Göz tansiyonu nedir? Normal değeri ne olmalıdır?

Göz tansiyonu, göz küresi içinde göziçi sıvısı tarafından oluşturulan basıncın ifadesidir. Genellikle 9-22 mmHg arası normal tansiyon kabul edilmekle beraber aslında göz tansiyonu kişiye özgü (bireysel) bir değerdir. “Normal” göz tansiyonu o kişinin görme siniri üzerinde hasar oluşturmayan basınç değeridir. Bu değer bazen normal kabul edilen sınırların içinde, bazen dışında olabilir. Göz tansiyon ölçümünde yüksek bir değerin tespit edilmesi o kişinin kesinkes glokom hastası olduğu anlamına gelmez. Glokom oluşabilmesi için göz tansiyon yüksekliğinin görme sinirini zedelenmesi gerekir. Bunu değerlendirecek olan glokom uzmanınızdır.

Glokom hastalığının belirtileri nelerdir? Göz tansiyonumun yükseldiğini anlayabilir miyim?

Glokom, belirtiler yönünden 3 gruba ayrılabilir.

Belirtisiz glokom: Hastanın göz tansiyonu ile ilgili hiçbir şikâyeti yoktur, ağrı ya da görme azalmasından yakınmaz. Başlangıç dönemlerinde görme alanında kayıp oluşmaz ya da fark edilemez. Mevcut görme bulanıklığı, uyum zorluğu, karanlığa alışmada gecikme olması gibi belirtilerin pek çok göz hastalığında da olabileceği bilinmelidir.

Belirtili glokom: “Akut glokom krizi” de denir. Hastada aniden başlayan çok şiddetli ağrı, gözde aşırı kanlanma, kapaklarda şişme, görmede ileri azalma, ışıklar çevresinde halkalar görme gibi göz belirtilerinin yanı sıra çok şiddetli baş ağrısı ve bulantı, kusma gibi şikâyetleri de olabilir.

Bebek glokomu: Bu yaş grubunda gözde büyüklük, ışıktan aşırı rahatsızlık, kapakların sıkıca kapatılması ve aşırı sulanma gibi belirtiler olabilir.

1 aylık bebeğimin neden bir gözü diğerinden daha büyük?

Bebeğinizde “doğumsal göz tansiyon hastalığı” olabilir. Anne babası akraba olan ve ailede görmeyen yakını bulunan, bir ya da iki kardeşi glokomlu doğan bebeklerde doğumsal glokom görülebilir. Göz tansiyonunun anne karnında artması henüz yumuşak olan göz küresinin dış kabuğunun genişlemesine neden olur. Bu bebekler büyük gözlü (halk arasında öküz gözü de denir) doğarlar. Ancak göz sadece büyük değildir, mavimsi bir rengi vardır, göz içindeki yapılar (gözün renkli tabakası, göz bebeği) rahat seçilemez. Işıktan kaçarlar ve gözleri aşırı sulanır, sıkıca gözlerini kapatırlar. Bu belirtileri gösteren bebekler doğumsal göz tansiyonu olup olmadığının öğrenilmesi için mutlaka uyutularak (genel anestezi altında) muayene edilmelidirler. Başka hastalıkların varlığı ayırıcı teşhiste değerlendirilir ve göz tansiyonu kesinleşirse mutlaka bir an önce müdahale edilmelidir.

Glokom tanısı nasıl konur?

Bir hastada glokomun varlığı demek o hastada göz tansiyonunun (genellikle) 22 mmHg ve üzerinde olduğu, ayni zamanda görme sinirinin zedelendiği anlamına gelir. Görme sinirinin incelenmesi sinirin hem yapısında hem de fonksiyonundaki değişikliklerinin araştırılmasını gerektirir. Bu amaçla değişik yöntemler kullanılarak hastanın göz tansiyonu ölçülmeli, görme alanı tetkiki yapılmalı, görme siniri gözle görülmeli, gerekli görüldüğü durumda özel cihazlar kullanılarak taranmalı ve glokom bulguları araştırılmalıdır.

