İdrar kaçırma tedavi edilebilir.

Her beş kadından birinin derdi idrar kaçırma, tedavi edilebilir bir sorun...

İdrar kaçırma, kadınlar için önemli bir sağlık sorunu. Yaygın inanışın aksine idrar kaçırma yaşlanma sürecinin normal bir sonucu değil. Kadının iş, sosyal ve özel yaşantısında ciddi sorunlara yol açan idrar kaçırmanın çözümünü, modern tıp, tanı ve tedavi yöntemleriyle bulmuş durumda...

Rutin işler sırasında, idrarın ani ve istemsiz olarak idrar yolundan dışarı çıkması, “idrar kaçırma” olarak tanımlanıyor. ABD’de yapılan araştırmalara göre, her beş kadından biri, hayatının bir döneminde bu sorunla karşı karşıya kalıyor. Erken safhalarda tanı konulduğu takdirde, pek çok kadının ortak sorunu olan idrar kaçırma ilaç ve egzersizle bile ortadan kaldırılabilmektedir.

Doktorunuz ile idrar kaçırma konusunu açıkça konuşmanız, tedavi seçeneklerini öğrenmenizi, bir zamanlar yaşadığınız tam ve aktif yaşam tarzını yeniden kazanmanızı sağlayabiliyor.

TİPLERİ

İdrar kaçırma sorunu belli gruplara ayrılarak incelenmelidir, Çünkü tedavi yaklaşımları idrar kaçırmanın tipine göre farklılık göstermektedir

Stress idrar kaçırma:

Kadınlardaki idrar kaçırmanın en sık görülen tipini oluşturuyor. Stres tipi idrar kaçırmanın en sık nedeni pelvik taban kaslarının zayıflaması. Pelvik kasları, taban üretrayı, idrar yapma zamanı gelinceye kadar kapalı tutuyor. Pelvik taban zafiyeti olduğunda, egzersiz ve öksürme gibi karın iç basıncını artıracak durumlar, üretranın açılmasına ve idrar kaçırmasına neden oluyor. Bir diğer nedenini ise mesane boşalmasını kontrol eden kasların yetersizliği oluşturuyor. Bu kaslar görevlerini yerine getiremediklerinde, öksürme ve egzersiz gibi çeşitli hareketler sırasında idrar kaçırılıyor. Çok sayıda müdahaleli doğum, iri bebek doğurma, obezite, ailesel yatkınlık ve menopoz, idrar kaçırma sorununda risk faktörlerini oluşturuyor.

Urge idrar kaçırma:

Güçlü bir tuvalete gitme ihtiyacı hissedildiği anda tuvalete yetişemeden idrar kaçırma olayına bu tipte rastlanıyor. Stres idrar kaçırmadan farklı olarak pelvik tabandaki zayıflıktan değil, mesane kaslarının aşırı aktif olmasından kaynaklanıyor.

Miks idrar kaçırma:

Stres idrar kaçırma ile urge idrar kaçırmanın bir arada olduğu durumlarda miks idrar kaçırmadan söz edildiğini belirtiyor. Örneğin hasta hem öksürdüğünde ya da hapşırdığında, hem de bazen ani bir sıkışma hissi sonrasında idrarını kaçırabiliyor.

Taşma idrar kaçırma:

Mesanede kapasitenin üzerinde idrar depolandığında idrar yapma zorunluluğu hissetmeden küçük miktarda idrar kaçırma görülüyor. Kadın hiçbir zaman mesanesini tamamen boşaltamadığı hissine kapılıyor. Diyabet, pelvik yaralanma, geniş pelvik cerrahi, omurilik yaralanmaları ve multipleskleroz gibi durumlarda kas tonusunun kaybolması sonucu oluşuyor.

NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

Tanıda idrar tipinin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Çünkü her tip idrar kaçırmada her tedavi yaklaşımı etkili olmayabiliyor. Bu açıdan en doğru tedavinin idrar kaçırma tipine göre belirlenmesi gerekiyor.

Kegel egzersizleri:

Pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler bazı durumlarda tek başına ancak genelde yardımcı yöntem olarak etkili oluyor. Bu tedaviyle idrar torbası ve idrar yapmayla ilgili kasların kontrol altına alınması sağlanarak pelvik taban kasları güçlendiriliyor. Bu egzersizlere ek olarak bir günlük (idrar günlüğü) oluşturularak bu program çerçevesinde mesane eğitimi sağlanmaya çalışılıyor. Bu egzersizlerle birlikte veya tek başına uygulanan biofeedback ile elektrik stimulasyonu da, zayıflamış pelvik taban kaslarının güçlendirilmesinde etkili oluyor.

İlaç tedavisi:

Bazı idrar kaçırma tipleri ilaçlar ya da hormonlarla tedavi ediliyor. Özellikle urge idrar kaçırma tipinde ilaç tedavisi ilk seçenek. Günümüzde bu soruna karşı oldukça etkili ilaçlar var. İlaç tedavisinin süresi ise hastadan hastaya değişiyor. Ancak stres idrar kaçırma tipi ilaç tedavisine yanıt vermiyor.

Cerrahi tedavi:

Diğer tedavi yaklaşımları başarısız olduğunda cerrahi müdahale yapılır, Artık günümüzde lokal anestezi altında dahi uygulanabilen çok basit, daha az invazif (daha az kesi ile yapılan) çok kısa sürede uygulanabilen oldukça etkili, taburcu olma ve iyileşme dönemi çok daha kısa yeni metodlar gelişmiştir ve kliniğimizde başarı ile uygulanmaktadır.

NE ZAMAN BAŞVURMALI?

