Kabızlık !
Kabızlık !

Günlük dışkılama sayısı toplumlara, bireylere ve beslenme alışkanlığına bağlı olarak değişmekle birlikte haftada 3 kez veya daha az sıklıkta, sert kıvamda ve zor dışkılama kabızlık olarak adlandırılabilir. Bazı insanlar haftada 2 veya 3 kez ancak nornal kıvamda ve zorlanmadan dışkılarken bundan şikayetçi olmadıklarını ifade edebilirler. Kabızlığın en önemli karakteristiği dışkı kıvamının sert, dışkı miktarının az olması ve dışkılama sırasında zorlanma olmasıdır. Dışkılama hissi olmaması, dışkılama hissi geldiği halde tuvalete gidildiğinde dışkılayamamak, ıkınarak dışkılamak, küçük ve sert parçalar halinde dışkılamak, dışkıladıktan sonra tam boşalamama hissi kabızlıklıkta görülebilen diğer bulgulardır. Bazı hastalar parmakları ile dışkılamaya yardımcı olmaya çalışırlar.
Kronik kabızlıkta genellikle altta yatan bir organik sebep bulunamaz ve bu tür kabızlık fonksiyonel kabızlık olarak adlandırılır. Ancak kabızlığın bir hastalık olmayıp başka bir hastalığa ikincil olarak gelişebilecek bir belirti olabileceği unutulmamalıdır. Seyrek olarak kabızlığın sebebi dışkının barsak içinde ilerlemesini engelleyen bir daralma olabili (tümör, iltihabi barsak hastalığı veya barsaktaki bir şekil bozukluğu gibi). Bu tür kabızlık organik nedenlere bağlı kabızlık olarak adlandırılır. Bu nedenle kabızlık şikayeti ile başvuran hastalarda genellikle bazı tetkiklerin yapılmasına gerek duyulur.

KABIZLIĞA NELER SEBEP OLUR?

Kalın barsaklar 140-180 cm uzunluğundadır ve başlıca görevi ince barsaklardan gelen sulu kıvamdaki barsak içeriğindeki suyun ve eletrolitlerin emilmesidir. Kalın barsaklar günde 4 litre kadar suyu emebilirler. İnce barsaklardan kalın barsaklara bu miktarın üzerinde su geçmesi ishale neden olur. Suyu emilen barsak içeriği katılaşarak dışkı halinde kalın barsakların özellikle son 40-50 cm lik kısmında depolanır. Dışkının kalın barsak içinde uzun süre kalması içindeki suyun daha fazla emilmesine ve daha fazla sertleşmesine yol açar.
Kalın barsakların içindeki muhtevanın ilerlemesini sağlayan değişik hareketleri vardır. Bu hareketlerin bir kısmı segmenter kasılmalar şeklinde olup dışkının ileri geri hareket etmesini ve içindeki suyun emilmesini artırıcı hareketlerdir ve dışkının küçük parçalar haline gelmesine yol açar (Segmenter kasılmalar). Bu hareketlerin dışkının barsak içinde ilerlemesine bir katkısı yoktur. Kalın barsaklardaki diğer bir hareket şekli proksimalden distale doğru birbirini takip eden ilerleyici kasılmalar şeklinde olup barsak içindeki dışkının çıkışa doğru ilerlemesini sağlar (Peristaltik kasılmalar). Dışkı kalın barsağın rektum olarak adlandırdığımız son 15 cm lik kısmına ulaştığında dışkılama hissi oluşturarak dışarı çıkarılır.


Fonksiyonel kabızlığın oluşmasında genel olarak üç temel mekanizma rol oynar;

1- Kalın barsakların aşırı kasılmasına bağlı kabızlık (Hiperkinetik konstipasyon):
Kalın barsakta segmenter kontraksiyonların artması; Bu türde kalın barsaklarda dışkının barsak içinde ilerlemesine katkısı olmayan segmenter (lokal) kasılmalar artmıştır, dışkı sert ve küçük parçalar halindedir. Genellikle irritabl barsak hastalığı ile birlikte bulunur (Bkz. İritabl barsak hastalığı).

2- Kalın barsaklarda dışkının ileriye doğru hareketini sağlayan kasılmaların azalmasına bağlı kabızlık (Hipokinetik konstipasyon- tembel kalın barsak):
Bu türde kalın barsakların tembelliği söz konusudur. Nörolojik hastalıklar (Parkinson hastalığı, felç geçirme vb. durumlar), tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), uzun süreli diabet, açlık ve posa içermeyen diyetle beslenme, gebelik, uzun süreli seyahatlar, stres, bazı ilaçların kullanılması (Psikiatrik ilaçlar, kabızlık tedavisi için kullanılan ilaçların uzun süreli ve bilinçsizce kullanılması vb.) bu tür kabızlığa yol açabilir.

