Sık yaşanan ani ölümlerin nedenleri arasında kalp hastalıkları %95 ile ilk sıralarda geliyor. Bu nedenle belli risk gruplarında kalp kontrolünden geçmek hayati faydalar sağlıyor. 35 yaşından sonra her kesin mutlaka kalp taramasından geçmesi gerekmektedir.

Kalp Krizi Nedir?

Kalp krizi; myokard enfarktüsü da denilen kalbin ana besleyici damarları olan koroner arterlerde oluşan tıkanma sonucu kalp kasının bir bölümünün oksijensiz kalmasına bağlı olarak kalp kasında meydana gelen zedelenmeyi ifade eder. Kalp krizi ani gelişen ve ölümcül olabilen bir hastalıktır. Hem dünyada hem de Türkiye de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer almaktadır.

Bir Kişi Kalp Krizi Geçirdiğini Nasıl Anlar?

Göğüste, 20 dakikadan fazla süren boyun, omuz ve kollara yayılan şiddetli ve baskı yapan ağrı, Nefes Darlığı, Öksürük, Baş dönmesi ve bayılma, Kusma, Mide bulantısı, Soğuk terleme, Çarpıntı, Aşırı halsizlik

Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak bazı kişilerde(örneğin; şeker hastalığı olanlarda) olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilmektedir.

Çoğu kimse, şikayetlerini başka türlü yorumlamaktadır. Bu dönemi sağ olarak atlatan hastalar ise tedavi için altın değerindeki ilk saatleri tedavisiz geçirerek tedavisi mümkün olmayan ciddi kalıcı kalp hasarlarına maruz kalmaktadır.

Sigara içimi, erkek cinsiyet, hipertansiyon, metabolik sendrom, şeker hastalığı, aile hikayesi, kan yağları yüksekliği önemli risk faktörleridir.

Kalp krizi esnasında neler yapılmalı?

Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı almasıdır. Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede kalp krizine müdahale edilecek düzeyde bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemlidir.

Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur. Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır.

Kalp krizi esnasında yalnızsanız:

Kişinin kalp krizi geçirdiği esnada tıkalı olan damarını açabilmek için yapacağı herhangi bir manevra bulunmamaktadır.

Bunun yanında;

Öncelikle ağrı başladığı anda telefonla yakınlarınızı arayarak durumu haber verin.

Bulunduğunuz yerin kapısını aralık bırakın. Bu, yardıma gelecek olan kişinin işini kolaylaştırmış olur.

Kuvvetli öksürük geçici olarak kan akımını artırabilir. Yeni başlamış bir pıhtıyı yerinden sökme ihtimali çok düşük olsa da burun deliklerinizi kapatarak kuvvetli biçimde öksürün.

Evde aspirin varsa, bir yudum su ile alın.

Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içmeyin.

Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayın.

Yardım gelmesini, yatarak ya da oturarak bekleyin. Kesinlikle ayakta beklemeyin. Çünkü kalp krizi ile hastaneye gelen bir hastanın bir travma sorunu olmaması gerekir. Eğer kişi düşerek başını çarpmışsa, kalp krizi ile ilgili yapılacak tedaviler, başa alınan darbe nedeniyle yapılamayabilir.

Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmeyin. Özellikle soğuk su böyle durumlarda çok tehlikelidir. Çünkü kalp damarlarını büzer ve mevcut durumu daha da kötüleştirebilir.

Koroner Yoğun Bakım Ünitelerinin önemi

Kalp krizi geçiren hastalar mutlaka koroner bakım ünitelerinde takip ve tedavi edilmelidir. Burada sürekli kan basınçları, kalp atışları, EKG’ si takip edilen hastada oluşabilecek en küçük bozukluk anında tedavi edilebilir. Bu dönemde ölümlerin en büyük nedeni olan ölümcül ritim bozuklukları şok aleti ile kolayca tedavi edilebilir. Yetersiz kalp atışları veya kalbin durması halinde geçici kalp pili (pacemaker) takılarak hasta sağlığına kavuşturulabilir. Bu ünitede yapılan modern tedavilerle kalp hasarı azaltılabilir.

İlk saatlerde kan pıhtısıyla tıkanmış damarın trombolitik tedavi (pıhtı erici tedavi) ile erkenden açılması sayesinde kalp hasarı en aza indirilebilir. Bu nedenle hastanın şikayetinin başlaması ile koroner bakım ünitesine yatması arasında geçen zaman çok önemlidir. Hasta ne kadar erken gelirse tıkalı kalp damarı o kadar erken açılır ve kalpteki kalıcı hasarda o kadar az olur.6 saatten sonra gelen hastalarda kalpteki hasar en yüksek düzeydedir.


Tekirdağ Kardiyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!