastlanan  ürolojik kanser: testis kanseri
Genç yaşta en sık rastlanan ürolojik kanser: testis kanseri

TESTİSİN GÖREVLERİ NELERDİR:

Testisler, erkeklerde skrotum dediğimiz tobanın içerisinde bulunan sperm hücrelerini üreten ve testosteron dediğimiz erkeklik hormonunun salgılayan vücudumuzun genital organıdır. Testisler büyüklükleri kişiden kişiye değişen yapılardır. Ortalama her biri 20-30 gram ağırlığındadır, uzunluğu 4-5 cm , kalınlığı ise 2-2,5 cm kadardır.

TESTİS KANSERİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR:

Genel toplumda yaygınlık olarak bakıldığında testis kanseri her 100.000 erkekte 6-11 oranında görülür. Erkek kanserler arasında görülme oranı %1-%1,5 civarındadır.

TESTİS KANSERİ GÖRÜLEN HASTALARIN YAŞ PROFİLİ

Testis kanseri, sık görülmemesine rağmen 15-35 yaş arası erkekleri etkilemesi ve son 30 yılda tüm dünyada görülme sıklığının artması nedeni ile önem arz etmektedir. Ama, Son yıllardaki bu artışın aksine testis kanserine bağlı ölüm oranlarında ciddi düşüş görülmektedir.

TESTİS KANSERİNE ÖZEL RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR

Testise özel risk faktörleri, ailesinde testis kanseri öyküsünün olması, diğer testiste testis kanseri öyküsü, erkek kısırlığı (infertilite), inmemiş testis öyküsünün olması, testiküler mikrolitiyazis gibi faktörler sayılmaktadır.

TESTİS KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR:

Genellikle hastalar tek taraflı ağrısız sert kitle ile başvururlar. Aksi ispat edilinceye kadar ağrısız skrotal sertlik, iltihabi bir durum öyküsü olmadıkça testis tümörü olarak kabul edilip ona göre hareket edilmelidir. Sırt ve yan ağrısı %11 olguda görülür.

TESTİS KANESERİNİN TANISI NASIL KONULUR:

Fizik muayenede testiste kitle saptanan olguda, yapılacak ilk radyolojik değerlendirme ultrasondur. Fizik muayene, ultrason ve kanda tümör markerleri ile %90 tanı konulur. Bazen, kesin tanı ve evrelendirilme için MR, PET-CT, kemik sintigrafisi gibi görüntüleme yöntemlerine de ihtiyaç olabilir.

TEDAVİ AŞAMALARI VE TAKİBİ NASIL YAPILIYOR?

Doğru hastaya uygun tedavi ile yüksek başarı sağlanabilir

Testiste ele gelen bir kitle saptandığı takdirde, tetkiklerle aksi ispat edilmediği sürece, bu kitlenin bir tümör olduğu kabul edilip, tedaviye bu şekilde başlanmaktadır. Vakit geçirmeden hastalıklı testisin alınması ve gerekli patolojik incelemenin yapılıp, tanının kesinleştirilmesi gerekmektedir. Tüm testlerin ve patolojik incelemenin sonucuna göre hastalığın hangi evrede olduğu ve hücre yapısına göre değişiklik gösteren alt tipleri tanımlanmaktadır. Elde edilen sonuç doğrultusunda “kemoterapi” veya “radyoterapi” gibi ek bir tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığı belirlenmektedir.

Ameliyat sonrası tümörün evresine ve tipine göre iyi bir takip yapılmalıdır. Diğer kanser tiplerinde de olduğu gibi; erken tanı ve kısa sürede yapılan uygun tedavi ile başarı şansı çok yüksektir.

TESTİS KANSERİ OLAN HASTA ÇOCUK SAHİBİ OLABİLİYOR MU?

Testis kanseri olan hastalar çocuk sahibi olabilir. Tanı konulduktan sonra ileri tedavi ihtiyaç olunca problem yaşanmaması amacı ile sperm dondurma yöntemlerini öneriyoruz. Genellikle, kemoterapi sonrası en az 2 yıl doğal yolla çocuk sahibi olunması önerilmez.

GENÇ ERKEKLERE BU KONUDA MESAJINIZ:

Testis kanseri nadir görülmesine rağmen, 15-35 yaş arasında en sık görülen kanser olması nedeni ile önemli bir halk sağlığı problemidir. Kendi kendine testis muayenesi testisteki kitleni erken fark edilmesini sağlayan, uygulanması son derece basit bir yöntemdir.Erken tanı ile testis kanseri daha erken evrede tespit edilebilmekte, bu sayede uygulanacak tedavi daha az toksik ve hayat kurtarıcıdır. Bu konuda halkın bilinçli olması önem arz etmektedir. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır.


Ankara Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!