Aşağıdaki sorulardan birine yanıtınız “evet” ise bir Üroloji Uzmanına danışmalısınız.
Güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda
Yürürken veya egzersiz yaparken
Ağır bir eşya kaldırırken
Oturur ya da yatar durumda ayağa kalktığınızda idrar kaçırıyorsanız
Gün boyunca sık sık tuvalete gitmek zorunda iseniz

Bu sorun nedeniyle ped kullanmak zorunda kalıyorsanız
İdrar yapma hissi geldiğinde tuvalete yetişemiyorsanız
Tuvalette hiçbir zaman idrarınızı tamamen boşaltamadığınız hissine kapılıyorsanız...

İdrar kaçırma, sıklıkla tedavi edilebilen bir durum olsa da her kadında ve her tip idrar kaçırmada her tedavi yaklaşımı etkili olamayabiliyor. En doğru tedavi, idrar kaçırma tipine göre belirleneceğinden dolayı, idrar kaçırmanın tipinin belirlenmesi ve doğru tanının konması çok önemlidir.

GECE İDRAR KAÇIRMADA TEDAVİ...

Gündüz idrar kaçırma yakınması ile başvuran kadınların bir bölümünde problemin gece de devam ettiği görülmektedir. Bu yakınmanın da olduğu hastalarda “Urge İnkontinans” probleminin araştırılması bakımından mesaneye kateter konularak yapılan “Ürodinami” çalışmasının yapılması gereklidir. Elde edilen sonuca göre bu hastalarda öncelikle ilaç tedavisinin uygulanması daha uygun olacaktır.

İdrar kaçırma sorunu artık kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Tedaviden başarılı sonuç alınabilmesinde idrar tipinin belirlenmesi ve multidisipliner bir yaklaşım büyük önem taşıyor. Yani, ürolog ile kadın hastalıkları ve doğum uzmanının birlikte çalışması gerekiyor.

Kadınların korkulu rüyası: SİSTİT

Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.

Nedenleri:

Normal de bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamaktadırlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşırlar. Mesaneye ulaşan bakteriler işeme ile dışarı atılırlar. Ancak mesaneye gelen bakteri sayısı atılandan fazla ise mesanede ve daha sonraki aşamada böbreklerde iltihaplanmaya yol açarlar.
Bulaşma cinsel birleşme esnasında veya genital temizliğin az olduğu durumlarda oluşabileceği gibi uzun süre idrar tutulması, idrar yollarını daraltıcı hastalıklar, menapozda düşük östrojen seviyesi nedeniyle de oluşabilir.

Kadınlarda uretra erkeklerinkinden çok daha kısa olduğu için dış ortamdan bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle kadınlarda sistitlerin görülme oranı çok daha fazladır. Kadınların en az % 20'si yaşamları boyunca en az bir kez sistite yakalanırlar.

Nadir de olsa sistiti oluşturan bakteriler böbrek ve idrar yolları aracılığı ile yukarıdan aşağıya veya yakın dokulardaki enfeksiyon odaklarından lenf yoluyla da mesaneye ulaşabilirler.

Sistitin en sık rastlanılan sebebi Escherichia coli ( E.coli, koli basili) adlı mikroorganizmadır. Bu bakteri kalın barsaklarda normal olarak bulunabilir ve cinsel ilişki ile mesaneye ulaşabilir.

Belirtileri:•İdrar yaparken yanma ve sızı.İdrar yaptıktan sonrada sürebilir.
•Sık idrara çıkma.
•Ağrı kasıklara ve makata yayılabilir.
•Ateş.
•Terleme.
•Yorgunluk.
•Kusma ve bulantı.
•İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir.
•Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.
Risk Faktörler:•Çok eşlilik.
•Aşağı idrar yolunda daralma veya tıkanma.
•İdrar sondası kullanımı.
•Hamilelik.
•Şeker hastalığı.
•Temizliğe dikkat edilmemesi.
•Geçirilmiş felç gibi mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar.
•Yaşlılık.
Tanı:

Tanıda idrar tahlili, idrar kültürü ve ilaçla çekilen ürografi adlı film gerekebilir.

Hastalığın Gidişi:

Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastalığın gidişi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlıdır. İyi tedavi edilemeyen olgularda hastalık kronikleşebilir.

Hastalığın Gidişi:

Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastalığın gidişi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlıdır. İyi tedavi edilemeyen olgularda hastalık kronikleşebilir.

Tedavi:

Sistitler antibiyotikler ile tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce idrar kültürü ve antibiyogram için örnek alınmalı, sonuçlar çıkıncaya kadar idrar yolları enfeksiyonlarında etkili antibiyotikler kullanılmalı, antibiyogram sonuçlarına göre gerekirse bu ilaçlar değiştirilmelidir. kronik enfeksiyonlarda tedavi uzayabilir.

Nasıl Korunabilirsiniz?

1.Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini engellemiş olursunuz.
2.İdrarınızı tutmayın. Mümkün olabildiği kadar sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atarsınız.
3.Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde idrarınızı yapmaya çalışın.
4.Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.
5.Gün boyunca bol su içilmesi (mümkünse günde 8 bardak) idrar çıkışını ve dolayısıyla da bakterilerin atılımını arttıracaktır.
6.Kahve, çay, alkol gibi içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketin. Mesane üzeride irrite edici etkileri olabilir.
7.Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasına izin vermeyin.Naylonlu, sıkı iç çamaşırları giymeyin. Nem bakterilerin üremesini kolaylaştırıcı bir ortam yaratır.
8.Genital bölgenizi günlük olarak hafif bir sabunlu suyla temizleyin.
9.Hergün mutlaka iç çamaşırınızı değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları yeğleyin


Antalya Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!