Göz tansiyonum yüksek çıktı ama kornea tabakamın kalın olduğu söylendi. Bu ne demektir?

Göz tansiyon ölçümü glokom tanısında çok önemlidir, gereklidir ancak yeterli değildir. Çünkü göze ait bazı yapısal özellikler göz tansiyon ölçümlerinde hataya neden olabilir. Bunlardan en çok bilineni ön mercek tabakası (kornea)nın kalınlığındaki değişikliklerdir. Doğumsal olarak kornea dokusu olması gerekenden kalın olursa ölçülen göz tansiyonu değerleri de olduğundan yüksek çıkar. Bunun tersi de doğrudur, ince kornealı insanlarda göz tansiyonu yanlış olarak düşük ölçülebilir. Bu durum özellikle glokom açısından risktir ve glokomun gizlenmesine, tanının gecikmesine neden olur. Bu nedenle kornea kalınlığını ölçen özel cihazlar (pakimetri) kullanılarak bu kalınlık değerleri ölçülmekte ve değerlendirilmektedir.

3 yıl önce miyop ameliyatı geçirdim. Göz tansiyonum 18 çıktı, göz doktorum dikkatli ol dedi. Bu değer normal değil mi?

Miyop ameliyatları (Lasik) kornea tabakasını incelterek miyopu düzeltirler. Kornea dokusunun incelmesi durumunda özellikle hava püskürtmeli göz tansiyon ölçüm cihazları göz tansiyonunu olduğundan çok daha düşük ölçerler. Eğer ailede glokom öyküsü var ise, ya da görme siniri üzerinde glokom şüphesi uyandıracak sinir değişiklikleri görülürse mutlaka göz tansiyonu akla gelmelidir. Bu durumda göz tansiyonunu kornea kalınlığını dikkate almadan ölçen özel ölçüm cihazları geliştirilmiştir (Örn Pascal tonometresi gibi). Bu cihazları kullanılarak miyop ameliyatı geçirmiş ve korneası incelmiş hastalarda daha doğru göz tansiyonu ölçümleri yapılabilir.

Göz tansiyonu 20 nin altında olursa glokom olmaz mı?

Hayır, olabilir. Bu 3 şekilde mümkündür;

Hastanın kornea tabakası incedir, ölçüm yanlış yapılmıştır

Özellikle glokom hastalarında göz tansiyonları gün içinde büyük oynamalar gösterebilir (diürnal dalgalanma). Ölçüm düşük olan döneme rastlamıştır.

Normal (düşük) basınçlı glokom olabilir, burada görme siniri üzerinde olan hasarın nedeni artmış göz içi basıncı değil görme sinirini besleyen kılcal damarlarda kan akışındaki yetersizliktir.

Göz tansiyonum yüksek olmasına rağmen göz doktorum bana “ Sende glokom yok ama oküler hipertansiyon var” dedi ve ilaç vermedi. Ben ilaç kullanmalı mıyım?

“Oküler hipertansiyon” göz içi basıncının normal değerlerin üstünde seyretmesi ancak görme sinirinde zedeleyici bir etkinin olmaması durumudur. Hastada normal bir görme alanı ve görme sinir başı görünümü vardır. Bu duruma en sık olarak kornea dokusunun kalın olması neden olur. Bu hastaların gelecekte glokoma dönüşümü düşük olasılıktır dikkatle takibi gerekir, ilaç başlanmaz. Fakat kornea dokusu ince ölçülürse ve göz tansiyonu çok yüksek değerlere çıkarsa, ailede glokom öyküsü varsa bu tip hastalar yüksek riskli gruba girerler ve glokom hastası gibi ilaç tedavisi başlanır.

Ailemde görme kaybına kadar giden glokom hastaları var, benim göz tansiyonum sınırda ne yapmalıyım?

