Hamileliğiniz: 13. hafta

Bebeğiniz nasıl gelişiyor:

Bebeğiniz neredeyse 7,5 cm uzunluğundadır ( bir istavrit balığı büyüklüğünde) ve ağırlığı yaklaşık 28 gramdır. Bebeğinizin minicik parmak uçları üzerinde parmak izleri şekillenmiştir, damarları ve organları hala incecik olan cildinde görünür niteliktedir ve gövdesi, vücudunun üçte birini oluşturan kafasını yakalamaya başlamaktadır. Kızınız olacaksa, yumurtalıklarında şimdiden 2 milyondan fazla yumurta vardır. . İkinci üç aylık döneminize girerken, bebeğinizin kritik gelişiminin büyük bir kısmı tamamlanmış olur ve düşük yapma olasılığınız oldukça azalacaktır.

Sizin hayatınız nasıl değişiyor:

Bu, ilk üç aylık döneminizin ( ilk trimester) son haftasıdır ve düşük yapma riskiniz, hamileliğin ilk safhalarına göre çok daha azdır. Sonraki hafta, sabah bulantısı ve yorgunluk gibi erken hamilelik semptomları yaşayan birçok kadın için rahatlama zamanı olan ikinci üç aylık dönem başlamaktadır Birçok kadın ,ikinci üç aylık dönemi " Gebeliğin balayı dönemi " olarak tarif eder. Doğum, hala aylarca uzaktadır fakat memeleriniz, süt akmaya başlamadan önce ve doğumdan sonraki birkaç gün boyunca bebeğinizi besleyen ve oldukça besleyici bir sıvı olan kolostrum üretmeye başlamıştır bile.

Gebelikte beslenme ile ilgili merak edilenler:

Her gün ne kadar daha fazla yemeliyim?

Hamileyken günlük olarak sadece 300 kalori civarı ekstra almanız, ortalama günde 1800 kalorilik bir beslenme sürdürmeniz gereklidir. Bu ekstra kalorileri sayın: Abur cuburdan uzak durun ve bunun yerine bir bardak su için, birkaç dilim tam buğday ekmeğiyle hazırlanmış tost ve meyve yiyin.

Yine de rakamlara fazla takılmayın. Sağlıklı gıda seçimleri yaptığınız sürece ve doktorunuz kilo alımınızdan memnun kaldığı sürece, fazla kalorileri dert etmeye gerek yoktur.

Tüketilmesi gereken bazı önemli besinler nelerdir?

Protein, demir ve kalsiyum, sağlığınızı koruyan ve bebeğinizin gelişimini destekleyen ve ihtiyacınız olan besinlerdir.

Protein: Günde 75-100 gram protein almayı hedefleyin. Yağsız etler, yumurta ve süt ürünleri ve ayrıca fındık, fasulye ve soya ürünleri iyi bir kaynaktır. Balık da iyi bir protein kaynağıdır ve ayrıca hayati öneme sahip omega-3 yağ asitlerini içerir.

Demir: Her gün 27 miligram demir almak, özellikle hamile kadınlar arasında yaygın bir sorun olan demir eksikliği anemisini önlemeye yardımcı olur. Vücudunuz, hayvansal ürünlerde yer alan demiri (hem adı verilir), bitkilerdeki demirden (hem olmayan demir adı verilir) daha kolay bir şekilde özümser. En iyi kaynak? Yağsız kırmızı et. Vejetaryenseniz ya da mideniz eti kaldırmıyorsa, ıspanak gibi sebzelerden ve mercimek gibi baklagillerden de bir miktar demir alabilirsiniz. Yine de bu kaynaklardan yeterince demir almak zor olduğundan , dokorunuz demir takviyesi tavsiyesinde bulunabilir. (İpucu: C vitamini, hem olmayan demir özümsemesini arttırdığı için C vitamini bakımından zengin besinleri yiyin – narenciye, çilek ve tatlı biber gibi – ve ayrıca et olmayan ve demir bakımından zengin besinleri alın ya da demir takviyenizi bir bardak portakal suyuyla yutun.)

