Tanım: Göz ve yüzün bir tarafındaki kasların istem dışı, gayri-iradi, kendiliğinden zaman, zaman kasılmalara verilen addır. Yüz seyirmeleri tipik olarak gözün etrafında başlar daha sonra aynı taraf ağız etrafındaki kaslara bazende boyun bölgesi kaslarına kadar yayaılır. Seyirmeler başlangıçta seyirmeler 1 dakika veya daha kısa süreli ataklar şeklindedir. Bu seyirmeler başlangıçtaki atakları çok seyrek iken, hastalık müzminleştikçe gün boyu daha sık gelmeye başlar. Seyirmeler çoğunlukla yorgunluk, stress, anksiyete, heyecan esnasında artarken, istirahat ve uyku esnasında azalmaktadır.

Tarihçesi; İlk defa 1888 yılında yüz seyirmesinin tarifi yapılmış olup, 1940 yıllarda kadavra çalışmalarında yüz sinirleri üzerine atar damar basıları olduğu tanımlanmıştır. 1945 yılında beyincik tümörlü hastalarda yüz seyirmeleri görüldüğü bildirilmiştir. 1947 yılında ilk defa yüz seyirmeli hastalarda atar damar basısı olduğu tanımlanmıştır. Günümüzde nöro görüntüleme teknikleriyle yüz seyirmeli pek çok hastalarda yüz sinirine atar damar basısı olduğu gösterilmektedir.
Genelözellikleri;100 000 kadın da 14- 15, 100 000 erkek arasında 7- 8 kişide görüldüğü bildirilmektedir. Bu oran trigeminal nevraljili (TN) hastalara göre daha az olup 5 TN hastaya karşılık 1 yüz seyirmesi görülmektedir. En sık 40-60 yaşlarında görülmelerine rağmen 70 yaşlarda 100 000 kişide 40 kadar görüldüğü bilidirilmiştir. Kadınlar erkeklere göre iki kat daha fazla etkilenmektedir. Asya kökenlilerde daha sık görüldüğü bildirilmiş bunun nedeni bu bölgede yaşayanların beyincik kemiğinin daha dar hacımlı olmasına bağlanmıştır. Genetik geçiş bildirilmekle birlikte, bu formları sık değildir. Tüm yüz seyirmelerinin % 1-2 sinde ailevi geçiş bildirilmiştir.
Klinik şikayetleri ve bulguları; Yüz seyirmeleri kronik seyirli bir hastalık olup, hastalar yüzve ağız etrafındaki kaslarda ağrısız, tekrarlayıcı, gelip geçici seyirmelerden bahsederler. Yüzün tek tarafındaki kaslarda aralıklı düzensiz kasılmalar olup bu kasılmalar tek taraflı göz çevresindeki kaslarda başlar sonraları ağız etrafındaki kaslarda bazende boyun kasların da bile görülür. Bu istemsiz hareketler hasta tarafında durdurulamaz özellikle heyecan, anksiyete, konuşma, çiğneme ve efor esnasında artar, uyku esnasında % 80 olguda gözlenebilir. Bu ritmik istemsiz kasılmalar başlangıçta çok seyrek görülmesine rağmen yıllar içerisinde gün boyu çok sık nöbetler halinde gelir.
Yüz seyirmelerinin tipleri:
1: Primer (birincil) yüz seyirmesi
Bu grub yüz seyirmesi aynı tarafta yüz siniri felci olmaması, atar damar basısı dışında başkaca bir lezyon olmaması ve kronik gidişli olması genel özelliğidir. Bu grubdaki hastalarda atar damarlardan (AICA, PICA) yüz sinirine baskı oluşturarak sinirdeki iletimi engelleyerek seyirmelere neden olmaktadır. 1968 de Gardner göre transmission blok teorisi olup sinirde geçici bir akım durması olarak tanımlanmıştır.
2: Sekonder yüz seyirmesi genellikle altta yatan başka hastalıklar yüz seyirmesinden sorumludurlar bunlardan;
Kafa travması
Beyin tümörleri (köşe tümörleri, paget hastalığı)
Beyin damar hastalıkları (anevrizma, AVM)
Multipl skleroz
Teşhis:
1: İyi bir anemnez ve nörolojik muayene: yüz seyirmelerinde yüz kaslarının hareketlerinin görülmesi bu hastalığın tanısında yeterlidir. Seyirmeleri ortaya çıkarmak için hastayı konuşturmak önemlidir. Hastanın konuşması veya heyacanlanması bu hastalığın görüntüsü olan seyirmeleri görünür hale getirir. Primer yüz seyirmelerinde nörolojik muayene genellikle normaldir. Buna karşılık sokonder seyirmelerde ise sebeb olan hastalığın beyinciğe veya diğer komşu beyin sapı sinirlerin basısına ait nörolojik şikayet ve bulgularına neden olabilir.
