Hipertansiyon nedir ? Tıbbi beslenme tedavisi nasıl olmalıdır ?
Hipertansiyon nedir ? Tıbbi beslenme tedavisi nasıl olmalıdır ?

18 yaşını geçmiş bireylerde üst üste birkaç gün ve en az günde 2 defa yapılan tansiyon ölçümlerinde büyük tansiyon 140 mmHg ve üzerinde veya küçük tansiyon değerinin 90 mmHg üzerinde olması hipertansiyon tanısının konmasına sebep olmaktadır.
Kan basıncı yani tansiyon için ideal değerler büyük tansiyon için 120 mmHg , küçük tansiyon için 80 mmHg ‘nın altında olmalıdır.
Hipertansiyon problemi ülkemizde sık görülen bir sağlık problemidir. 18 yaşın üstündeki nüfusta hipertansiyon görülme sıklığı yaklaşık %30-35 değerlerindedir. Yaşla beraber de sıklığı artmaktadır.
Hipertansiyon riski özellikleyaşa,kilo fazlalığı,diyabet,fazla tuzlu beslenme,düzenli egzersiz yapmama, alkol ,sigara kullanımı ve stres ile beraber doğru orantılı olarak artmaktadır.
Tabi bu durumla beraber cinsiyet ve kalıtım da bu konuda rol oynamaktadır.
50 yaş altındaki bireylerde erkeklerde hipertansiyon daha sık görülür. 50-55 yaşta kadın ve erkeklerde sıklık başa baş gitmekte fakat 55 yaş sonrası da erkeklere göre kadınlarda hipertansiyon gelişme riski artar. Ailede hipertansiyon öyküsü olan bireylerde de hipertansiyonun görülme sıklığı %60 olarak belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen sebep olan problemler dışında yüksek tansiyon başka bir nedene/hastalığa bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu sebepleri de şöyle sıralayabiliriz:
-Sodyuma daha duyarlı olan bireylerde sodyumdan zengin beslenmek
-Böbrek ile ilgili gelişen sağlık problemleri
-Böbrek üstü bezinde gelişen hastalıklar
-Aortta daralma (Doğuştan gelen)
-Tiroid bezinde yavaş veya hızlı çalışmaya dayalı problemler (Hiper veya hipotiroidi)

Hipertansiyon gelişimini önlemek, gelişmişse tedavisini yapabilmek için, hipertansiyon problemi olan kişiler yüksek kiloda ise mutlaka kilo vermelidirler.
Ailede yüksek tansiyon ile ilgili yaygın bir öykü varsa vücut kütle indeksi 20-25 arasında tutulmalıdır. Yani kişinin kilosu alt ve üst (uygun) sınırlar içinde olmalıdır.
Vücut ağırlığının %10’unu dahi kaybetmek ve sodyumdan daha kısıtlı beslenmek , vitamin ve mineraller bakımından dengeli beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak kan basıncını yani tansiyonu olumlu yönde etkiler.
Tuz tüketimi ,fazla sodyum almamak adına, günde 4-6 gr aralığında tutulmalıdır. Bunu yemeklere ekstra tuz eklemeyerek ,turşu, şalgam, salamura gıdalardan biraz daha uzak kalarak sağlayabilirsiniz.
Bu bilgilerle beraber alkol alımı minimumda tutulmalıdır. Alkolün damarlar ve kan basıncı üzerine etkisinden kaynaklı erkeklerde haftada 2 kadehten fazla, kadınlarda ise 1 kadehten fazla tüketilmemesinde fayda vardır.
Hem aroma verici özelliklerinden hem vitamin mineral kaynağı olmalarından ve yüksek posa içeriklerinden kaynaklı yeşil yapraklı sebzelerin kan basıncına etkileri gayet olumludur.
Paketli ürünler alınırken, atıştırmalık cipslerde, hazır çorbalarda,hazır soslarda mutlaka paketteki sodyum içeriğine bakılmalıdır. Tuzlanmış gıdalar,tütsülenmiş salam,sosis gibi şarküteri ürünlerinden uzak durulmalıdır.
Haftada en az 3-4 gün düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterilmelidir.


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!