Kalsiyum: Günde dört porsiyon süt ürünü, ihtiyacınız olan 1.000 mg kalsiyumu almanıza yardımcı olacaktır (18 yaşında veya altındaysanız, 1.300 mg). Bebeğiniz, kemiklerinin ve dişlerinin oluşması için kalsiyuma ihtiyaç duyar. Bu besinden yeterince almazsanız, ihtiyacı olanı sizin vücudunuzdan alır ve kemiklerinizde depolanan kalsiyumu kaybedersiniz.

Zaten gebelik vitamini alıyorsam, yine de yediklerime dikkat etmem gerekiyor mu?

Evet! Prenatal vitaminler diyetinizdeki beslenme boşluklarını doldurmaya yardımcı olabilir fakat bunun amacı, sağlıklı beslenmenin yerini almak değildir. Öncelikle, doğum öncesi vitaminleri, şu anda ihtiyacınız olan tam günlük kalsiyum miktarını içermez. Ayrıca sindirime yardımcı olması ve yaygın bir hamilelik şikâyeti olan kabızlığı önlemek için lif içeren bol bol taze meyve ve sebze yemeniz önemlidir. Aslında, dengeli beslenen sağlıklı bir kadınsanız ve özel risk faktörleriniz yoksa, uzmanların bir çoğu, multivitamin ve mineral takviyesi almaya ihtiyacınız olmadığını bile düşünebilir. Bununla beraber, hepsi, hamile kalmadan önce ve ilk üç aylık dönemde folik asit almanız gerektiği konusunda hemfikirdir ve ikinci ve üçüncü üç aylık dönemde demir almanın önemli olduğuna inanmaktadır.

Gebelikte artmış vajinal akıntı

Vajinal akıntım neden normalden daha fazla?

Hamilelik sırasında, önceden zaman zaman muzdarip olabildiğiniz kokusuz ya da hafif kokulu sütümsü bir sıvının daha fazla akması yaygındır. Bu değişiklik, vücudunuzun inişli çıkışlı östrojen seviyelerinden ve ayrıca vajinanıza ve rahim ağzına ( serviks) giden kan akışının artmasından kaynaklanır. Bu akıntı, rahim ağzından ve vajinanızdan gelen ifrazattan, vajina duvarlarınızdaki eski hücrelerden ve normal vajinal floranızdan oluşur.

Akıntının size kaşıntı ya da yanma gibi rahatsızlık vermesi veya kötü kokması, köpüklü veya sarı, yeşil veya gri olması halinde doktorunuzu arayın. Bunların tümü, enfeksiyon işaretidir. Hamileliğin ilerleyen safhalarında, akıntıda artış veya akıntının tipinde değişiklik olması, (sadece pembemsi ya da kahverengi eski kan olsa bile sulu, sümüksü ve kanlı ise) erken doğumun işareti olabilir ve doktorunuzu derhal aramanızı gerektirir.

Aşırı vajinal akıntıyla başa çıkmak :

Genital bölgenizin tahriş olmaması için kadınlara özel hijyen spreylerini ve kokulu tuvalet kâğıdı veya deodorant sabunları gibi ürünleri kullanmaktan kaçının.

Sadece doktorunuzun önerdiği genital bölge temizleyicilerini çok sık olmamak üzere, duştan duşa kullanabilirsiniz.

Ayrıca devamlı günlük ped kullanımı da önerilmemektedir, cildinizin nefes almasını engeller ve allerjik cilt hastalıklarını tetikleyebilir.

Vajinal duş ( vajina içine su uygulaması )yapmayın. Bu, vajinal bakterilerin normal dengesini bozabilir ve sizi mantar ve diğer enfeksiyonlara karşı daha korunmasız hale getirebilir.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!