En basit tanımı ile varis vücuttaki toplardamarların çapının artması, genişlemesi ve duvar yapısının bozulmasıdır.

Bacak varislerini iki ana grupta değerlendirmek mümkündür.

Bunlardan birinci grup kozmetik açıdan olan varislerdir. Bunlar herhangi bir sağlık problemine neden olmayıp ancak nadiren bölgesel kaşınma, ağrı gibi müphem yakınmalar oluşturan varislerdir. Bu varislerin tedavisi için güncel olarak en etkili, kolay ve başarılı yöntem köpük veya sıvı skleroterapisidir.

İkinci grup ise hastalık olarak adlandırabileceğimiz halk arasında iç varis olarak adlandırılan; venöz yetmezliktir. Burda sorun kapakçık problemi olup ilerleyicidir. Özellikle bahar aylarında ağrı, gece krampları, kaşıntı, dolgunluk hissi ve şişlik şikayetlerine yol açmaktadır. Tedavi edilmediği durumlarda ilerleyerek ayak bileği veya bacak ön yüzde iyileşmesi çok zor yaralara neden olabilmektedir.

Renkli doppler ultrasonografik inceleme ile venöz yetmezlik olup olmadığı tedavide en önemli basamaktır.Çünkü Venöz yetmezlik, bacak yarasına neden olabilir.

Bu nedenle venöz yetmezlik tedavisi ertelenmemelidir. Yara gelişmeden tedavi edilmesi gerekmektedir.

Ameliyatsız yöntemlerin en önemli avantajları, hastaların anestezi almaması, işlemin iz bırakmaması ve hastaların aynı gün işinin başına dönebilmesidir.

Ameliyatsız yöntemler ile yapılan varis tedavilerinde tekrarlama oranları açık ameliyatlara göre daha düşüktür. Ayrıca varis çorabı giyme süresi çok daha kısadır.


İzmir Radyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!