Hamileliğin seyri
Hamileliğin seyri
Hamilelik testi pozitif! Şimdi önünüzde heyecanlı ve beklentilerle dolu aylar var. Kimi zaman çok mutlu, kimi zaman duygu yüklü, kimi zaman yenilikler için enerji dolu, kimi zamansa hüzünlü hissedeceğiniz bir dokuz ay sizi bekliyor.
Bundan sonra sizin için en önemli konu, bebeğiniz. İçinizde yeşeren yeni hayat size şimdiden annelik duygusunun hazzını veriyor. Bir yandan da içinizde neler olduğunu, bebeğinizin nasıl büyüdüğünü merak ediyorsunuz.
Kısa bir süre olsa bile, zor anlaşılır olsa da o minicik varlığı ultrasonda görebilmek için doktor muayene günlerini sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Bebeğiniz karnınızda büyüdükçe, hareket etmeye başladıkça, onu kucağınıza almak için daha da sabırsızlanıyorsunuz. Belki de her gün “Acaba bebeğim ne kadar büyüdü? Hareket edebiliyor mu? Cinsiyeti nedir? Kime benzeyecek?” gibi sorular aklınıza takılacak. İsterseniz bebeğiniz ana karnında normal şartlar altında her hafta nasıl gelişme gösteriyor bir bakalım…
İlk Haftalar
Adet gününüz geciktiği ve hamilelik testi pozitif çıktığı zaman bebeğiniz yaklaşık 14 günlük. Bu ilk iki haftada çok önemli gelişmeler yaşanır. Bir kadının yumurtalıklarından her 4 haftada bir tane yumurta hücresi atılır. Serbest kalan yumurta hücresi yumurtalık kanalının huni şeklindeki açıklığında tutulur ve yumurta hücresinin yumurtalık kanalındaki yolculuğu başlar.
Bu kanalların içerisinde bulunan milyonlarca tüycük yumurta hücresinin rahme doğru iletilmesine yardımcı olurlar. Eğer ilişki olmuşsa bu yumurta hücresi kanaldaki yolculuğunda milyonlarca sperm hücresiyle karşılaşır. Fakat yalnızca bir sperm hücresi yumurta hücresini dölleyebilir.
Döllenme sonrası yumurta hücresi koruyucu bir tabaka ile kaplanır ve içeri başka sperm hücresi giremez. Döllenme sonrasında ilk birkaç saat içinde döllenen yumurta ikiye bölünür. Oluşan yeni hücrelerde cinsiyet, saç rengi, boy uzunluğu, dış görünüm gibi tüm özelliklerimizin üzerinde kodlandığı kromozomların yarısı anneden, diğer yarısı babadan gelir. Döllenen ve ikiye bölünen yumurta hücresi yumurta kanalı boyunca devam eden yolculuğunda bir çok kez bölünür. Beş gün sonra küçük insan 100 küçük hücreden oluşur. Bu üzüme benzeyen hücre yumağı döllenmeden bir hafta sonra ana rahmine yerleşir. Bu hücre yumağının ortasında embriyo bulunur. İç katmandan solunum ve sindirim organları, orta katmandan kıkırdak, kemik kas ve kan dolaşım sistemi, idrar organları ve cinsel organlar, dış katmandan deri ve sinir sistemi gelişir. Embryo dışarıdan koruyucu bir tabaka ile çevrilidir, bu tabakadan daha sonraları bebeği besleyecek olan plasentanın (bebeğin eşi) bazı bölümleri oluşur.
6. Hafta
Artık yavaş yavaş kendinizde farklılıklar hissetmeye başlarsınız. Göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet, sık idrar yapma ihtiyacı. Yorgunluk, devamlı uyuma ihtiyacı sık rastlanan belirtilerdir. İştahınız kaybolur ve sık sık bulantı hissedersiniz. Kabızlık da bu dönemlerde sık rastlanan rahatsızlıklardandır. Uyku problemleri olabilir. Kimi zaman hayatınızdaki bu güzel yeniliğe hazır olup olmadığınız konusunda sorular oluşabilir kafanızda. Bunların hepsi normal ve bir çok hamile bayanın yaşadığı ortak durumlardır.