Özellikle anne, baba, kardeşler gibi 1. derece yakın akrabaların glokom hastası olması göz tansiyon hastalığı gelişme ihtimalini çok arttırır. Bu nedenle daha yakın takipte olmanız ve sadece göz tansiyonu değil görme alanı muayenesi, göz sinir taraması gibi erken teşhis yöntemleri ile izlenmeniz gereklidir.

25 yaşındayım, glokomun ileri yaşlarda olduğunu duydum, bende göz tansiyonumu ölçtürmeli miyim?

Glokomun belirli bir yaştan sonra sıklığının arttığı doğrudur ancak bu daha erken yaşlarda glokom olmayacak anlamına gelmez. Özellikle tanı yöntemlerinin artışı ve insanların daha erken göz doktorlarına gitmesi genç yaşlarda da glokom olabileceğini göstermiştir. Özellikle çeşitli doğumsal glokomlar gençlik döneminde tespit edilebildiği gibi, pigmenter glokom gibi sonradan gelişen glokomlarda olabilir. Bu nedenle her göz muayenesinde göz tansiyonları ölçtürülmeli, görme sinirine baktırılmalı ve şüphe duyulduğunda mutlaka bir glokom uzmanından yardım istenmelidir.

Glokom için sinsi bir hastalıktır denir. Doğru mu?

Evet doğrudur. Özellikle sık rastlanılan belirtisiz (açık açılı) tipinde hastanın göz tansiyon artışını hissetmesi genellikle mümkün değildir. Erken devrede görmede değişiklik yapmaz, ağrı veya benzeri göz şikâyetine neden olmaz. Ancak çok ileri teknikler kullanıldığında (bilgisayarlı görme alanı muayenesi veya görme siniri taraması) görme siniri zedelenmesi erkenden tanınabilir. Bu nedenle göz tansiyon ölçümünde bir şüphe duyulursa mutlaka bir glokom uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Bilinmelidir ki glokom tedavi edilebilir ancak kayıplar geri getirilemez.

Glokom tedavisi nasıl yapılır?

Glokom tedavisindeki ana ilke mevcut olanı korumaktır. Yani görme siniri üzerinde bir hasar yok ise hasar oluşumunu engellemek, eğer hasar var ise bu hasarın artışını önlemektir. Bu amaçla günümüzde çeşitli tedavi seçenekleri vardır. Öncelikli tedavi ilaç kullanımı olup göz tansiyonunun istenilen düzeye (hedef basınç) indirmek amaçlanır. Ayrıca çeşitli laser ve cerrahi tedavi seçenekleri de uygulanabilir. Gelecekte görme sinirinin korunmasını amaçlayan çeşitli tedaviler gündeme gelecektir.

Glokomda kullanılan ilaçların yan etkileri var mıdır?

Tüm glokom ilaçlarında göze ve vücuda ait az ya da çok yan etkiler görülebilir. Astım krizi tetiklenmesi, kalb atım hızında azalma, kalb blogunda artış riski, cinsel istek azalması, vücut tansiyonunda düşme, halsizlik, aşırı idrar çıkarma, iştahsızlık, ağızda acı tat gibi sistemik yan etkilerin yanı sıra gözde kanlanma, kızarma, kirpik uzaması, göz renginde koyulaşma (özellikle mavi-yeşil gözlerde), gözde sık uçuk çıkması, kapak çevresinde koyulaşma gibi göze ait yan etkiler olabilir. Ancak unutulmaması gereken bu ilaçların göz tansiyonunun düşürülmesi amacıyla verildiği ve kullanılmadığında ciddi görme kayıplarının olabileceğidir. En uygun ilaç seçimini glokom uzmanınız yapacaktır.

Glokom laser ile tedavi edilebilir mi?

