Horlama üst solunum yolunda hava pasajında oluşan türbülans nedeniyle oluşan sestir. Erişkinlerin yaklaşık %40 ın da zaman zaman , %25’inde ise sürekli görülür. Uykuda solunum durması(uyku apnesi) uykuda nefesin 10 saniyeden uzun durması veya az alınması, buna bağlı kan oksijen seviyesinin düşmesi anlamına gelir.

Uyku apnesi basit horlamadan farklı olarak oldukça ciddi bir hastalıktır.Kalp yetmezliği,yüksek tansiyon, felç, beyin kanaması, ani gece ölümleri gibi pek çok hastalığa neden olabilir.Uyku kalitesinde düşmeye bağlı olarak ise gündüz uykululuk ve konsantrasyon bozukluğu yaparak trafik, iş ve ev kazalarına neden olabilmekte ve bireylerin iş ve okul başarısını olumsuz etkileyebilmektedir.

Geçici horlama; aşırı yorgunluk,üst solunum yolu enfeksiyonu ,alkol alımı sonrasında görülebilir,sürekli horlama nedenleri arasında ise burun kemiği eğriliği,burun tıkanıklığı yapan büyümüş burun etleri (konka) ve polipleri,yumuşak damağın sarkık olması,uzun küçük dil,aşırı kilo sayılabilir.

Uyku apnesi ve basit horlama polisomnografi(uyku testi) ile birbirinden ayrılıp tedavisi planlanmalıdır.
Basit horlama da kilo verilmesi, spor yapılması, alkol ve sakinleştirici ilaç alınmaması, uykudan 2 saat önce ağır yemek yenmemesi, aşırı yorgunluktan sakınılması, sırt üstü değil yan yatılması belli başlı önlemler arasında olabilir.

Uyku apnesinde ise hastanın hayat kalitesi ciddi anlamda düşmüştür,basit horlama için sayılan önlemlerle bile hasta yorgun uyanır,gün içinde uykululuk hali sözkonusudur,konsantrasyon güçlüğü yaşar.Hasta bu şikayetlerle uyku merkezine başvurmalıdır.Uyku testi öncesi (Polisomnografi) hasta KBB hekimi tarafından değerlendirilip,burun,geniz bölgesi,yumuşak damak ,küçük dil,dil kökü değerlendirilmelidir.
Bütün bu muayenelerin sonucunda üst hava yolunda tıkanıklığı olup olmadığı değerlendirilir.Sonrasında hasta uyku testine yönlendirilir,bu test uyku apnesi teşhisi için altın standarttır. Hastanede yatarak hastanın beyin dalgalarından, kan oksijen seviyesi ,hastanın pozisyonu hepsi bir bütün olarak değerlendirilir.Bu veriler sonucunda hastaya uykuda ne kadar solunum durduğuna dair sayısal bir değerle hastanın apne seviyesi belirlenir

TEDAVİ

Hastanın uyku testi sonucuna göre hasta bir ekip(uyku konseyi) tarfından değerlendirilir,apne seviyesi ve hastalığının ciddiyeti belirlenerek,cerrahi müdahale veya pozitif basınçlı maske uygulaması (CPAP) önerilebilir. Uygulanan cerrahiler arasında;burun eğriliği düzeltilmesi(septoplasti),bademciklerin alınması(tonsillektomi) ve yumuşak damağa ve baazı durumlarda ise dil köküne yöneliktir.Yumuşak damağa yapılan uygulamalar arasında anterior palatoplasti(APP),uvulofaringopalatoplasti(UPPP),lateral farengoplasti yer almaktadır ayrıca dil köküne radyofrekans eşliğinde küçültme ameliyatları ve yeni bir uygulama olan ROBOTİK CERRAHİYLE SMİLE(Submukozal Minimal İnvaziv Lingual Eksizyon) uygulamaları yapılmaktadır.Ağır uyku apne sendromu olup cerrahiden fayda görmeyecek hastalara CPAP cihazı kullanımı önerilmektedir.


Ankara Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!