Bebeğiniz yaklaşık 6 mm büyüklüğünde ve bir kuru fasulye tanesine benziyor. Çok önemli organları gelişmiş durumda. Kalbi güçlü bir şekilde atmaya başlıyor; karaciğer, mide ve bağırsaklar şekillenmeye başlıyorlar. Beyin ve omur ilik oluşur. Kol ve bacaklar minik tomurcuklar halinde belirginleşmeye başlarlar.
7. Hafta
Bebeğiniz yaklaşık 14 mm oldu bile.Kulak, burun ve ağzının yerleri belirginleşmeye başlar. Kollar ve bacaklar daha çok kısa olmalarına rağmen, el ve ayaklar şekillenmeye başlarlar. Kollar ve eller bacak ve ayaklardan daha çabuk gelişirler. Doğumdan sonra da bebeğiniz ilk önce elleriyle tutmayı öğrenir ve çok sonra yürümeyi öğrenir.
Göğüsleriniz doğumdan sonra emzirme görevi için hazırlanmaya başlar, daha dolgunlaşır ve büyürler. Göğüslerinizi taşıyan elastik dokuların fazla zarar görmemesi için göğüs büyüklüğüne en uygun iç çamaşırlarını kullanmanız önerilebilir. Ara sıra yapacağınız soğuk-ılık duşlar kan dolaşımını hızlandırmada faydalı olacaktır. Fazla sıcaktan kaçınmanız yerinde olacaktır. Sıcak derinizin daha da yumuşaması ve gevşemesine sebep olacaktır.
8.Hafta
Bebeğiniz yaklaşık 1,5 gram ağırlığında, minicik kalbi dakikada 140-150 kere atıyor. Başı giderek büyüyor, sanki yakında vücudundan daha büyük olacak gibi. Görme siniri oluşuyor ve ağızda minik bir dil oluşur. Omurilik etrafında omurga kemiği oluşmaya başlar.
En geç bu hafta artık doktorunuza gitmelisiniz. İlk muayene ve laboratuvar tetkikleri yapılmalıdır.
Artık bu zamandan sonra kendinizi fazla yormamalısınız. Aşırı yorgunluklar zamansız kasılmalara neden olabilir ve bu da düşüğe sebep olabilir.
Ama şunu da unutmayın: “Hamilelik hastalık değildir!” Günlük yaşam aşırı fiziksel yorgunluklara kaçmadan devam ettirilmelidir.
9. Hafta
Bebeğinizin gelişimi hızla devam ediyor. Büyüklüğü 17 ile 22 mm arasında, başı en büyük kısmı. Büyük başının ve gövdesinin arasında boynu oluşuyor. Yüzü şekillenmeye devam ediyor; gözleri ve göz kapakları oluştu bile. Dudakları daha belirginleşiyor. Veee bebeğiniz hareket etmeye başlıyor! Bulunduğu yerde taklalar atmaya başlıyor. Annesi henüz bu refleks hareketleri hissetmiyor. Fakat ultrasonla bu hareketler gayet iyi seyredilebilir.
Düzenli ve dengeli beslenme bebeğinizin gelişimi çok önemlidir. Hiçbir öğün atlanmamalı, mineral ve vitamin alınımına dikkat edilmelidir. Hazmı kolay ve kabızlığı önleyecek şekilde besinler tercih edilmelidir. Su içmek unutulmamalıdır. 2 – 3 litre su tüketilmelidir. Çünkü böbreklerinizin filtre etme görevi artmıştır. Eskilerin “iki kişi için yemelisin” sözü yanlıştır. Önemli olan ne kadar yediğiniz değil, ne yediğinizdir. Bol vitaminli, taze mevsim sebze ve meyveleri sofranızın vazgeçilmezi olmalıdır.
10. Hafta
Dış kulak ve burun gelişir. Baş parmak ve işaret parmakları birbirinden ayrılır.Gözler açıktır ve henüz göz kapakları kapanmamıştır. Bebeğiniz kalbi tam anlamıyla oluşmuştur, artık sol ve sağ kalp olmak üzere ikiye bölünmüştür. Bebeğiniz yaklaşık 3-3,5 cm ve yaklaşık 35 gram ağırlığında. Bebeğiniz artık tam anlamıyla küçük bir insan ve tüm organları oluştu. Bundan sonra bu küçük insan büyüyecek ve olgunlaşacak. Doktorunuz bebeğinizi ultrason yardımıyla ölçebilir ve doğum tarihini daha iyi hesaplayabilir.
