İdrar yolu enfeksiyonu, idrar yollarında tıkanıklık, böbrekte hasar ve ağrı yapan taşlara müdahale etmek gerekiyor. Ancak hastada hiçbir probleme sebep olmayan ve böbreğin içine yerleşmiş küçük taşları müdahale etmeden de takip edebiliriz. Bunun dışında böbrekten çıkıp kanala düşüp böbrekte ciddi bir zorlanma yapmayan ve 7mm den (10mm=1cm) küçük olan taşlar; ilaç destek tedavileri ile doktor kontrolünde olmak şartı ile düşürülmesi sağlanabilir. Bu durumda olan hastaların idrarlarını bir kaba yapmalarını ve taşı düşürdüklerinde bu taşı alıp analize göndermeleri önerilir. Özellikle ilk defa taş düşüren hastaları mutlaka taşlarını yakalamaya çalışmalı ve bu taşı analiz ettirmelidir.

Genellikle 10 mm’nin üzerindeki taşlara bir şekilde müdahale etmek gerekmektedir. İdrar yollarındaki taşlara müdahalenin 4 yaygın yolu vardır:

Şok dalgaları ile taş kırılması (SWL)

Üreterorenoskopi (URS)

Fleksibl üreterorenoskopi (f-URS) (RIRS)

Perkütan nefrolitotomi (PNL)

Şok dalgaları ile taş kırılması (SWL): SWL ameliyatsız bir yöntem olup; cihazdan çıkan yüksek enerjili ses dalgaları cilt ve vücut dokularını geçip taşın yüzeyine enerji bırakarak taşın parçalanmasını sağlar ve işlemi takip eden günler veya haftalar içinde taş parçaları idrarla kendiliğinden atılır. Taş kırma işlemi sonrası hasta aynı gün evine gidebilir ve 2-3 gün içinde normal işlerine dönebilir. Birinci taş kırma seansından 1-2 hafta sonra yapılan kontrollerde taş kırılmamış ise ikinci kez taş kırma işlemi uygulanabilir. Üçüncü seans ise pek tercih edilmez. Taşa müdahale yöntemleri arasında en az zararlı olan yöntem olduğu için; böbrekteki 2 cm’den küçük taşlarda ve böbrekten yeni çıkan üst kanal taşlarında ilk tercih edilen yöntem olmalıdır. Büyük ve sert taşlarda tercih edilmez. Gebelerde, kan sulandırıcı ilaç kullananlarda, idrar yolu enfeksiyonu olanlarda ve aort anevrizması olanlarda bu işlem yapılmamalıdır. Bu işlem sonrası idrarda kanama, taş parçalarının düşürülememesine bağlı böbrekte şişme, ağrı, idrar yolu enfeksiyonu gibi yan etkiler görülebilir.

Üreterorenoskopi (URS): Böbrek ile idrar kesesi arasındaki kanalda (üreter) bulunan taşlarda tercih edilen bir yöntemdir. Yaklaşık 3mm kalınlığında ve 60cm uzunluğunda olan yarı-sert kameralı cihazlar ile hastanın idrar yaptığı kanaldan (üretra) girilerek idrar kesesine ve buradan da taşın bulunduğu kanala girilir. URS cihazının içerisinden ilerletilen taş kırıcılar ile (lazer veya pnömotik) taş küçük parçalara ufalanır. Ufalanan bu taşları hastanın kendiliğinden düşürmesi beklenir. Kimi zaman ameliyatın bitiminde taşın kırıldığı kanala bir kateter (tel, stent) yerleştirilir. Bu kateter yaklaşık 1 ay sonra çıkarılır.

Fleksibl üreterorenoskopi (f-URS): Bu yöntemde ise URS cihazının kıvrılabilir olanları kullanılır. Sıklıkla böbrekteki taşların ve böbrekten kanal yeni düşmüş olan taşların kırılmasında kullanılır.

Perkütan nefrolitotomi (PNL): Böbrek taşlarının kapalı ameliyatında en sık kullanılan yöntemdir. Hastanın sırt bölgesinden böbreğin içerisine doğru yaklaşık 1cm (10mm) genişliğinde bir tünel oluşturularak yapılır. Bu tünel içerisinden gönderilen kameralı aletler ile böbreğin içindeki taşlar görülür ve taşlar bir bütün halinde veya kırılarak aynı yoldan dışarı çıkartılır. URS yönteminden farklı olarak bu yöntemde taşları; ameliyat esnasında ameliyatı yapan doktor dışarı almaktadır. Bu yöntemde en sık görülen istenmeyen durum kanama ihtimalinin bulunmasıdır. Son zamanlarda kapalı böbrek taşı ameliyatı (PNL) da teknolojik gelişmelerin sayesinde daha da küçük tünellerden yapılabilir hale geldi.

Açık ameliyat yöntemleri 10-15 yıl öncesine kadar sıklıkla kullanılmakta iken; hem dünyada hem de ülkemizde çok istisnai durumlar dışında artık yapılmamaktadır.

NEDEN KAPALI AMELİYAT YÖNTEMLERİNİ TERCİH ETMELİYİZ?

Tüm dünyada hemen hemen tüm açık ameliyatların yerini yapılabiliyor ise kapalı ameliyat yöntemleri almıştır. Kapalı ameliyatın en önemli üstünlüğü vücut dokularının normal yapısı korunduğu için iyileşme süreci çok hızlıdır. Kapalı ameliyat yöntemlerinde ameliyat daha kısa sürebilmekte, hasta daha hızlı normal yaşantısına dönmekte, hasta hastanede daha az kalmakta, hasta ameliyat sonrasında daha az ilaç kullanmakta ve tedavi maliyetleri düşmektedir. Ayrıca taş hastalıkları kabaca %50 oranında tekrar edebilen bir hastalıktır. Açık ameliyat olan bir hastada; taşı tekrar ettiğinde bir kez daha açık ameliyat olması hele hele birkaç defadan fazla açık ameliyat olması çok zor olmaktadır. Ancak kapalı ameliyatlarda; tekrar yapılacak ameliyatlarla ilgili fazla bir zorluk yaşanmamaktadır. Hastanın taşı tekrar etse bile defalarca kapalı yöntemlerle tekrar ameliyat olabilmektedir.

AMELİYATI ENGELLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, gebeler, idrar yolu enfeksiyonu ve/veya tümörü olanlar ve genel anestezi almasına engel durumu olanlarda bu ameliyatlar yapılamaz.

HASTA HASTANEDE NE KADAR KALIYOR?

Kapalı ameliyatlardan sonra hastalar sıklıkla ertesi gün veya ikinci gün evine gönderilebilmektedir. Hastadan hastaya değişmekle beraber çok kısa bir sürede de normal işlerini yapabilmektedir.

ÖRNEK AMELİYATLARI AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN SEYREDEBİLİRSİNİZ.

BÖBREK KANALI (ÜRETER) TAŞI KAPALI AMELİYATI LİNKİ: https://www.youtube.com/watch?v=7wN9RdHp7-Y

KAPALI BÖBREK TAŞI AMELİYATI (PERKÜTAN NEFROLİTOTOMİ) LİNKİ: https://www.youtube.com/watch?v=toA_jlPoeU8


Bursa Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!