Bilindiği üzere tüm dünyada çevresel kirlilik,veya beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler veya hayatımıza giren teknolojinin yan etkisi olan bir takım radyoaktif etmenler nedeni veya belki de belki ilerleyen teknoloji ile teşhisin kolaylaşması, sebebi son yıllarda kanser vakalarında büyük bir artış gözlemekteyiz.

Işte dünya sağlık örgütü de özellikle özellikle kadın hastalarda daha çok görülen ve erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğu meme kanserine dikkat çekmek için içinde bulunduğumuz ekim ayını meme kanseri farkındalık ayı olarak belirlemiş ve bu ay içinde ülkemiz de dahil bir çok ülkede meme kanserine yönelik toplumda farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapılmasını öngörmüştür.

Öncelikle kanser nedir? Ona bir bakacak olursak, kanseri oluşturabilecek sebebleri daha iyi anlayabiliriz.kanser bilindiği üzere kendi hücrelerimizinbir takım etkenler sebebi ile genetik bir değişime uğraması ve kontrolsüz çoğalması ileortaya çıkan bir durumdur. Yani bunu bir çeşit vücutta meydana gelen bir terör gibi düşünebiliriz. Sebeb olarak bir takım genetik faktörler,bireysel ve çevresel etkenler suçlanıyor bildiğimiz üzere. Çoğu zaman genetiğe müdahale zor olsa da en azından çevresel ve bireysel faktörlere müdahale ile kanser vakalarını azaltabilir veya doğru bilinçlenme ile kanser vakalarından hastalanma ve ölüm oranını azaltabiliriz.ki bilindiği üzere kanser vakaları mortalite açısındankalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bu bilinçlendirmelerin amacı da bunları önlemeye yönelik dikkat çekmektir.

Kısaca kadınlarda görülen kanserlere sırayla bakacak olursak:bilindiği üzere

MEME KANSERİ :tüm dünyada kadınlarda en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser tipidir.

Sebeblerine bakacak olursak

başlıbaşına kadın olmak bile ki erkeklere göre 100 kat fazla görülüyor. Bir risk faktörü, yine ilerleyen yaş, hormon kullanımı fazla kilolu olmak,yeterli fiziksel aktivite yapmamak,alkol ve sigara tüketimi,emzirmemiş olmak, belirli genlere sahip olmak ki bu biliyorsunuz angelina jolie ile gündeme geldi daha çok BRCA1 BRCA2 genleri gibi, yine birinci derece akrabada meme kanseri öyküsü olması,meme dokusunun yoğun olması, fibrokistik memeye sahip olmak erken adet görmek ve geç menopoza girmek gibi nedenler etyolojide suçlanmakta. Ki bunların bir kısmı yaşam tarzına dikkat etmek ile değiştirilebilecek şeyler .


Peki erken teşhis için ne yapılabilir? Biliyorsunuz ki öncelikle kendi kendine muayane çok önemli.memenizde veya meme ucunda ağrı varsa,memede kitle ele geliyorsa, ciltte çekilme kaşıntı egzema gibi bılgu varsa memede portakal görünümü varsa deride tahriş varsameme ucundan kanlı akıntı geliyorsakoltuk altında ele gelen yumru varsa muhakkak doktora başvurmak gerekiyor.

Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından sonra her ay yapılmalı. Ayna karşısında her iki memeye görüntü olarak bakılıp herhangi bir renk değişikliği asimetri var mı diye bakılmalı. Sonrasında da uzanarak tüm meme elle muayene edilmelidir.şüpheli lezyon ele gelirse hemen doktora başvurulmalıdır. Onun haricinde yirmi yaşından sonra yılda birkez yine kadındoğuma meme muayenesi ve 40 yaş üstü mmamografi 40 yaş altı da meme usg ile yıllık tarama öneriyoruz. Aile öyküsü varsa sıklık değişebilir.