Hamilelik süresince annenin vücudunda da bir çok değişiklikler olur. Böbrekler daha çok çalışmaya başlar, kan miktarı % 35 artar. Rahim ilk başta 60 gramken, doğum zamanına kadar yaklaşık 1000 gram’a kadar büyür.
Hem bebeğin hem de sizin dişleriniz için yeterli fluor alınımına dikkat edilmelidir. Bu haftada diş doktoru kontrolü tavsiye edilir.
Kilonuz artmaya başlar. Bulantı ve kusmalar da yavaş yavaş azalmaya başlar.
11. Hafta
Şimdiye kadar embryo diye adlandırdığımız bebeğini artık fetüs olarak adlandırılır. İlk başta başın yan kısımlarında bulunan gözler ortaya kaymaya başlar. Kulaklar da artık doğru yerlerine gelmiştir. Burun ve ağız gelişmeye devam eder. Gözler göz kapaklarıyla kapanmıştır.
Bebeğinizin cinsiyeti henüz belli değildir. Kızlarda yumurtalar, yumurta kanalları, rahim ve vajinal kanal oluşmuştur. Erkeklerde ise testisler henüz karın içerisindedirler.
Bu haftalarda artık daha çabuk yorulduğunuzu fark edersiniz. Kalbiniz daha hızlı çalışır, kan miktarınız artmıştır. Kanın % 25’i plasentanın kan dolaşımı için gereklidir.
Yapacağınız kısa yürüyüşler çok faydalı olacaktır. Yürüyüş yapmak için araç trafiğinin daha az olduğu yerleri seçmelisiniz. Unutmayın bebeğinizin oksijen ihtiyacını siz karşılıyorsunuz.
Bu dönemde prenatal testlerden bazıları yapılır. Bu konuda mutlak doktorunuza danışmakta fayda var.
12. Hafta
Bebeğiniz içeride sürekli hareket halinde. Kollarını, bacaklarını oynatıyor, hatta minik elleri ile yumruk bile yapabiliyor. Tüm bu hareketler refleks hareketler. Beyin henüz bu tür hareketleri yapabilecek kadar gelişmedi. Hareketlerin tümü omuriliğin sinirlerinden geliyor. Doğum sonrasında bile bebeğin beyni tüm hareketleri yönetebilecek kadar gelişmemiş olur.
Diş etleri içerisinde önceden oluşmuş olan süt dişlerinin altında kalıcı dişler de oluşmaya başlar.
Mide bulantısı ve kusmalar tamamen ortadan kaybolmaya başlar. Kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız. Duygusallığa devam. Ve unutkanlık bir çok hamile bayanın yaşadığı bir sorun.
Evet böylece 3 ayın sonuna geldiniz. Şu ana kadar normal şartlarda en fazla 2 kilo almış olmanız gerekli. Bu 2 kilonun sadece 48 gramı bebeğinize ait. Geri kalan büyüyen rahim, amniyon sıvısı, plasenta ve göğüslerde. İlk haftalarda kusma şikayeti ile kilo verenler de olabilir. Sakın üzülmeyin bebeğiniz ihtiyacı olanı alır.
13. Hafta
Bebeğinizin ilk kemikleri kıkırdak dokudan oluşmaya başlar. Bacak ve kalça kemikleri daha belirginleşir; kaburgalar şekil alırlar. Üst dudak üstünde incecik tüyler ve kirpikler oluşur. Fetusun yüzü giderek daha çok insan yüzüne benzemeye başlar. Baş hala vücuda göre daha büyüktür.
Hamilelikte spora devam edilebilir. Kendinizi yormadan hafif egzersizler ve açık ve temiz havada yürüyüş yapmak çok faydalıdır.
