“Çocuğum hiçbir şey yemiyor.”

“Oğlum sürekli yemek seçiyor, sadece makarna ve et yemek istiyor”

“Ne yaptıysam da kızıma balık bir türlü yediremiyorum”

“Çocuğuma ne yedireceğimi şaşırdım, et ve sebzeyi ağzına bile almıyor”

Biz annelerin en büyük endişesi çocuklarının yeterli beslenememesi ve buna bağlı olarak da büyüme ve gelişimlerinin olumsuz etkilenmesidir. Özellikle okul öncesi ve okul dönemindeki çocuklarımızda sıklıkla karşılaştığımız yeme miktarında azalma, iştahsızlık, yemek seçme gibi durumlar birçok annenin kabusudur.

Yeme sorunları, altta yatan gelişimsel sorunu olmayan çocuklarda sıklıkla görülse de, bunların sadece %1’i ciddi yeme sorunudur. Çocukların yeme davranışları tat duygusu ve enerji mekanizması, anne-çocuk etkileşimi, sosyal faktörler gibi birçok etkene bağlıdır. Çocuklardaki iştahsızlık, diş çıkarma, kansızlık, ateşli hastalıklar gibi durumlara bağlı olabilse de çoğunlukla anne ve babanın beslenme konusunda yaptığı hatalara da bağlı gelişebiliyor.

Peki, bizler çocuklarımızın yeme davranışını olumsuz etkileyecek hatalara nasıl dikkat edebiliriz?

İşte sizlere çocuklarımızın yemek seçmesini engelleyecek ve besinleri severek tüketmelerini sağlayacak 9 altın kural

Çocuğunuza 2 yaşına kadar anne sütü verin.

Bebek, annesinin beslenmesindeki farklı tatlar ile anne sütü vasıtasıyla tanışır. Bilimsel çalışmalar, anne sütü ile beslenen bebeklerin ileride seçici olma ve yiyeceklere karşı tepki geliştirme risklerinin daha az olduğunu göstermektedir.

Bebekliğinden itibaren çocuğunuzun beslenmesinde çeşitlilik sağlayın.

Yemekte, çocuğunuzun da sevdiği bir seçenek de olmak üzere masanızda çeşitli besinler bulundurun.

Yemek saatlerini savaşa değil, keyfe dönüştürün.

Çocuğunuzu yemek yemesi için zorlamayın, ısrarcı olmayın. Besinleri, onun seveceği, keyifle tüketeceği şekillerde hazırlamayı ve ilgisini çekecek çeşitli hikayeler anlatmayı deneyin. Unutmayın, yemek saatleri ailenin bir arada olduğu ve çocuklarımız ile sağlıklı ilişkimizi güçlendirdiğimiz değerli zamanlardır.

Yemekleri hazırlarken yaratıcılığınızı kullanın.

Çocuklar bazen besinlerin tadının yanı sıra sunum şeklini, dokusunu, görüntüsünü beğenmedikleri için yemek istemeyebilirler. Çocuklarla birlikte eğlenceli tabaklar yapmak, çocuğun sevmediği besinleri farklı şekillerde sunmak veya farklı yemeklerde kullanmak (örn. balığı köfte şeklinde, yumurtayı çorba, börek veya krep içinde) size yardımcı olabilir

Onları besinleri yemeleri konusunda ödüllendirmeyin veya cezalandırmayın.

Çocukların yemekler konusunda ödüllendirilmeleri veya cezalandırılmaları o besine karşı ön yargı taşımalarına neden oluyor ve çocuğun yemekten daha da uzaklaşmasına ve gelecekte yeme bozuklukları yaşamasına neden olabiliyor.

Rol model olun.

Anne ve babaların davranışı çocuklar için örnektir ve çocuklar anne-babalarını taklit ederler. Çocuğumuza sunduğumuz besinleri bizler de yiyerek onların besinleri denemesini teşvik edebiliriz.

Birlikte mutfağa girin ve çocuklarınızın size yardımcı olmasına izin verin.

Yapılan çalışmalar, aileleriyle birlikte yemek hazırlayan çocukların sebze tüketimlerinin daha fazla olduğunu ve yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının geliştiğini gösteriyor. Çocuklarla birlikte yemek hazırlamak sadece onlara sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda onlarla kaliteli zaman geçirmenizi de sağlıyor.

Çocuğunuzun sevmediği sebzeleri kendisinin yetiştirmesini sağlayın.

Çocuğunuzun sevmediği sebzeleri (örn.domates) mümkünse evde bir saksıda yetiştirmesi zamanla bu sebzeyi sevmesine yardımcı olacaktır

Çocukların porsiyonlarının biz yetişkinlerden daha küçük olduğunu unutmayın.

İlkokul dönemindeki çocuklara uygun porsiyon miktarı, yetişkin porsiyonunun yaklaşık yarısı kadardır. Büyük porsiyonlar çocuğu sıkabilir ve daha az yemesine neden olabilir. En iyisi çocuğunuza yemekleri küçük miktarlarda sunup bitirdiğinde, daha fazla isteyip istemediğini sormanızdır.


İzmir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!