Horlama ve apne konusu önemi tam olarak halka anlatılamamış uyku hastalığıdır. Sinsice kişilere ve çevresine zarar verir. Erken ölüm sebebi olduğu gibi kalp krizi atağından, cinsel istek azalmasına kadar birçok önemli ve sekel bırakan hastalığın altyapısını oluşturur.

Hava yolu burundan başlar, sinüslerle devam eder. Burundan arkaya doğru geçen hava nazofarinks, orofarinks ve hipofarinks denilen boşluğa ulaşır. Bu bölgede yumuşak damak, küçük dil ve büyük dil mevcuttur. Hipofarinks bölgesini takiben epiglot ve larenks denilen organları geçerek nefes borusuyla hava akciğerlere ulaştırılır.

Burada adı geçen tüm organlar ve bu organların fizyolojik özelliklerindeki değişimler horlama ve apne sendromlarının sebebi olabilir. Konuyu bu kadar organlar bazına indirgeme sebebim horlama ve apnede rol alan hastalık kaynaklarının birden fazla noktada olma ihtimallerinin yüksek olduğunu belirtmek içindir. Bu da bu hastalıkların tedavisinin öyle basitçe halledilebilecek sihirli ameliyatlardan geçmediğini gösterir.

Benim tedavi yaklaşımlarım tamamen hasta bazında değişkenlik göstermektedir. Hastalığın sebeplerini ve gerçek patolojinin tahmini için polisomnografi, anamnez ve muayene şarttır. Şu unutulmamalıdır: Horlama cerrahilerinin tamamı hastaya çok ciddi acılar verebilen invazif ameliyatlardır. Gereksiz yere yapılan ameliyat hem kazanç elde edilememesine, hem de normal çalışan bir dokunun zedelenmesine neden olabilir. Bu istemediğimiz bir durumdur çünkü hastanın hava yoluna destek olarak önerdiğimiz C-PAP denilen maskelerin kullanımını bozma riskleri vardır.

PAP cihazları uykuda duran solunumu aktive etmek için basınçlı hava veren mekanik cihazlardır. Bunlar tedavide non-invazif yöntemlerin başında gelir ancak kullanımı zor olması ve uyku konforunu bozması nedeniyle çok uzun süreler kullanılınca rahatsızlık vermektedir.


İstanbul Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!