Hpv (human papilloma virüsü) aşılarında ne değişti?
Hpv (human papilloma virüsü) aşılarında ne değişti?

HPV zarfsız, çift sarmallı DNA virüsüdür. HPV ile enfekte bir kişi ile temas sonucu bulaşma oranları %50’nin üzerindedir. En yüksek prevalans seksüel olarak aktif olan 25 yaş ve altındaki kadınlarda tesbit edilmiştir. Seksüel olarak aktif kadın ve erkeklerin %80’i hayatlarının bir döneminde HPV enfeksiyonuna maruz kalmışlardır.

HPV, rahim ağzı kanserinin gelişiminde en önemli faktörlerden biridir. Her yıl tüm dünyada 288.000 kadın rahim ağzı kanseri nedeniyle ölmekte ve gelişmekte olan ülkelerde 510.000 kişi bu kansere yakalanmaktadır. Dünyada her 2 dakikada bir kadın rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesine rağmen, rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalıktır.

Rahim ağzı kanserlerin %99,7’sinde, genital siğillerin %90’ında ve anal kanserlerin %70’inde HPV tesbit edilmektedir.

HPV 6, 11, 42 ve 44 anogenital siğillere neden olurlar ve düşük riskli tipler olarak anılırlar. HPV 16, 18, 31, 33, 35, 45, 51, 52, 58, 59 ve 68 yüksek riskli HPV tipleri olarak kabul edilirler ve anogenital kanserlerle bağlantılı oldukları gösterilmiştir. Kadında rahim ağzı, vulva ve anüs; erkekte penis ve anüs kanserlerine yol açmaktadırlar. Özellikle HPV 16, 18, 31 ve 45 tipleri daha sık görülmektedir. HPV 16 ve 18 servikal kanserlerin %70’i ve yüksek dereceli lezyonların %50’sinde, HPV 31 ve HPV 45 ise rahim ağzı kanserlerinin %10’unda tesbit edilmektedir.

Rahim ağzı kanseri ile HPV enfeksiyonu arasında çok kuvvetli bir ilişkinin olması ve bunda immünolojik çeşitli mekanizmaların da etkili oluşu, araştırmacıları HPV enfeksiyonuna karşı aşı geliştirmeye yönlendirmiştir.

PROFİLAKTİK ( ÖNLEYİCİ ) HPV AŞILARI

Yapılan çalışmalarda HPV aşısının sadece güvenilir değil aynı zamanda iyi tolere edilen, HPV enfeksiyonunun ve ona bağlı hücresel anormalliklerin ve lezyonların engellenmesinde etkili olduğu görülmüştür.

Bu aşılardan bir tanesi ikili aşı (Cervarix) olarak anılır ve HPV 16 ve 18 alt tiplerini içermektedir. Özellikle rahim ağzı kanseri gelişimini önlemek amaçlanmıştır. Diğeri ise dörtlü aşıdır (Gardasil) ve HPV 16, 18, 6 ve 11 alt tiplerini içermektedir. Rahim ağzı kanserinin önlenmesinden başka, özellikle genç kadınlarda eksternal genital bölgede sıklıkla izlenen siğillerin de önlenmesi amaçlanmıştır. FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı), 2006 Haziran ayında Gardasil’in, 2009 ekim ayında Cervarix’in adölesan dönemden itibaren kullanılmasına onay vermiştir. Bunun yanı sıra başta A.B.D., Kanada, Avustralya, Avusturya, Almanya, Fransa, İsrail olmak üzere birçok ülkede rutin aşı takvimine girmiştir.

Her iki aşı da rahim ağzı kanserine en çok neden olan iki HPV tipi olan tip 16 ve tip 18’e %100’e varan oranlarda etkilidirler. Buna ek olarak Gardasil genital siğil etkeni olan 6 ve tip 11’e karşı da %100 oranında koruyucudur.

Yakın zamanda yeni bir aşı gelişitirilmiş ve kullanıma sunulmuştur. Bu aşı 9 farklı HPV tipini içermektedir (Gardasil 9). Bu tipler: 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58'dir. Dokuzlu aşının HPV enfeksiyonlarına karşı yaklaşık yüzde 90 koruma sağladığı belirtilmektedir. Gardasil 9, 2014 yılında FDA tarafından onaylanmıştır.

