Hipokondriazis ( hastalık hastalığı )
Hipokondriazis ( hastalık hastalığı )

Psikiyatrik hastalıklar grubunda SOMATOFORM bozukluklar içinde yer alır. Hipokondriyazis, bilinen tıbbi bir nedeni bulunamayan ciddi bir hastalığı olduğuna dair korku ve aşırı uğraşma ile giden, hastanın gerçek dışı fiziksel semptomlarının veya hislerinin yanlış çarpıtmasından kaynaklanır. Bu tip hastalar genellikle psikiyatriye en son gelirler ya da hiç gelmezler. Çünkü kişi gerçekten semptomlarına bağı olarak hasta olduğunu düşünmektedir. Tüm yapılan tetkik ve değerlerin negatif çıkmasından sonra yeniden bir hekime giderler ve tüm tedavileri yeniden yaptırırlar, doktorların kendilerini anlamadığını ve kendilerini yeterince muayene etmedikleri düşünürler. Hastalığı olduğu düşüncesine bağlı olarak , günlük yaşamı, evlilik, aile ve iş yaşamında bir takım bozulmalar görülebilir. Hasta olduğu ile ilgili düşünceleri oldukça yoğundur ve kontrol edilmesine izin vermezler.

Tıp literatürlerine göre görülme sıklığı %4-6 olduğu bildirilmiştir. Semptomlar herhangi bir yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-30 yaşlar arasında ortaya çıkmakta olu kadın ve erkekte görülem sayısı eşittir.

Hipokondriazisle ilişkili olduğu en sık öne sürülen bozukluklar depresif bozukluklar ve anksiyete bozukluklarıdır. Hipokondriyak hastaların tahminen %80'in de ek olarak depresif bozukluklar veya anksiyete bozuklukları olabilir. Hipokondriazis için DSM-IV tanı ölçütleri hastanın ciddi bir hastalığı olduğu hakkındaki yanlış inanışla zihinsel olarak meşgul olmasını ve bu yanlış inanışın fiziksel belirtileri veya duyguların yanlış yorumlanmasına bağıl ortaya çıkmasını gerektirir. Medikal ve nörolojik muayenelerde patolojik bulgular olmamasına karşın bir inanış en azından 6 aydır sürmesi gereklidir.

Hipokondriak hastalar, henüz saptanamamış ciddi bir hastalıkları olduğunu inanırlar ve tersine ikna edilemezler. Hipokondriazisin gidişi genellikle epizodiktir, epizotlar aylar yıllar sonra sonlanır ve uzun eşit süreli sessiz dönemleri olur. Hipokondriyak hastaların üçte biriyle yarısı iyi derecede düzelmektedir. Psikoojik ve psikiyatrik tedaviye dirençli hastalardır. Çünkü hastalık kaynaklarının psikolojik değil fiziksel kaynaklı olduğunu düşünürler. Bu nedenle bu tip hastalarla hekimlerin kurdukları ilişki çok önemlidir, hasta hekimine ve tedavi biçimine güvendiği ölçüde psikiyatrik yardım almayı kabul edebilecektir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!