3- Dışkılama mekanizmasının bozulması (Diskezi):
Bu kabızlık türünde, kalın barsağın çıkışa yakın son kısmına (Rektum) gelen dışkının algılanmasında ve anüsün açılarak dışkının dışarı atılmasını sağlayan koordineli hareketlerin oluşmasında bir aksaklık sözkonusudur. Genellikle rektum hastalıkları ve nörolojik hastalıklarda görülür.

TEŞHİS
Kabızlık nedeniyle hekime başvuran her hastadan ayrıtılı bir hikaye alınması, beden muayenesi yapılması ve kullandığı ilaçların gözden geçirilmesi gerekir. Kabızlığı uzun süreden beri var olan hastalarda organik bir sebep olma olasılığı oldukça az olmasına rağmen tiroid fonksiyon testlerini de içerecek şekilde biokimyasal kan testlerin ve dışkı incelemesinin yapılması gerekir. Kabız hastada kalın barsakların incelenmesi amacıyla tercih edilmesi gereken yöntem ‘çift kontrastlı baryumlu kalın bağırsak grafisi' dir. Kolon grafisi, iyi bir cihaz kullanılarak bu işte tecrübeli bir radyolog tarafından çekildiğinde kolonoskopi ile hemen hemen aynı duyarlılığa sahiptir.

Ayrıca bu yöntemde kalın bağırsakların uzunluğu ve varsa şekil bozuklukları (aşırı kıvrımlar, darlıklar vb.) hakkında bilgi edinmek mümkün olmaktadır. Diğer bir radyolojik yöntem defekografidir. Özellikle yaşlı popülasyonda kolon grafisi ile birlikte yapılması tercih edilir. Bu yöntem de baryumlu kalın bağırsak grafisi gibi uygulanır ancak baryumun barsaktan boşalması sırasında daha ayrıntılı görüntüleme yapılarak dışkılama fizyolojisi hakkında bilgi edinilmeye çalışılır. Kalın barsak grafisinde ilave bir patoloji görüldüğünde gerektiğinde kolonoskopi de yapılabilir. Endoskopi (Kolonoskopi) kabızlık nedeniyle başvuran hastalarda ilk başvurulacak yöntem değildir.

Ancak, kabızlık dışında başka ilave bulguları olan hastalarda (Kanama, kansızlık, hızlı kilo kaybı, dışkı kalınlığında incelme, yeni başlayan kabızlık ve dışkılama alışkanlığında değişiklik vb.) kolonoskopi ilk tercih edilecek yöntem olmalıdır. Çift kontraslı kolon grafisi çekilen ve organik bir patoloji saptanmayan hastalarda yapılabilecek diğer bir inceleme ‘radyoopak marker çalışması' dır. Bu yöntemde hastaya belli sayıda radyoopak marker parçacıkları yutturulduktan sonra direkt karın filmleri çekilerek bu parçacıkların barsak içinde ilerlemeleri incelenir ve kalın barsakların hareketleri hakkında bilgi edinilmeye çalışılır.

DİKKAT !!
Dışkılama alışkanlığınızda son 6 ay içinde eskiye nazaran bazı değişiklikler olduğunu hissediyorsanız, dışkılamada güçlük çekmeye başladıysanız ve/veya eskisine nazaran dışkı kalınlığında azalma görüyorsanız bu durum ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Vakit kaybetmeden bir gastroenteroloğa başvurmanız gerekir.


KABIZLIK PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLÜR?
Kabızlığın bir çok sebebi olabileceği için tedavi, muayene ve laboratuar bulgularına göre şekillendirilir. Düzenli ve fiberden zengin gıdalarla beslenme, yeterli miktarda sıvı alınması (günde en az 8-10 bardak su içilmesi), düzenli egzersiz yapılması (yürüme, aerobik vb.) fonksiyonel kabızlığın hafifletilmesinde uygulanabilecek genel önlemlerdir. Dışkılama hissi geldiğinde vakit kaybetmeden tuvalete gidilerek yeterli süre (15 dk kadar) beklenmesi gerekir. Dışkılama hissi geldiğinde tuvalete gitmeyi ertelemek kabızlığın şiddetlenmesine yol açar.