Koruyuculuk süresi en az 7 yıldır. HPV aşıları +2 ile +8°C arasında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır. Bu dönemde uygulanabilecek Td (Tetanoz, erişkin difteri aşısı), hepatit B, daBT (tetanoz, erişkin difteri aşısı ve azaltılmış boğmaca aşısı) ve meningokok aşıları ile eş zamanlı, ancak farklı yerlerden uygulanabilir.

Aşının İmmünojenitesi

HPV aşısı oldukça immünojeniktir. 3. dozdan 1 ay sonra aşılananların % 99,5’i aşının içerdiği HPV tiplerine karşı seropozitif olmaktadır. Aşı sonrası oluşan antikor titreleri doğal bağışıklık olanlardan daha yüksektir. Antikor cevabının uzun süreli olduğu ve hafızaya alınmış immün cevap oluşturduğu düşünülmektedir.

Etkinlik

HPV enfeksiyonundan rahim ağzı kanserine kadar olan sürecin uzun olması, kanser öncüsü lezyonların tedavisinin kanser riskini ve mortalitesini azalttığının pek çok çalışmayla gösterilmesi, aşının önemini göstermektedir.

Aşının etkinliğine, tarama sıklığına, taramanın başlama yaşına bağlı olarak rahim ağzı kanseri riskinde % 67-99 arasında değişen azalma görülmektedir. Aşının en az % 70 etkili olduğu, aşılamanın 12 yaşında başlandığı, hücresel taramanın da 25 yaşından itibaren 3 yılda bir tekrarlanması durumunda rahim ağzı kanseri sıklığında %92 azalma sağlanacağı düşünülmektedir.
Güvenilirlik

Hem kuadrivalan aşıda hemde bivalan aşıda klinik çalışmalar esnasında görülen belirgin bir yan etki olmamıştır. Enjeksiyon bölgesinde eritem, ağrı ve şişlik en sık görülen lokal yan etkilerdendir. En sık görülen sistemik yan etkiler ise ateş, başağrısı ve bulantıdır. Nefes darlığı, ishal, hipertansiyon, ciddi başağrısı, enjeksiyon bölgesinde eklem hareketini kısıtlayan ağrı, vajinal kanama diğer nadir görülen yan etkilerdir.

Aşının güvenilirliğinin ve nadir görülen yan etkilerinin tespit edilmesi önemlidir. Çünkü HPV aşısı daha çok gebelik potansiyeli olan genç kız ve kadın populasyonuna uygulanacaktır.

Aşılanma Yaşı

Aşılama yaşının belirlenmesinde 3 önemli faktör vardır: Aşının koruyuculuk süresi, optimal etkinin elde edildiği yaş, dağıtım açısından uygun planın yapılması. Hastaları hastalıkla karşılaştıkları yaştan önce aşılanması önemlidir. Yapılan çalışmalarda en küçük yaş 9 idi. Aşı profilaktik olduğundan aşılanan kişinin daha önce enfekte olmaması yani daha önce seksüel aktivitenin olmaması gereklidir. ABD’de kadınların %24’ü 15 yaşından itibaren, %40’ı 16 yaşından ve %70’i 18 yaşından itibaren seksüel olarak aktiftir. Yine 13-21 yaş arası adölesan ve genç kadınları içeren bir çalışmada %70’inin seksüel aktiviteye başladıktan sonraki 5-7 yıl içinde HPV ile enfekte olduğu görülmüştür. Öte yandan HPV enfeksiyonu çok kısa süreli ve asemptomatik olması nedeniyle epidemiyolojik çalışmalardaki insidansın gerçek enfeksiyon insidansından çok daha düşük olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle optimal etkinliğin sağlanması için aşının sexuel aktivite başlamadan hemen önce veya sonrasında yapılması gerekmektedir.

Seksüel olarak aktif olan kadınların pek çoğu HPV 16 veya HPV 18 ile karşılaşmış olduğundan bunlarda aşının etkinliği azalmaktadır. Karsinojenik ve karsinojenik olmayan HPV tipleriyle karşılaşma riski partner sayısının artmasıyla birlikte artmaktadır. Bu nedenle 19 yaş üzeri kadınların aşılanmasının faydası tartışmalıdır.

Aşı denemelerinde daha önce HPV’ye maruz kalanlarda aşının etkinliği azalmakla birlikte güvenilirliği iyidir. Aşılama öncesi HPV testi önerilmemektedir. Çünkü geçirilmiş enfeksiyonu gösteren iyi bir metod yoktur.