14. Hafta
Bebeğiniz bu haftalarda yaklaşık 40 gram ağırlığında ve baştan ayağa yaklaşık 10 cm uzunluğunda. Eğer erkek olacaksa küçük bir penisi var. Eğe kızsa yumurtalıkları karın boşluğundan batın bölgesine geçer. Artık sex hormonları üretilmeye başlar ve bunlar cinsel organların dış görünümlerinin farklılaşmasını sağlar.
Eğe 35 yaşınızı aşmış bir bayansanız riskli hamile gurubuna dahilsiniz. Hemen endişelenmeyin. Eğer bir sorun çıkmazsa hamileliğiniz doğal seyrinde gidecektir. Sadece doktorunuz sizden ek birkaç test yaptırmanızı isteyecektir.
15. Hafta
Bebeğiniz biraz amniyon sıvısından içmeye başlar. Bu haftalarda artık ağzını açıp kapayabilir ve emme hareketleri yapabilir. İskelet sistemi gelişmeye devam eder. Ultrason yardımıyla baş çevresi ölçülebilir, 15 haftada yaklaşık 11 cm’dir.
Beliniz iyice kalınlaşır, karnınız daha da yuvarlak bir hal alır ve eski kıyafetleriniz artık olmamaya başlar. Bazı hamilelerin yüz hatlarının da değiştiği olur. Bunun sebebi vücudun daha fazla su tutmasıdır.
16. Hafta
14 cm uzunluğunda ve yaklaşık 110 gram ağırlığındaki bebeğiniz daha da hareketlenmeye başlar. Artık kaşlarını çatabilir, kolları ve bacaklarıyla değişik hareketler yapabilir, yüzünü buruşturabilir, parmağını emebilir. Bu haftalarda tiroid bezi hormon üretmeye başlar. Bu bebeğin büyümesi ve gelişimi için çok önemli bir gelişmedir. Bebeğinizin tiroid bezinin iyi çalışabilmesi için annenin yeterli derecede iyot alması gereklidir. Bazı doktorlar iyot tabletlerini önerebilir.
Bebeğinizin cinsiyeti bu haftadan itibaren öğrenilebilir.
17. Hafta
Bebeğiniz baştan ayağa 16 cm uzunluğunda ve yaklaşık 135 gram ağırlığında. Yani bir portakal büyüklüğünde diyebiliriz. Bebeğiniz ihtiyacı olan oksijeni sizin kanınızdan temin ediyor. Ama bu haftalarda ufak ufak nefes alma alıştırmaları yapmaya başlar. Nefes alma ve yutkunma işlemlerini deneyebilmesi için amniyon sıvısı harika bir ortam hazırlar.
Bu haftalarda çok çabuk terleme şikayetiniz olabilir. Bunun sebebi vücut ısısının hamilelikte doğal olarak artmasıdır. Uzun banyolar yapmaktansa her gün kısa duşlar yapmanız ve sonrasında cildinize nemlendirici ile masaj yapmanız tavsiye edilir.
Bu aylarda akıntı artabilir. Bu gayet normaldir. Derin çatlakların oluşmaması için göğüs, karın, kalça ve baldırların uygun ürünlerle kremlenip masaj yapılması çok faydalı olacaktır.
18. Hafta
Bu haftalarda (18. – 20. haftalar) artık bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Eğer ilk hamileliğinizse bu hareketleri anlamanız güç olabilir. Çoğu hamile ilk hareketlerin sanki karnınızda bir çok kelebek varmış gibi hissedildiğini söyler. Bu hareketler hamileliğin sonuna doğru çok daha iyi hissedilmeye başlar ve hatta bazen size acı bile verebilir.
Devam eden kasılma veya ağrı, kanama veya baş dönmesi gibi ciddi şikayetler oluşursa doktorunuza danışmalısınız.
Bu haftalarda hamileler kendilerini hem ruhen, hem de bedenen çok iyi hissederler. Bulantı, kusma gibi şikayetler artık kaybolmuştur. Artık bebeğinize konsantre olup onun için daha çok sevinebilirsiniz.
Kabızlık sorunu çoğu hamile de devam eder. Bol su içmeye, lifli hazmı kolay gıdalar tüketmeye dikkat etmelisiniz.
