Çocuğun ve uzmanın durumuna, deneyimine ve çocuğun yaşadığı ortamın güvenli olup olmadığına bağlı olarak bir ya da daha fazla görüşme yapmak gerekebilir. Görüşmecinin çocuğu anlamak için yeterli zaman ayırması gerekmektedir. Bu, uzmana çocuğun hayatı hakkında ayrıntılı bilgiler verdiği gibi, istismar hakkında, çocuğun gelişim seviyesi, iletişim modu, çocuğun etkilenme ve duygusal durumu ve bütün bunların ötesinde işlevselliği ve yeterliliği hakkında bilgilendirilmesini sağlar.

Küçük çocuklarla genellikle değerlendirme oyun etkinliği ve birtakım sorular şeklindedir. Büyük çocuklarla, görüşmeci daha çok konuşma ve sorular sorma şeklinde sürdürülür. Bu noktada sorulan sorular çocuğun genel hayatı ile ilgili ve doğal sorulardır. Bu sorular çocuğun kendisi, okulu, arkadaşları ve aile hakkında olabilir.

Görüşmeden önce ya da ilk konuşmayı takiben çocuğa kendisiyle neden görüşüldüğü, çocuğun verdiği bilgilerin nasıl kullanılacağı söylenmelidir. Eğer görüşme kayda alınacaksa ya da aynalı odada yapılıyorsa ve aynanın arkasından görüşmeyi izleyenler varsa bu konularda da çocuk mutlaka bilgilendirilmelidir.

Görüşme Yapılacak Oda:

Adalet Bakanlığı ve Mağdur Hakları Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan Adli Görüşme Odaları Yönetmeliği incelendiğinde, görüşme yapılacak odanın sade bir şekilde tasarlanması ve mobilyalar seçilirken farklı yaş gruplarından görüşme yapılan kişilerin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Gerektiğinde görüşme yapılan çocuğun yaşına uygun bir şekilde kendisini ifade etmesini kolaylaştıracak oyuncak, boya kalemleri, kağıt-kalem gibi materyallerin olması gerekir. Odanın kapısına içeride görüşme yapıldığını belirten bir uyarı asılması, içeriye insanların girmesini engelleyecektir.

Mağdur çocuğun ağlama ihtimaline karşılık burun silmek için kuru ve ıslak mendil bulundurulmalıdır.

Görüşmeyi tek bir kişinin yapmasına özen gösterilmelidir. Mağdur çocuk görüşmeciyi tanımadığı için yaşadığı travmayı anlatmaya çekinecektir. Bunun önüne geçebilmek için görüşmeci kendini ve amacını anlatmalıdır. Görüşmeci masanın arkasına oturmamalı, çocuğun yanında oturmalıdır.

Görüşmede mağdur çocuğun kontrol duygusunu hissetmesi sağlanmalıdır. Onun hızına göre hareket edilmelidir. Anlatmak istemediği ayrıntılar için zorlanmamalıdır. Kendini ve duygularını ifade edebilmesi için cesaretlendirilmelidir. Acıma değil, zor bir yaşantı olduğunu kabul eden bir tutumla kendisine yaklaşılmalıdır.

Yaşantısı ve öyküsü küçümsenmemeli, istismarı uygulayana ilişkin görüş veya yorumda bulunulmamalıdır. Anlattıklarına inanmalı ve onu yargılayacak ifadelerden kaçınılmalıdır.

Kurtarıcı rolüne girilmemeli, öğüt vermekten kaçınılmalıdır.

Normal bir ses tonu ile konuşulmalı, anlattıkları bölünmeden dinlenmelidir.

Göz teması kurmaya çalışılmalı; ancak kurmuyorsa bunun için zorlanmamalıdır.

Olayla ilgili hatırlamadığı ya da anlatmadığı konulara dair müdahale edilmemelidir. Anlatmadığı konularla ilgili boşluklar görüşmeci tarafından doldurulmamalıdır.

Çocuktan izin almadan asla çocuğa dokunulmamalıdır.

Görüşmeci duygularını ve sözel olmayan ifadelerini kontrol edebilmelidir.

Çocuğun anlatacağı şeyler görüşmecide şok etkisi yaratabilir. Sakin karşılamak çocuğu desteklemek için önemlidir.

Çocuğun anlamayacağını kelimeler kullanılmamalıdır. Çocuğun olanlar hakkında kullandığı kelimeleri kullanmaya özen gösterilmelidir. “Sana inanıyorum.”, “Bunları bana anlattığına çok memnun oldum.”, “Bu senin hatan değil”, “Sana yaptıkları doğru değil.” vb. cümleler kurmak gereklidir.

“Neden?” ile başlayan sorular sormamak gereklidir:

“Neden o kişiyi durdurmadın?”

“Neden o gün onun yanına gittin?”

“Neden bunu bana anlatıyorsun?” gibi sorular çocuğun hatanın kendisinde olduğunu düşünmesine yol açar. Ayrıca küçük çocuklar genellikle “neden” ile başlayan sorulara, soyut düşünme becerileri analiz edebilecek durumda olmadıkları için yanıt veremezler.

“Bunun olduğuna emin misin?”

“Gerçeği mi söylüyorsun?”

“Bu bir daha olursa bana haber ver?”

“Bunun olması için ne yaptın?”gibi sorulardan ve ifadelerden kesinlikle uzak durmak gerekmektedir.

Görüşmeci sorulacak soruları en aza indirgemeli ve yönlendirici sorular sormaktan kaçınmalıdır. Örneğin; “Amcan da mı senin özel bölgelerine dokundu?” ya da “Mavi bir ceket mi giymişti?” gibi...

Görüşmenin 45-60 dk içerisinde tamamlanması gerekir. Çocuğun yanında kimse olmamalıdır. Güvendiği biri varsa dışarıda bekletilmelidir

Görüşme içerisinde ya da sonunda mağdurla yapılan görüşmede mutlaka verilmesi gereken bazı mesajlar vardır:

Yaşadığı olayın onun suçu olmadığı belirtilmelidir.

Karmaşık duygular içerisinde olan, hayal kırıklığına uğramış ve çok kızgın mağdura bu tür duyguların kaçınılmaz olduğu söylenmelidir.

Yaşadığı olayı anlamlandırmada zorluk çekebilir. Bu durumda bazı insanların yapmaması gereken şeyler yaptığı söylenebilir.

Utanabilir ve kendisinin ya da sevdiklerinin başına bir şey gelmesinden korkabilir. Ancak bunu bir sır olarak tutmak yerine kendisi için ortaya çıkarmasının daha sağlıklı ve doğru olacağı anlatılmalıdır.

Mağdurun yaşına göre yaşadıklarının başka akranları ve insanlar tarafından da yaşandığı, yaşadığı sıkıntıları atlatmanın zaman alacağı ama mümkün olabileceği söylenmelidir.

Yine mağdurun yaşına ve algılama becerisinin yeterliliğine göre, bundan sonraki yasal süreç, savcılık ve mahkeme süreci, gerekirse savcılıkta ve mahkemede ifadesine tekrar başvurulabileceği, buraların nasıl yerler olduğu ve kendisine sorulacak sorular hakkında bilgi verilmelidir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!