İletişimin bir çok tanımı yapılabilir. İletişim, önderici ve alıcı olarak adlandırılan iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişi olarak tanımlanabilir. Doğumdan ölüme kadar iletişim kurarız. Hayatımızın her aşamasında iletişim vardır. Sosyal bir varlık olmanın şartı iletişim kurmaktır.
Bir insanın uyku dışında iki tür faaliyet içinde olduğu görülür. Ya iletişim kuran kişi rolündedir ya da kendisiyle iletişim kurulmaktadır.

İletişimin üç temel unsurundan bahsedebiliriz:

1- İletişimi başlatan (iletileri gönderen)

2- İletiler (mesajlar, gönderilen içerik) ve

3- İletileri alan (iletilerin hedefi).

Bu üç temel unsur bir çok iletişim kuramında ya da modelinde çeşitli adlarla ya da fonksiyonlarla kullanılmaktadır.

Genel anlamda iletişimin gerçekleşmesi için iki sistemin varlığı ve bu sistemler arasında bir alış-veriş şart koşulmaktadır. Bu sistemler iki insan , iki hayvan yahut iki makine olabileceği gibi bir insan bir hayvan veya bir insan bir makine de olabilir.

Araştırmalara bakılırsa, ortalama bir insana her gün 1500 ile 1800 arasında mesaj gönderilmektedir.

Yine araştırmalara göre uyku dışında kalan sürenin yaklaşık % 75’i sözlü iletişim ile geçmektedir. Sözlü iletişimle geçen bu % 75’in de % 30’u konuşarak geçmektedir. % 45’i ise dinleyerek geçmektedir.

Engelli konuşma kişinin gerek aile içi gerekse aile dışındaki yaşantısında büyük güçlüklere neden olmaktadır. Bu güçlükler çeşitli uyum sorunlarına dönüşebileceği gibi, eğitim ve öğrenimi aksatıcı, engelleyici, hatta tıkayıcı bir nitelikte oluşturabilmektedir. Bizim amacımız hayatımızda bu kadar büyük önem arz eden konuşmanın engellenmesi, bozulması konularının derinlemesine irdelenmesidir


Kocaeli Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!