19. Hafta
Bebeğiniz yaklaşık 200 gram oldu bile, boyu 19 cm kadar. Sinir hücreleri her geçen gün yeni bağlar oluşturuyor, kasları güçleniyor, belli hareketleri daha iyi yapabiliyor. Hatta parmaklarını oynatmak gibi ince motor hareketleri yapmaya başlıyor. Bebeğiniz kaslarını daha da güçlendirmek için içeride egzersiz yapıyor gibi düşünebilirsiniz. Ayaklarıyla tekmeler, elleriyle yumruk atar, döner. Tüm vücudu incecik tüylerle kaplanır; bunlara lanugo kılları da denir. Bebeğinizin vücudunda yağ birikmeye başlar.
Artık karnınız iyice büyümeye başlar. Rahat hamile elbiseleri ve pantolonlarının giyilme zamanı gelmiştir. Eğer doğumdan evvel tatil planlıyorsanız, bu doğru bir zaman olabilir. Bu haftalarda doktorunuza da danışarak tabi tatil yapmanız eğer varsa büyük çocuklarınızla biraz eğlenmek için uygun bir zamandır.
20.Hafta
Artık bebeğiniz duyabiliyor. Sadece sizin kan dolaşımının hışırtısını, kalp seslerini veya bağırsak seslerini değil dışarıdan gelen sesleri de duyabilir. Dışarıdan gelen ritimlere ayak uydurabilir, şarkılar veya gürültüye tepki verebilir.
Sinir hücreleri sayı olarak tamamlanmıştır. Yaklaşık 12 – 14 milyar kadar hücre. Çocuğunuz 18 yaşına geldiğinde bu hücreler azalmaya başlarlar.
Bebeğinizi emzirmeyi düşünüyorsanız bu haftalarda meme uçlarını emzirme işlemi için hazırlamaya başlamakta fayda var. Meme uçlarına uygun ürünlerle masaj yapılabilir. Bir iki damla süt gelirse sakın endişelenmeyin hamilelikte bu gayet normal bir durumdur.
21. Hafta
Bebeğiniz uzun uykular yapmaya başlar. Günde 16- 20 saatini uykuda geçirebilir. Kimi zaman derin uyur, kimi zaman hafiftir uykusu. Geri kalan zamanda tüm enerjisiyle hareket eder. Bazen onun hareketlerini karnınızın dışından da görebilirsiniz artık. Bu durum babalar için bulunmaz bir fırsattır. Artık onlar da bebeklerini karnınıza dokunarak hissedebilirler. Bebeğini baştan ayağa 21,5 cm uzunluğunda ve yaklaşık 335 gram ağırlığında.
Çoğu hamile bu haftalarda mide yanmasından şikayetçi olur. Midenin kapanma kasları tam olarak kapanmaz ve bebeğinizi yaptığı basıyla mide asidi yukarı gelir. Bazen bir bardak süt veya fındık, badem gibi kuruyemişleri uzun süre çiğneyerek bu sorunu biraz azaltabilirsiniz. Vücut su tutmaya başlar ve eller ve ayaklar şişebilir. Biraz rahatsız edici bir durum, ama normal. Yine de bu konuyu doktorunuza bildirmelisiniz. Doktorunuz altta yatan sebepleri daha ayrıntılı araştırmak isteyebilir.
Bu zamanlar eğer imkanınız varsa doğuma hazırlık kurslarına başlamak için en ideal zamandır.
22.Hafta
Bebeğinizin cildi saydam ve kırmızı. Ayrıca bir hayli kırışık, çünkü cilt oldukça ince ve cilt altı yağ tabakası yeterince gelişmemiş. Başı ile gövdesi arasındaki büyüklük oranları biraz daha düzenli hale gelir. Artık başı gövdesine göre o kadar büyük görünmez. Yüz hatları yeni doğan bebeğe daha çok benzemeye başlar.
Zorunlu doktor muayenesi zamanı gelmiştir. Doktorunuz bu haftada bebeğinizin gelişiminin düzenli olup olmadığına bakar, Plasenta kontrol edilir, bebeğin karında nasıl durduğuna bakılır. Bebeğin baş çevresi, göğüs çevresi ve boy uzunluğu ölçülür. Tüm bu ölçüler bebeğin hesaplanan doğum zamanı ile karşılaştırılır. Rahim ağzının kapalı olduğu, enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilir.
