Hemoroidal doku, damar yumağı yapısında olan , ano-rektal seviyede, anal kanalın içinde ve hemen makat çıkışında çepeçevre yer alan, yastıkçık görevi gören fonksiyonel bir dokudur. Hemoroidal dokuda atardamar ve toplardamar arası direkt bağlantılar mevcuttur yani bu bölge kanla iç içe yaşayan ve normal şartlarda bu yapı sayesinde anal kanaldaki algılayıcıların uyarısıyla , yastıkçıklar içerisindeki kan miktarının hızlı bir şekilde azalıp-çoğalabildiği bir alandır. Böylece istemsiz olarak anüsten sıvı ve gaz çıkımını engelleyen bir fonksiyonel yastık şeklinde çalışmaktadır. Anal kanal kontrolunun rafine bir biçimde yapılabilmesi için “hemoroidal yastıkların” fonksiyonları çok önemlidir.

O halde, hemoroidal doku aslında gerekli bir yapıdır. Ancak yastık yapısının genişleme biçiminde bozulması, bu bozukluğun anal kanalın üst bölümünde gelişmesi veya makattan aşağı doğru ilerleyerek dışarıya çıkması , iç ve dış hemoroid olarak tanımlanır. Anüsün cilt- mukoza geçiş alanında bulunan ve dişli çizgi (dentat line) olarak adlandırılan çizginin üst kısmında olanlara iç hemoroidler alt kısmında olanlara ise dış hemoroidler adı verilir.

HEMOROİD EVRELERİ NELERDİR?

1-EVRE: Hemoroidal dokunun büyümesidir,çoğunlukla kanama ile belirti verir.

2-EVRE: Büyümüş olan hemoroidal doku dışkılama sırasında şişer ve aşağıya sarkar, ancak dışkılama sonrası kendiliğinden normale döner.

3-EVRE: Sarkmış hemoroidal dokunun yerine gelmesi için elle içeri itilmesi gerekir.

4-EVRE: Sarkmış hemoroidal doku ,artık elle de normal pozisyona getirilemez, hep dışarıda kalır.

HEMOROİDAL HASTALIK OLUŞUMU HANGİ DURUMLARDA KOLAYLAŞIR ?

Uzun süre ayakta çalışan veya sürekli oturarak çalışan insanlarda,

Ikınarak tuvalet yapan veya tuvalette uzun süre oturan insanlarda,

Kronik(süreğen) öksürük veya kabızlığı olan insanlarda ,

Gebelerde

İç hemoroidal dokuları bağırsak duvarına bağlayan bağlar zedelenir ve hemoroid dokusu sarkmaya başlar.Hemoroidal dokunun kirli kanını taşıyan (variköz venler ) damarlarda sarkma sonucu kirli kanın geri akımı bozulur ve şişmeye başlar.

HEMOROİDAL HASTALIK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Makatta Ağrı

Kanama

Makatta ele gelen şişlik veya şişlikler

Dışkılama sırasında güçlükler

HEMOROİDAL HASTALIĞIN TANISI NASIL KONULUR?

Anamnez ve fizik muayene

Endoskopik değerlendirme – kolonoskopi,sigmoidoskopi

HEMOROİDAL HASTALIĞIN TEDAVİSİ NEDİR?

İlaç tedavisi, steroid içeren kremler, ağrı kesiciler ,dışkı yumuşatıcılar ,kan dolaşımı düzenleyiciler, damar duvarı üzerine etki eden ilaçlar ve oturma banyosu….

Bant ligasyonu; genellikle 1. ve 2. derece hemoroidlere uygulanır.Hemoroidal doku bir tüpün içerisine vakumlanarak dokunun dibine lastik bant konmakta dolaşımı kesilmekte ve bir süre sonra düşmesi sağlanmaktadır.

Skleroterapi; genellikle 1. ve 2. derece hemoroidlere uygulanır.Fenol veya etoksisklerol içeren maddeler hemoroidal doku içerisine (damar duvarı dışına) enjekte edilerek damar duvarlarının birbirine ve etraf dokulara yapışmasına ,böylece hemoroidal yastıkçığın sönmesini ve aşağıya doğru kaymasının engellemesini sağlar.

CERRAHİ; açık hemoroidektomi ve son 15 seneden beri stapler kullanılarak yapılan hemoroidopeksi girişimi (Longo tekniği) olarak özetlenebilir.

Ancak, en önemli tedavi seçimi ,hemoroidal hastalıkla ilgili deneyim sahibi bir kolo-rektal cerrahın hastayı değerlendirmesini takiben oluşturacağı karar olacaktır.

HEMOROİDAL HASTALIKTAN KAÇINMA YOLLARI NELERDİR?

Hemoroidal hastalıkta karşılaşılan en sık tetikleyici neden kabızlık ve ıkınmadır. Dışkının kıvamını yumuşatıcı diyet önlemleri hastalığın kontrol altına alınmasında önemli ve etkilidir. Rafine gıdalardan kaçınılması, kepekli ekmek ve kepekli undan üretilen gıdaların tüketilmesi; bol miktarda sebze ve meyve yenmesi, baharat ve acıdan, alkollü ve mayalı içeceklerden uzak durulması ve günde en az 1,5-2 lt. sıvı alınması önerilmektedir. Spor yapmanın barsak hareketleri üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Uzun süre ayakta kalmaktan ve oturmaktan kaçınılmalıdır.

TEDAVİ TERCİHİNDE KİŞİSEL YORUMLARIM:

Uzun yıllardır, bu konuyla yoğun biçimde uğraşan ,yaklaşık 700 ü aşkın hemoroid ameliyatı yapan bir cerrah olarak, son 15 yıldanberi Longo tekniğinin uygulanması ile hastaların ameliyat sonrası dönemlerinin çok rahat geçtiğini, korkulan ağrıların oluşmadığını ve özetle uygun hastalarda seçilmesi gereken bir tedavi metodunun gündemimize yerleşmiş olduğunu ifade etmek istiyorum. Ülkemizde hemoroidal hastalığın genelde ilerlemiş evrelerinde (Evre 3-4) tedavi talepleri oluşmaktadır, bundan dolayı da çoğu hastada cerrahi işleme gerek duyulmaktadır. İşte bu noktada, 200 ü aşkın hastada uyguladığım Longo ameliyatının, önemli bir silah olduğu kanısındayım. Şüphesiz ki, bazı hastalarda Longo işlemine ilave olarak diğer cerrahi işlemlerin eklenmesi de gerekebilir.

Bir başka konu da, “Laser uygulaması” adı altında tedavi silahları arasına sokulmaya çalışılan ve bir laf kalabalığı şeklinde yararlı olduğu öne sürülen metodun doğru değerlendirilmesini sağlamaktır. Bütün dünyada bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar, hemoroidal hastalık tedavisinde “laser uygulaması” ile fayda sağlanmadığını açık biçimde göstermektedir. Bir başka yanıltıcı husus da, laser adı altında yapılan işlemlerin bir kısmının aslında “infraruj” uygulaması olmasıdır.Ayrıca, cerrahi kesileri laser ışını ile yapmanın veya laser ile koagülasyon nekrozu oluşturulması gibi uygulamaların , “hastalığın tedavisinde olumlu katkılarının bulunmadığı kanıtlanmıştır”. Genel kanı, tedavi aşamasında “Laser” kelimesinin sihirli etkisinden faydalanılarak konunun “istismar” edildiği tarzındadır.

Zaman içersinde, toplumun doğru bilgilenmesi ve doğru tercihlerde bulunması, konunun istismar edilebilmesini önleyecektir diye düşünüyorum.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!