Prostat sadece erkeklerde bulunan, idrar kesesinin hemen sonrasında yerleşmiş bir organdır. Yaş ile beraber hemen her erkekte bir miktar prostat büyümesi görülmektedir. Yine erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri de prostat kanseridir. Son dönemde uluslararası meslek birliklerinin görüşleri birkaç kez değişmiş olmakla birlikte güncel ve üroloji uzmanları arasında yaygın yaklaşım şikayeti olmayan kişilerde 50 yaş sonrasında, şikayeti olan kişilerde ise ilk başvuru ile birlikte kan PSA ölçümü, parmakla rektal muayene, işeme hızı ölçümü ve gereğinde ultrasonografi ile böbrekler, mesane ve prostatın değerlendirilmesidir.

Prostat kanseri şüphesi olan kişilerde prostat biyopsisi tanı koydurucudur. Rektal yoldan ultrasonografi eşliğinde veya son dönemde sıklıkla kullanılan prostat MRG ile ultrasonografi kombine edilerek (füzyon biyopsi) tanı konabilir.

İyi huylu prostat büyümesi (BPH) ise birinci basamakta mesane çıkışını rahatlatan alfa-bloker ilaçlar (Ülkemizde bulunan preparatların ticari isimleri: Cardura, Urorec, Xatral, Hytrin, Tamprost, Uromax, Tamidra) ile tedavi edilmektedir. Özellikle ileri yaştaki kişilerde prostat hacmini küçültmek amacıyla dutasterid (Ülkemizde bulunan preparatların ticari isimleri: Avodart veya Dutapros) kullanılabilir. Prostat büyümesine cevaben gelişen aşırı aktif mesane kasılmaları için ise antikolinerjik ilaçlar (Ülkemizde bulunan preparatların ticari isimleri: Kinzy, Mictonorm, Solifas, Emselex, Toviaz, Detrusitol) ve mirabegron (Ülkemizde bulunan preparatların ticari ismi Betmiga) kullanılabilir.

Prostat kanseri tedavisinde hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve hastalığın evresine göre beklemek, aktif izleme almak, cerrahi operasyon, radyoterapi, kemoterapi ve hormonoterapi gibi seçenekler mevcuttur. Tedavi planlaması bireysel planda yapılmalıdır.

İyi huylu prostat büyümesinde tıbbi tedaviye cevap vermeyen olgularda endoskopik tedavi (TUR-P ve HoLEP operasyonları) veya açık prostat cerrahisi son derece başarılı ve yüz güldürücü sonuçlara sahiptir. Erken dönemde en önemli komplikasyon kanama; orta vadede idrar yolunda daralma; uzun dönemde ise idrar yolu daralmasının tekrar etmesi olarak düşünülebilir. Nadir de olsa nüks prostat büyümesi veya kanser gelişmesi özellikle operasyondan sonra uzun dönemde görülebilen durumlardır. Bu nedenle operasyon sonrasında takiplere devam etmek önem arz etmektedir.

Görselde TUR-P operasyonu sonrasında işeme hızı üç kat artmış bir hastamızın işeme testi sonuçları gösterilmiştir.


Ankara Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!