Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (emdr)
Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (emdr)

Hayatımız hep mutluluk ve keyif içinde devam etsin isteriz. Kim istemez ki? Ancak hayat içinde mutluluklar, sevinçler kadar üzüntüleri ve acıları da içinde barındırır. Önemli olan hayatın bu sıkıntılı dönemlerinde de kendimizi desteklemeyi başarabilmemizdir. Bazı durumlarda bu zorlu zamanları atlatabilmeyi başarabiliriz. Diğer taraftan öyle durumlar vardır ki; kişi kendisini tehdit altında hisseder. Kontrolü kaybetmiş gibidir. Hissettiği olumsuz duyguların üstesinden gelemeyeceğin düşünür ve bu yükü kaldıramaz hale gelir. Bu tarz olumsuz yaşantılar psikolojik travmalardır. Buradaki kilit nokta kişinin başına gelen olumsuz olayların yarattığı sıkıntıların, onun baş edebilme gücünün üstünde olmasıdır.

EMDR bu tarz olumsuz yaşantılarla baş etmede kısa ve etkili bir terapi yöntemidir.

EMDR nedir?

Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

Bu terapi tekniği, kişinin geçmişinde yaşadığı travma, duygusal sorunlar, (endişe, suçluluk duygusu, öfke, taciz, doğal afetler, çocukluk dönemi üzüntüleri vb.) bazı depresyon çeşitleri, fobi ve yas gibi rahatsızlık veren durumlardan kalıcı olarak arınmasında oldukça etkindir.

EMDR Nasıl Etki Ediyor?

EMDR teorisinin altyapısını oluşturan Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre beyin, fizyolojik temelli bir sistemle, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşir. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşir. Edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış olur. Bu sistem normal çalıştığında ruh sağlığını ve insan gelişimini öğrenme yoluyla desteklediği için adaptif, uyumlu bir mekanizma olarak kabul edilir.

Travmatik veya çok fazla rahatsız eden olaylar yaşandığında bu sistem bozuluyor gibi gözükmektedir. Yeni bilgi işlenip mevcut anı ağına entegre olmaz. Deneyimi anlamlandırabilmek için anı ağlarındaki işlevsel bilgilerle bağlantı kurulamaz ve akıl sağlığına uygun sonuçlar çıkarılamaz. Sonuç olarak öğrenme gerçekleşmez. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları yaşandığı haliyle depolanır. Bu nedenle bugün yaşanan bazı durumlar bu izole kalmış anıları tetiklerse, kişi o anının bir kısmını ya da bütününü yeniden yaşar gibi etkilenir.

EMDR’ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden ve izole bir şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, semptomları, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi önemli travmaların yanı sıra, başta çocukluk çağı olmak üzere her yaşta yaşanan ve etkisi travmatik olan her tür yaşantı; günlük hayatta aile, okul, iş çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, şiddete maruz kalmalar, aşağılanmalar, reddedilmeler, ihmal ve başarısızlıklar işlenememiş anılar arasında yer alabilirler.

EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür. EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlar.

EMDR’ın Kullanım Alanları Nelerdir?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Taciz
Doğal afetler
Psikolojik şiddet
Panik Bozukluk
Depresyon
Kaygı Bozuklukları
Uyku Bozukluğu
Kişilik Bozuklukları
Beden Ağrısı Bozuklukları
Kronik Ağrılar
Bağımlılıklar
Ergenlik Sorunları
Kekemelik
Tikler
Fobiler
Korkular
Yas
Performans Kaygıları
Performans ve Yaratıcılık Geliştirme
Öğrencilerde Sınav Kaygısı

Kimler EMDR Tedavisi Uygulayabilir?

EMDR Ancak Uluslararası EMDR Enstitüsü (EMDR Insititute) tarafından açılan iki düzey sertifikalandırılmış eğitimi tamamlamış ve süpervizyon çalışmalarına katılmış ve sertifika almış psikoterapistler tarafından uygulanabilmektedir


Ankara Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!