Glokom tedavisinde laser çeşitli amaçlarla kullanılabilir. En sık kullanım amacı dar açılı denilen gözlerde glokom krizini önlemek ya da glokom krizi geçirmişse tekrarını önlemek amacıyla gözün renkli tabakası üzerine delik açılmasıdır. YAG laser iridotomi olarak bilinen bu yöntem koruyucu amaçla da yapılabilir. Açık açılı glokomda laser uygulamaları genellikle geçici etkiye sahiptir, ancak Selektif Laser trabeküloplasti(SLT) yöntemi uygun seçilmiş gözlerde oldukça başarılı sonuçlar verir.Ayrıca göz tansiyonu çok yüksek, görmesi ciddi ölçüde zarar görmüş, ağrılı gözlerde tansiyonu düşürmek amacıyla diot laser tedavisi uygulanabilir.

Glokom ameliyatı var mıdır?

Evet, elbette. Glokom hastalığının tedavisinde ilaç yeterli olmadığında ve görme siniri üzerinde ilerleyici hasar oluştuğunda cerrahi tedavi gerekir. Bu tedavinin ana ilkesi göz içindeki basınç yaratan fazla sıvının bir yarık (kanal) aracılığıyla göz zarı altına yayılması ve gözü terk etmesidir. Böylece görme siniri aşırı tazyikten kurtulmuş olur.

Glokom ameliyatını görmeyi azalttığını duydum, doğru mu?

Hayır. Eğer konunun uzmanı tarafından kurallarına uygun bir ameliyat yapılacak olursa görme etkilenmeyecektir. Ancak göz içi sıvısında ve basıncındaki değişikliklerinden ötürü hastada eğer mevcut bir katarakt varsa gelecekte bunun daha hızlı ilerlemesi mümkün olur ve görme katarakt artışına bağlı azalabilir.

Glokom ameliyatı oldum, ancak yeniden ilaç başlandı. Acaba ameliyatım başarısız mı oldu?

Uygun zamanda, ehil ellerde başarı ile yapılmış bir glokom ameliyatı göz tansiyonunu arzulanan düzeye indirebilir ve hasta ilaç kullanmaktan kurtulabilir. Ancak bu durum biraz da hastanın yapısal özelliklerine bağlıdır. Gözde açılan kanal (yarık) vücut tarafından bir yara gibi görülür ve tüm vücut yaralarında olduğu gibi bu kanalda iyileştirilmeye çalışılır. Eğer yara kapatılırsa kanal tıkanır ve tansiyon artabilir. Bu kanalın uzun süre açık kalışı hem ameliyat esnasında göze az zarar verilerek hem de bazı özel ilaçların kullanımı ile mümkündür. Yaklaşık 5 yıllık takiplerde kanalın %70-80 oranında açık kaldığı bilinmektedir. Ancak yine de glokomda tek ameliyatın bazen göz içi basıncını yeterli düşüremeyeceği 2. hatta 3. ameliyatın gerekebileceği bilinmelidir.

Gözümde hem katarakt hemde glokom olduğu söylendi, ben ameliyat olabilir miyim?

Eğer bir hastada hem glokom hem de katarakt var ise tedavinin ne olacağını glokomun ciddiyeti belirler. İlerlemiş, ilaç tedavisine yeteri kadar yanıt vermeyen gözlerde öncelik mutlaka glokom cerrahisinin olmalıdır, katarakt ameliyatı 3-4 ay sonra yapılabilir. Tek ilaçla kontrol altında tutulabilen, görme alanında fazla kaybı olmayan, görme siniri üzerinde ilerleyici hasarı bulunmayan erken devre glokomlu gözlerde görmeyi aşırı bozan katarakt tek başına ameliyat edilebilir. Her iki ameliyatın ayni anda yapılması genellikle nadirdir ve ancak yaşlı, 2 ardı ardına ameliyatı kaldıramayacak, hem glokomu ciddi hem de görmesi katarakttan iyice azalmış, göz sinirinin takibi yapılamayan hastalarda düşünülür.


İstanbul Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!