Cildinize çok daha özen göstermenin tam zamanıdır. Vücudunuz hızla değişmekte, karnınız büyümekte. Cildinizin buna ayak uydurabilmesi için yardıma ihtiyacı vardır. Uygun ürünlerle yapacağını nemlendirme ve masaj işlemleri hamilelikte oluşlan çatlakları biraz da olsa önleyebilir.
23. Hafta
Bebeğinizin az da olsa saçları çıkmaya başlar. Tırnakları da uzamaya başlar. Beyin hücreleri olgunlaşmaya başlar. Bebeğiniz hatırlama ve anlama yetilerini kazanır. Bebeğiniz parmağını ağzına götürüp emerek emme alıştırmaları yapar.
Bebeğiniz artık babasının da sesini ayırt etmeye başlar. Doğduktan sonra da bu sesi hatırlar ve diğer insanların sesinden ayırt eder.
Bacaklarda uyuşmalar, karıncalanmalar, şişme, kramplar, variz veya hemorroidler bundan sonra yaşanılan şikayetler olabilir. Doktorunuz bu sorunlar için uygun tedavi yöntemlerini sunacaktır, kramplar için magnezyum preparatları, varizler için variz çorapları gibi.
24. Hafta
Bebeğinizin baş çevresi yaklaşık 6 cm, boyu 26 cm ve ağırlığı yaklaşık 500 gram. Gözleri kapalı ama kirpikleri uzamakta. Kaşları da belirginleşmeye başlar. Bebeğiniz bu dönemlerde kendi uyku – uyanıklık ritmini bulur.
Günümüz modern tıp imkanlarıyla bu haftada doğan bebekler yaşatılabiliyor. Bu hafta yaşayabilirlik sınırı olarak belirlenmiştir.
Bu haftada bebeğin akciğer damar yapıları olgunlaşır.. Bütün organlar artık fonksiyonel olarak görev yapabilmektedir.
Bu haftada hamileliğe bağlı diyabetin araştırıldığı haftadır. Yükleme testi yapılır. Bu ilk yapılan testte kan şekeri yüksek çıkarsa daha detaylı bir tetkik istenebilir. Sonuçlara göre doktorunuz gereken önerilerde bulunur.
25. Hafta
Bebeğiniz daha çok amniyon sıvısı içmeye başlar ve arada hıçkırık tutar. Yani karnınızdan ritmik kıpırdanmalar, sesler gelirse endişelenmeyin bebeğiniz hıçkırıyordur. Amniyon sıvısı bebeğin cildi ve ağız yoluyla vücuda alınır idrar olarak bebeğin vücudunu terk eder. Hamileliğin sonlarına doğru amniyon sıvısı her iki saatte bir yenilenir. Amniyon sıvısı tüm hamilelik boyunca 300 ml ile 1,5 litre arasında miktardadır.
Hızla büyüyen bebeğiniz sayesinde sizin organlarınız bulundukları yerde biraz sıkışırlar. Nefes almak zorlaşır, tuvalete daha sık gitmek zorunda kalırsınız. Artan kilolarla bel ve sırt ağrıları da artar. Ağır yük taşımamanız ve çok yüksek topuklu ayakkabılar giymemeniz tavsiye edilebilir.
26. Hafta
Bebeğiniz çok hareket etmeye başlar. Tekmelemek dönmek için henüz yeterince yeri vardır. Hareketler esnasında elleriyle, ayaklarıyla, sırtı ve kafasıyla sık sık karın duvarına çarpar ve dokunma duyusunu keşfeder.
Bebeğiniz yaklaşık 30 cm uzunluğunda, yaklaşık 650 gram ağırlığında.
Akciğerlerinde hava kesecikleri oluşmaya başladı. Akciğerler sürfaktan denilen, keseciklerin havayı boşalttıktan sonra kapanmasını engelleyen maddeyi üretmeye başlar. Yalnız bu maddenin miktarı henüz yeterli değildir.