2: Görüntüleme yöntemlerinden beyin Magnetik Rezonans (MR) tekniği hem primer hemde sekonder yüz seyirmelerine neden olan sebebleri göstermektedir. Bu test tekniğini kullanırken özellikle yüz sinirine ait bir araştırma ve inceleme yapmak önemlidir. Normal beyin MR inceleme tekniğinde bu hastalığın nedenleri çoğu kez göstermediğinden yüz sinire ait özel mr çekimi yapılmalıdır.
3: Yüz sinirinin fizyolojik ileti çalışmalarından EMG (eloktromyelografi) tekniği ise ayırıcı etmek için önemlidir.
Ayırıcı tanı:
1: Fasial tik. yüz kasları dışında vucudun diğer kaslarında benzer istemsiz hareketler olmasıdır. Fasial tik hemifasial spazmdan farkı tik hareketlerin kısmen baskılanmasıdır.
2: Blefarospazm. İki taraflıdır. Simetrik ve senkron göz kaslarının tutulması ile hemifasial spazmdan ayırd edilir.
3: Oromandibüler distoni. alt yüz, çene,dil, boğaz ve ağız kaslarında tekrarlayıcı ve devamlı kasılmalar vardır göz kasları tutulmaz.
4: Fasial miyokimi. yüz kaslarında devamlıdır. Dalgalara benzer istemsiz kasılmalardır.
5: Tardif disknezi. yüz, boyun, kollarda sterotipik hareketlerdir. Gövdede dönme, yüzde buruşma hareketleri tipiktir.
6: Fokal epilepsi nöbetleri. yüzün bir yarısını etkileyen fokal saralar yüz seyirmelerine karışır. EEG önemlidir.
7: Psikojen. En önemli özelliği geceleri uykuda görülmezler.
Tedavi:
1: Tıbbı tedavi
2: Cerrahi tedavi
Tıbbı tedavi. burada kullanılan ilaçlarlar; karbomezapin, antikolinerjikler, baklofen, haloperidol, gabapentin, ve diğer ilaçların amacı sedasyondur. Belki bu ilaçlar sadece hafif vakalarda ve cerrahi teknikler uygulanamayan hastalarda düşünülebilir. Bunun dışında yüz seyirmelerinin tedavi seçeneği olarak düşünülmemelidir. Bu tedavi etkisi sınırlıdır. Botiliniyum toksin enjeksiyonu: Asetil kolin sinapsını inhibe ederek hedef organda nöronal aktivite kaybıne neden olur. İlk defa 1985 yılında yüz seyirmelerinde kullanılmış başarı oranı farklı raporlara göre %75-90 ulaşmakta etki süresi birkaç ay ile sınırlı olmakta mutlaka tekrarlanması gerekir. Göz kuruluğu, göz kapağında ve yüz kaslarında felçler, çift görme, aşırı göz yaşı salgılanması gibi yan etkileri vardır. En sık yan etkisi % 20 oranında göz kapağı düşüklüğüdür ayrıca bu tedavinin en önemli dezavantajları yüksek maliyeti ve tekrarlı enjeksiyon ihtiyaclarıdır.
Cerrahi tedavi: Bu tedavi seçeneği bu hastalıkta altın standart yöntem mikrovasküler dekompresyondur (MVD). Bu tedavi seçeneği uygulamak için iki kriter önemlidir.
1.Tekrarlıyan botoks enjeksiyonları başarısız kaldığında
2.MVD ilk tedavi seçeneği olarak uygulanmamalıdır.
Öncelikle yüz seyirmelerinin teşhinin ve ayırıcı teşhisde bulunan diğer hastalıkların doğru analizi tedavinin başarısıda oldukça önemlidir. Teşhisinde yüz sinirine ait ince kesitli beyincik MR incelemesi oldukça önemlidir. Eğer birincil tip ( arter basısı) yüz seyirmesi var ise MVD ameliyat tekniği tecrübeli ellerde ve merkezlerde yapılırsa cerrahi başarı % 70-90 üzerindedir. Başarısızlıkta öncelikle yüz seyirmesinin sebebini doğru tanımlamayan vakalardır.MVD ameliyatlarında tecrübeli ellerde ameliyat mortalitesi % 0 iken, % 6-7 oranında kalıcı veya geçici yüz felci gibi yan etkiler görülür. Bu oran carrahı tecrübesiyele yakında ilişkilidir.


İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!