Diyet
Liften (fiber) zengin diyet kabızlığın önlenmesi ve hafifletilmesinde en önemli basamaklardan biridir. Lif, bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır. Suda eriyen ve erimeyen olmak üzere iki çeşit lif bulunur. Suda eriyen lifler kalın barsaktaki bakteriler tarafından sindiriler. Yulaf kepeği suda eriyen liflere örnektir. Kabızlığın azaltılmasında suda erimeyen lifler daha yararlıdır. Buğday kepeği, tahıl taneleri, yeşil sebzeler ve elma, armut gibi çeşitli meyvelerin kabukları suda erimeyen liflere örnek olarak verilebilir. Lifler su tutarak gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırırlar ve bu şekilde kalın barsak içerisindeki dışkının barsak boyunca hareketini arttırarak kabızlığın azalmasına yardımcı olurlar. Batı tipi diyette bir günde alınan lif miktarı ortalama 10-20g kadar olmakla birlikte iyi bir barsak hareketi için günde 30-35 gr kadar lif alınması tavsiye edilir. Liften zengin bir çok yiyecek vardır. Meyveler, sebzeler, kepekli undan yapılmış ekmek ve kepek lifli gıdalara verilebilecek örneklerdir. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç tercih edilebilir.

Dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçlar faydalı olabilirmi?
Dışkı yumuşatıcı ve dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçları temelde iki ana guruba ayırmak mümkündür; Bağırsak hareketlerini uyaranlar (Tegaserod, itopride, domperidon gibi) ve barsağa sıvı salgılanmasını ve böylece dışkını yumuşamasını sağlayanlar (Ca, Mg tuzları, lactulose, bazı bitkisel ilaçlar gibi). Bağırsak hareketlerini uyaran ilaçlar ilk kullanıldıklarında bir miktar fayda etmekle birlikte ilacın kullanılmasına devam edildiğinde zamanla etkileri azalır.

Bitkisel ilaçlar ve Mg tuzları genellikle kullanıldıkları müddetçe etki göstermeye devam ederler. Devamlı kullanıldıklarında elektrolit bozuklukları, kemik erimesi, protein kaybı ve bağımlılık yapabilirler. Bazıları (Laksofenol) uzun süre kullanıldıklarıda barsak mukozasında pigment birikimine neden olarak mukozasının kahve renkte görünmesine yol açabilirler (melanosis coli). Özellikle barsak hareketlerini arttırarak etki gösteren ilaçlar uzun süreli kullanım sonrasında kesildiklerinde kolay kolay düzelmeyen şiddetli kabızlık meydana gelebilir.

Kabızlık irritabl bağırsak hastalığının bir bulgusu ise o taktirde irritabl barsak hastalığına yönelik ilaç tedavisi uygulanır. Dışkının barsağın son kısmında (rektum) çıkışa yakın bölgede sertleşmesi ve çıkarılamaması halinde lavmanla yardımcı olunabilir. Aşırı sert dışkı parçalarının zorlanarak çıkarılmaya çalışılması zamanla hemoroid ve anüste çok ağrılı yırtılmaların (anal fissür) oluşmasına yol açabilir (Bkz. Anal fissür).

Düzenli dışkılama alışkanlığı kazanılmasına yardımcı olabilmesi bakımından aşağıdaki şekilde bir uygulama tavsiye edilebilir;
1- Dışkı yumuşatıcı kullanmayın
2- Diyetinizdeki lif miktarını artırın
3- Sabahları erik veya şeftali suyu için
4- Her gün en az iki öğün az şekerli meyve kompostosu yemeye çalışın
5- Günde iki kez bir çorba kaşığı kadar psyllium içeren bir preparat kullanın (Psyllium Akdeniz havzasında yetişen, çekirdekleri nemli ortamda şişerek hacmi artan ve jelatinöz yapı kazanan bir bitki türüdür. Psyllium seed veya Psyllium husk adı ile piyasada bulunabilir).
6- Kahvaltı öğününü atlamayın. Sabahleyin aç karna birkaç adet kuru kayısı ,kuru incir veya kuru erik üzerine 2 bardak su içtikten sonra yapılacak bir kahvaltı sonrası tuvalet ihtiyacı olsun ya da olmasın tuvalete gidip 15dk. kadar tuvalette oturun ancak dışkılamak için aşırı ıkınarak kendinizi zorlamayın. Her sabah bu dışkılama girişimine zaman ayırmak bağırsak alışkanlığında uzun süreli bir rahatlama sağlayabilir.


İstanbul Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!