Karnınız yuvarlak ve iyice büyümüştür. Hamileliğin başlangıcında devamlı uyumak istiyordunuz. Bu dönemde ise uykusuzluk problemleri başlar. Siz rahata ermiş hareketsiz durumda yattığınız vakitlerde bebeğiniz içeride daha fazla hareket etmeye başlar. Hafif hissedilen kramplar ve bunun gibi bir çok küçük sayılabilecek şikayetler sizi uykunuzdan etmeye yeterli.
Ayrıca doğum yaklaştıkça yaşanan korkuda artabilir ve bu da sizi uykusuz bırakabilir. Bu dönem rüyaların da çok görüldüğü bir dönemdir.
Bu haftada yaklaşık 6 kilogram almış olabilirsiniz. Bunun sadece bir kilosu bebeğinize ait, geri kalan bebeğinizin büyümesini destekleyen sisteme (Plasenta, amniyon sıvısı), büyüyen göğüslere, vücutta biriken suya ve artan kan miktarına aittir.
27. Hafta
Bebeğinizin depoladığı yağ kendini belli etmeye başlar, derisindeki kırışıklıklar kaybolur. Bu rada bebeğiniz yaklaşık 32 cm uzunluğunda ve 750 gram ağırlığında olmuştur. Bu dönemde bebeğiniz kendi vücut ısısını kendi dengelemeye başlar.
Unutmayın ki siz ne yaşıyorsanız, bebeğiniz de birlikte yaşıyor. O yüzden stres ve üzüntüden uzak durmaya çalışmalısınız. fark edeceksiniz ki siz stresliyken, o da içeride daha huzursuz, daha hareketli oluyor.
Bu haftalarda doktor muayenelerini aksatmayın.
Göğüsleriniz kolostrum denen hazmı kolay ilk sütü oluşturmaya başlar.
28. Hafta
Bebeğiniz gözlerini açmaya başlar. Aydınlık ve karanlık arasındaki farkı anlar. Doğduğunda ilk öğrendiği şey tekrarlayan görüntüleri fark etmek ve hatırlamak olacaktır, anne ve babasının yüzü gibi.
Bebeğiniz daha çok amniyon sıvısı içmeye başlar. İçer, su bütün sindirim sisteminden geçer, böbreklerde filtre edilir ve idrar olarak dışarı atılır.
Siz de daha çabuk kilo almaya başlarsınız. Vücudunuzda yağ depolanmaya başlar. Beslenmenize dikkat edin. Şekerli gıdalardan uzak durmaya çalışın.
29. Hafta
Bebeğinizin beyni ve sinir sistemi de hızla gelişir. Sinir hücreleri arasındaki bağlar artar ve bu bağlar koruyucu bir tabaka ile çevrelenir. Bu uzun süren bir işlemdir. Bebeğiniz 20 yaşına geldiği zaman ancak tamamlanır. Bebeğiniz ilk yaşını kutladığı zamanlarda olgunlaşma dönemi daha yeni başlar. Bunun sebebi bebeğiniz henüz yürümeye başlamamıştır, konuşamaz, tuvalet ihtiyacını kendisi karşılayamaz ve bunun gibi, bunları öğrendikçe, kendini geliştirdikçe olgunlaşma süreci devam eder.
Hafta yarım kilo almanız artık normal sayılabilir. Karnınız iyice büyür, göbek deliği iyice dışarı doğru belirginleşir. Aşırı yorgunluklardan kaçınmalısınız. Spor yaparken de kendinizi fazla yormamaya dikkat etmelisiniz. Hamileler için tavsiye edilen egzersizleri yapabilirsiniz. Önünüzdeki günlerde bebeğinizin sağlığı için spordan vazgeçmeniz daha iti olabilir.
30. Hafta
Bebeğinizin rengi kırmızıdan pembeye döner. Depoladığı yağ sayesinde yuvarlaklaşır. Yağ deposu vücudun % 8’ini oluşturur ve bu doğumdan sonra vücut ısısını dengede tutmak için faydalı olacaktır. Bu haftalarda bebeğiniz yaklaşık 34 cm uzunluğunda ve bir kilogramın üzeri bir ağırlıktadır.
Karnınızın tam ortasında kahverengimsi bir çizgi oluşur. Bu çizgiye tıp dilinde Linea nigra denir ve hamileliğin normal belirtilerindendir. Doğumdan sonra tamamen kaybolacaktır, endişelenmeyin.
