İnmemiş testis denince dar anlamıyla gizli kalmış veya ele gelmeyen testis akla gelir. Gerçek inmemiş testis testisin iniş yolu üzerinde herhangi bir noktada durmasıdır, ayrıca normal yolun dışında olabilir, duruma da ektopik testis adı verilir ve nadir bir durumdur.
İnmemiş testis doğumsal genitoüriner anomaliler arasında en sık görülenlerden biridir. Zamanında doğanlarda %3, erken doğanlarda %30 oranında görülür. Hayatın ilk aylarında inmemiş testislerin çoğu kendiliğinden torbaya iner, ancak 1 yaşına kadar dönemde yaklaşık %0,8-1 oranına kadar düşer.İnmemiş testis ile ilgili olarak, hidrosel ve fıtık oluşumuna zemin hazırlayan patent prosessus vaginalis vardır.
İnmemiş testis hikayesi olan erkeklerde kısırlık ve testis kanser gelişim riski vardır. Tek taraflı inmemiş testis olan hastalarda kısırlık riski az oranında varken, çift taraflı inmemiş testis hikayesi olanlarda %50-70 oranında kısırlık söz konusudur. Erken dönemde ilk 6-12 ay içinde yapılan inmemiş testis operasyonları kısırlığa olumlu yönden katkı sağlamaktadır.
İnmemiş testisli erkeklerde testis kanseri riski genel populasyona göre 5-10 kat artmaktadır. Bu oran inguinal kanal yerleşimli testislere oranla batın içi yerleşimli testislerde daha yüksektir. Ameliyat sonrası bu riskin azaltıldığına yönelik kesin bir kanıt yoktur, anacak testisin daha kolay palpe edilmesi nedeniyle olası bir kanserin daha erken teşhis edileceği ve böylece erken teşhis konulmasına imkan sağlayacaktır.
İnmemiş testis,testisin normal inişi sırasında yolda takılmasına denir. İnmemis testis çoğunlukla kasıkta ele gelir. Çift taraflı inmemiş testisler eğer ele gelmiyorsa daha çok batın yerleşimlidir ve bunlara uyarıcı test yapılmalıdır. İnmemiş testisin değerlendirilmesinde çeşitli radyolojik yöntemler kullanılmaktadır.
Tanı:
İnmemiş testis tanısı fizik muayeneye dayanır. Usg, CT ve MR da testisin görülmemesi testisin olmadığını garanti edemez ve bu durumda cerrahi olarak o bölgenin araştırılması gerekir.
Çift taraflı inmemiş testis ile birlikte hipospadias veya ambigus genitale dediğimiz tablo varsa hayatı tehdit edici özellik arz edebilir. Bu durumda endokrinolojik değerlendirme gerekir.
Tedavisi:
Tedavi 1 yaşından önce başlanmalıdır. Cerrahi tedavi altın standart tedavidir,ancak bazı durumlarda hormonal tedavi uygulanabilir. Karın içi yerleşim düşünülen hastalarda laparoskopi yapılabilir.


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!