Gönül ne kahve ister
Ne kahvehane,
Gönül sohbet ister
Kahve bahane.
Hepimizin bildiği ve sevdiği çok güzel bir dörtlüktür bu. Son zamanlardaki yüzeysel ve
sanal ortamların dışında gerçek ve yüz yüze ilişkilere olan özlemimizi de dile getirir. Eskiden
de böyleymiş, şimdi de böyle…
Evliliklerimiz, yıllar geçtikçe kendi içinde bazı duygularımızı törpülüyor. Ya da biz
kendi özensizliklerimizi ve ilgisizliklerimizi evliliğe yüklüyoruz. İlk yıllarda ki özeni, ilgiyi,
sevgiyi sürdürebilsek her şey yolunda gidebilecekken, biz evlendik diye bütün bu özeni ve
ilgiyi bırakıp vazgeçiyoruz ve sıradanlaşıyoruz.
Buradaki anahtar kelime İLGİdir. İlgi denince de hemen aklımıza çiçek almak, dışarıda
yemek yemek ya da özel bir sofra hazırlamak geliyor. Evet, bunlar da çok güzel elbette ama
genel davranışlar. Oysa biz yıllarca birlikte yaşamış, aynı evi paylaşmış kişiler olarak nelerden
hoşlanıp zevk aldığımızı bilebilmeli ve o doğrultuda eşimize özel davranışlar
geliştirebilmeliyiz. Sevdiği yemekleri, sevdiği futbol takımını, sokakta her gün beslediği
hayvanı, umutlarını, hobilerini, hangi renklerin ona yakıştığını, sevdiği çiçekleri… Bunların
cevaplarını bilir ve fark edersek ilgilerimizi de bunlar üzerinden eşimize özel oluşturabiliriz.
Canının sıkkın olduğunu fark edebilmek, nazlanmak istediğini görebilmek,
konuştuklarının ardındakilerini anlayabilmek, susmasının ne anlama geldiğini bilmek… Bütün
bunlar ilgili olmanın altını besleyen ve ilgi odağımızı belirleyen tavırlardır. İlgili olmak onu
dikkatle dinlemektir, ortak konuşma konuları bulmaktır, arkadaş gibi davranabilmektir,
sohbet edebilmektir.
Kahve bile sohbete bahane edildiğine göre, biz bol bol bahane bulabiliriz.


Balıkesir Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!