Doktor muayenelerini ihmal etmiyorsunuz değil mi?
31. Hafta
Bazı bebeklerin saçları oldukça uzamıştır.
Bebeğiniz amniyon sıvısını iştahla içmeye devam eder. Amniyon sıvısının tadı annenin ne yediğine bağlı değişir. Bebeğiniz ilk tat alma deneyimini burada yaşar.
Bebeğiniz bu hafta 2 cm daha uzadı ve kilosu da yaklaşık 1300 gram olmuştur.
Bu dönemde bebeğin daha iyi beslenebilmesi için plasenta-kan bariyeri daha da geçirgen hale gelmiştir. Bebeğe enfeksiyon geçmesini de kolaylaştırır. Bu sebeple annenin kendini enfeksiyonlara karşı daha iyi koruması gerekir. Sebebi belli olamayan ateş, boğazlarda şişme, idrar yollarında yanma, yüzde açıklanamayan kızarıklıklar ve bunun gibi şikayetler olduğunda annenin hemen doktora görünmesi gerekir.
32. Hafta
Bebeğiniz büyüdükçe bulunduğu yer ona dar gelmeye başlar. Artım hareketleri azalmıştır. Kendine içeride en rahat pozisyonu bulmakla meşguldur.
Doğuma hazırlık kasılmaları başlar. Bu kasılmalar 20 saniye kadar kısa sürer ve çoğu zaman siz bunları hissetmeyebilirsiniz. Ama kalçanızda ağrılar hissedebilirsiniz. Kalçanız genişler ve bu ağrılara sebep olur.
Bu haftadan itibaren doktor muayeneleri artar. Her iki haftada bir muayeneye gitmelisiniz.
33. Hafta
Bebeğiniz 40 cm uzunluğunda ve 1700 gram ağırlığında. Bebeğiniz artık doğum pozisyonuna döner. Normal şartlarda bebeğin başı aşağı doğrudur ve % 95 böyle doğar.
Karnınız büyüdükçe vücudunuzdaki ağırlık dengesi bozulur. Sırtınızı dik tutarak ve hafif arkaya doğru meyil vererek biraz da olsa dengeyi sağlayabilirsiniz.
34. Hafta
Bebeğinizin kanındaki kalsiyum oranı sizinkinden daha fazladır. Bebeğinizin ve tabi ki sizin bu dönemde kalsiyum ihtiyacı çok artmıştır. Bebeğinizin kemik gelişimi için ihtiyacı olan kalsiyum plasenta aracılığı ile annenin rezervlerinden alınır.
Bebeğiniz yaklaşık 2000 gram ve 41 cm uzunluğunda. Tırnakları uzamış parmak uçlarına ulaşmıştır.
35. Hafta
Bebeğinizin bağırsakları yeşilimsi siyahımsı yapışkan mekonyum denilen ilk dışkı ile dolar. Mekonyum hücre artıkları, amniyon sıvısı, yağ ve safra sıvısından oluşur. Mekonyum doğumdan sonra dışkılanır. Bebeklerin çoğu en geç bu zamanda döner ve doğum pozisyonunu alır.
36. Hafta
Bebeğinizin tüm vücudunu saran lanugo tüyleri denen tüyler dökülür. Ama kollarda, bacaklarda, omuz ve deri kıvrımları arasında dökülmeyen tüylü alanlar kalabilir.
Bebeğinizin mikroplara karşı savunma sistemi henüz gelişmemiştir. Bebeğiniz ancak sizden aldığı antikorlarla bazı hastalıklara karşı korunur.
Bebeğiniz büyümeye devam eder. Kilosu 2200 gram, boyu 43 cm olmuştur.
Bu dönemlerde düzensiz kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu kasılmaların bazıları çok şiddetli olabilir. Gerçek doğum sancıları düzenli aralıklarla olur. Bu nedenle bu tür kasılmalar esnasında zamana dikkat etmenizde fayda var.
Artık yavaş yavaş hastane için çanta hazırlamanın zamanı gelmiştir. Bebeğiniz biraz sabırsız olabilir ve erken dünyaya gelerek sizi şaşırtabilir. Hazırlıklı olmalısınız.

İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!