Yani özetle meme kanseri taramalarınızı hem kendiniz düzenli olarak ayda bir yapmayı ihmal etmeyin ve yıllık ta muhakkak bir jinekolog muayenesine gidilmeli.

Meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser

SERVİKS YANİ RAHİM AĞZI KANSERİ : daha çok 30-35 yaş grubu arası düşük sosyoekonomik düzey,kötü hijyen.fazla sayıda partner, ya da fazla sayıda partneri olan kişilerle cinsel ilişkisi olan, çok sayıda doğum yapan, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar -ki en çok bilineni ve gündemde olanı HPV ı olan ve aşırı sigara içen bayanlarda daha çok görülüyor.

Ne gibi belirti verebilir diye merak edilebilir. Menstruasyon kanamalarında artış,cinsel ilişki sonrası kanama olması,menopoz sonrası kanamalar olması pelvik bölgede ağrı gibi bulgular verebilir. Bazen de rutin jinekolojik muayene esnasında ki işte burda yine düzenli jinekolog kontrolünün önemi ortaya çıkıyor. Da saptanabilir.

Tanı genelde nasıl konur .pap smear, kolposkopi dediğimiz rahim ağzının özel mikroskobik bir yöntemle özel boyalarla incelenmesi ve şüpheli lezyonlardan biyopsi alınması ile konulabilinir.

Yine hastalığa neden olan HPV TARAMASI YAPILIP hastalık için riskli grup daha erken saptanıp takip ve tedavi edilebilir.

Burada yeri gelmişken kısaca HPV AŞISINA DA değinmek istiyorum. Ikili,dörtlü 9 lu aşı mevcut. Artık smear sonucuna bakmadan 9-45 yaş arası tüm bayanlara önerilen bu aşı hastalığı tedavi etmeyip onkojenik hpv tiplerine karşı bağışıklık sağlıyor.aynı zamanda güçlü bir immunmodulatördür. Koruyuculuğu 5 yıldır.

Diğer bir jinekolojik kanser ise:

ENDOMETRİUM KANSERİ VEYA HALK ARASINDAKİ İSMİ İLE RAHİM KANSERİ DİR.

Bu kanser için risk faktörleri ise postmenopozal dönemde olmak,şişmnalık,şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ,düzensiz adet görülmesi,geç menopoz erken adet görme,ailede endometrium kolon meme ve over kanseri öyküsü olması sayılabilir.

Genelde beklenmeyen kanamalr şeklinde bulgu verir. Ileri evrelerde olursa ağrı ile bulgu verebilir. Özellikle postmenopozal kanama olacak olursa muhakkak bir jinekoloğa başvurulmalıdır. Genelde doktor tarafından öngörüldüğünde yapılan biyopsilerle tanı konur.


DİĞER BİR JİNEKOLOJİK KANSER İSE OVER KANSERİ YANİ HALK ARASINDAKİ İSMİ İLE YUMURTALIK KANSERİ DİR.

Bu kanser jinekolojik kanserler içinde en agresif seyredendir. Yine erken dönemde yakalandığında tedavi şansı daha yüksek olmaktadır.yakın akrabalarındaover kanseri öyküsü daha önceden meme kolon ve endometrium kanseri olma çocuk doğurmama veya geç doğum yapma risk faktörleridir. Maalesef ki over kanserinin tipik bir belirtisi yoktur. O sebeble erken teşhis ancak ve ancak düzenli jinekolojik muayenelerle saptanabilir. Yüzde yetmiş hasta genelde ileri dönemde yakalanmaktadır.karın ağrısı gaz şişkinlik bulantı gibi buşlgular verebilir.erken tanıya götüren bir test de maalesef yoktur. Yapılan görüntüleme yöntemlerinde şüpheli lezyonun saptanması ve ca125 gibi tümör markerlarındaki yükseklik ile ön tanı konulabilir. Ama kesin tanı için ameliyat gerekir.

Hastalığın gidişatında ve prognozunda erken teşhis önemlidir.bu sebeble düzenli muayene önemlidir.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!