Nedene yönelik değerlendirme sonucunda infertiliteyi izah edecek bir problem saptanmayan kişiler “izah edilemeyen infertilite (unexplained infertility; UEI)” grubu olarak adlandırılmaktadır. Bu çiftlerde infertilite süresinin 2 yılı aşmış olmasına karşın, semen analizinde kriterlerin normal sınırlarda, ovulasyonun düzenli, hormonal profilin normal sınırlarda, rahim içinin normal yapıda ve tubal pasajın açık olduğu gözlenmektedir. Oranlar değişmekle birlikteinfertil hasta grubunun yaklaşık %5-25’lik bir bölümünü açıklanamayan infertilite olguları kapsamaktadır.

Bu çiftlerin ortak özellikleri, infertiliteye neden olan problem tam olarak adlandırılamadığından, uzun süre farklı yerlerde, farklı tedaviler uygulanmış olmalarıdır. Çiftlerde infertiliteye yönelik net mekanizma açıklanamadığından, etkin bir tedavi seçiminde güçlük çekilmektedir. Bu çiftlerde spontan gebelik şansının ilerleyen süre ile orantılı olarak azaldığı bilinmektedir. Buçiftlerde spontan gebelik şansını etkileyen diğer önemli bir faktör de kadın yaşıdır.

Açıklanamayan infertilite olgularında Tedavi Seçiminde Belirleyici Kriterler

1-Spermin morfolojik özellikleri

2-Kadın yaşı

3-İnfertilite süresi

4-Geçirilmiş ovulasyon indüksiyonu ve/veya intrauterin inseminasyon(aşılama)

Açıklanamayan infertilite grubunda tedavide ilk seçenek yumurta geliştirme ve intrauterin inseminasyondur (aşılamadır).Burada tedavi seçiminde önemli bir nokta kadın yaşı ve infertilite süresidir. Kadın yaşı 35 ve üzerinde olan olgularda yumurta geliştirilmesi ile geçirilen zaman, kadının yaşa bağlı over rezervinin kaybı ile paralel seyredecektir. Çift için en yüksek oranda gebelik şansının tanınabileceği tedavileri, bu tedavi için uygun kriterleri kaybetmeden gerçekleştirmek gerekmektedir. Bu nedenle uygun tedaviyi belirlerken bu nokta gözardı edilmemeli ve doğru zamanda ve zeminde doğru tedaviye yönlendirilmelidir. Aynı şekilde infertilite süresi de tedavi seçiminde önemli rol oynamaktadır. İnfertilite süresi uzun olan olgularda ovulasyon indüksiyonu (-/+ ilişki veya aşılama) ile gebelik şansının düşük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle infertilite süresi 6 yıl ve üzerinde veya kadın yaşı 35 ve üzerinde olan olgularda daha önceki tedavileri sorgulanmalıdır. Önceki uygulanan yumurta geliştirme ve/veya aşılama tedavileri detaylı olarak incelenir. Daha önce en az 3 kez aşılama uygulaması ile gebelik elde edilemeyen bir çift için aynı uygulamayı dördüncü veya daha fazla sayıda tekrarlamak ile başarı şansının dramatik olarak azaldığı bilinmektedir.

Genç ve infertilite süresi kısa olan çiftlerde ise ilk tercih, daha kolay ve daha ucuz bir yol ile gebelik şansının değerlendirmesi yönünden yumurta geliştirme ve aşılamadır.

Yumurta geliştirme tedavisinde değişik ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanları;

Klomifen Sitrat ile yumurta geliştirme tedavisi

Tedavinin ucuz ve takibinin kolay olmasına karşın klomifen ile indüksiyon gonadotropinlere oranla daha düşük gebelik oranları ile sonuçlanmaktadır.

Gonadotropinler(iğne)ile yumurta geliştirme tedavisi

Bu yöntemle daha iyi gebelik oranları elde edilmektedir.Açıklanamayan infertilite vakalarında, iğne ile yumurta geliştirilmesini takiben uygulanan aşılama tedavisi ile gebelik şansının daha fazla olduğu gösterilmiştir.yumurta geliştirmeyi takiben aşılamauygulaması ile gebelik elde etme şansının %10-12 arasında olduğu bilinmektedir.

Tedavinin avantajı, tekralayan uygulamalar ile kümülatif başarının %30-35 seviyesine ulaşabilmesidir. Ancak başarı şansının üç denemeden sonra belirgin oranda düştüğü gösterilmiştir. Bu nedenle uygun şartlarda gerçekleştirilen üç veya dört aşılama uygulamasını takiben gebelik elde edilememesi, tüp bebek uygulamalarına geçmek gerekmektedir.


Bursa Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!