Erkekleri Aşılanması

HPV virüsü cinsel temasla bulaşan bir virüstür ve sadece kadınlara değil erkeklere de bulaşabilir, erkeklerde siğillere ve çok nadiren penis kanserine neden olabilir. Bu erkeklerden cinsel temasla başka kadınlara bulaşarak o kadınlarda siğil ya da kansere neden olabilir. Bu yüzden erkeklerin aşılanarak virüsle enfekte olmaları önlenirse dolaylı olarak kadınların enfekte olması da engellenmiş olur. Bu nedenle erkeklere de HPV aşısı önerilmektedir. Erkeklere uygulanan aşı kadınlara uygulanandan farklı değildir, aynı marka aşılar hem kadınlara hem erkelere uygulanmaktadır. Avustralya ve Kanada da erkeklerde de rutin aşı kapsamına dahil edilmiştir.

Gebelerin aşılanması

HPV aşılarının gebelikte kullanımıyla ilgili herhangi bir veri yoktur. Aşı dozlarından önce gebelik testi yapılıp gebelik tesbit edilirse aşılama gebelik sonuna bırakılmalıdır. Bununla birlikte aşılanan grupta, gebelik oluşan hastalar takip edildiğinde spontan abortus oranlarında normal gebelere göre artma tesbit edilmemiştir. Yine fetal anomali görülme sıklığı farklı bulunmamıştır.

Laktasyonda aşılama

Emziren kadınlarda aşı rahatlıkla yapılabilir.

HPV aşıları minör akut hastalıklarda (diyare, hafif üst solunum yolu enfeksiyonu, vb) kullanılabilir. Ancak akut hastalığı ağır seyredenlerde aşılama hastanın durumu düzelene kadar ertelenmelidir. Aşı sonrası senkop özellikle gençlerde daha sık olmak üzere görülebilmektedir. Bu nedenle aşılama sonrası en az 15 dakika hastanın gözlemde tutulması önerilmektedir.

Doz ve uygulama

HPV aşısı 0,5 ml.lik üç doz şeklinde intramusküler yolla uygulanır. İkinci doz dörtlü aşıda ilk dozdan 2 ay sonra, ikili aşıda 1 ay sonra, 3. doz her ikisinde de 6 ay sonra yapılır.

TERAPÖTİK (TEDAVİ EDİCİ) HPV AŞILARI

Profilaktik aşıların servix kanseri insidansı üzerindeki etkisini hemen görmek mümkün değildir. Çünkü serviks kanseri gelişmesi HPV enfeksiyonundan yaklaşık 20 yıl sonra olmaktadır. Ama terapötik aşıların HPV ile enfekte olmuş kadınlarda kullanılması serviks kanseri insidansını azaltacaktır. Ancak şu anda geliştirilmiş ve kullanımda olan tedavi edici bir HPV aşısı mevcut değildir.

Her geçen gün daha yeni ve özellikli aşılar üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Profilaktik aşılarla ilgili çok ciddi gelişmeler sağlanmakla birlikte aşılama ile ilgili hala pek çok sorun bulunmaktadır. Aşı konusundaki araştırmaların sonuçları gelecekte rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılması için umut vericidir.

Bazı otörler profilaktik aşıların uzun dönem sonuçlarının bilinmediğini, ciddi yan etkilerinin olduğunu söyleyerek aşılara tamamen karşı iken bazı otörler rutin aşılamadan ziyade sadece risk faktörü bulunan kişilerin aşılanmasının daha uygun olacağını söylemektedirler. Ancak Türkiye’deki bazı sağlık dernekleri 9-13 yaş arası kız çocuklarının HPV’ye karşı rutin aşılanmasını önermektedir. Aşıların etkileri detaylı olarak hastaya anlatılarak tercihin hastaya bırakılması, istemediği halde zorunlu olarak yaptırılamayacağı önemlidir ve muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır. Rahim ağzı kanseri tarama testleri (smear testi) aşılanmadan sonrada uygulanmaya devam edilmelidir.

HPV virüsünden korkmayınız. Ancak yılda bir sefer 10 dakikanızı kendinize ayırarak basit bir jinekolojik muayene ile alınan HPV testinizi muhakkak yaptırınız.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!