Kalp krizi; kalp kasını besleyen ve oksijeni kalp kasına taşıyan KORONER adlı kalp damarlarının ANİ OLARAK pıhtı ile tam ya da tama yakın olarak tıkanmasıdır. Tıkanan kalp damarı bölgesindeki kalp kası hücreleri bir anda oksijensiz kalır ve kalp hücreleri için çok gerekli oksijen bu damarların tıkanması nedeniyle hücrelere ulaşamazsa kalp hücreleri veya kalp kası ölmeye başlar ve çok geç kalınırsa kalıcı hasar yani nekroz (gangren) gelişir. Nekroz gelişmiş kalpte ileride kalp yetersizliği gelişecektir.

Kalp krizi aniden oluşur ve bu ani oluşması nedeniyle adı üzerinde kriz olup yani DEPREM gibidir. Kalp krizi deprem gibi aniden gelir ve hastaların bir kısmı ilk 1-2 saatte ölür. Turp gibi adamdı, şuracıkta oturuyordu, daha yeni 1 saat top oynamıştık ve aman Allah’ım kriz geçirip ölmüş veya acil hastaneye yatırıp stent takmışlar diye çok duymuşsunuzdur. Deprem gibi, oturuyorduk ama birden ev sallandı ve bina yıkılıverdi deriz. Haber veren deprem olamayacağı gibi bir çok kalp krizide haber vermez ve aniden geliverir.

Kalbin üzerinden giden 3-4 mm genişliğinde ve aşağılara doğru gidildikçe incelen ve 70-80 mm uzunluğunda kalpte 3 adet damar bulunur. Kalp damarlarına koroner damarlar diyoruz. Kalp vücudun en çok oksijen tüketen en hareketli organıdır. Diğer organlara göre x4 kat daha fazla oksijen tüketir. Bu kadar çalışkan bir organı oksijensiz bırakmamak lazım. Yani tarlayı sulayan su boruları gibi kalbi besleyen damarlar vardır ve bu soru boruları gibi damarlar tıkanırsa kalbimiz oksijensiz ve besinsiz kalacağından kalp dakikalar içerisinde çılgına döner ve bu beslenemeyen bölgesinden anarşik-habis çarpıntılar yani ritm bozukluklarının oluşmasına neden olur. Ve bu oluşan ritm bozuklukları kalp krizi geçirenlerde ölüme neden olur. Oturan hasta gidiverir yani bir anda hasta arrest (şuur kaybolur) olur.

Kalbi besleyen koroner arterler 3 adettir. Bir tanesi sağda, diğer ikisi ise solda bir ana damardan çıkıp 5-20 mm sonra ikiye ayrılırlar ve bu ikiye ayrılan damarlardan biri kalbin ön yüzünü besler diğeri ise kalbin arka yüzünü besler.

Kalbi besleyen bu koroner arterler içerisinde endotel dediğimiz bir zar gibi olan ve tüm vücutta yan yana koysanız bir halı sahası büyüklüğünde olan bir organ bulunur ki bu endotel zarının damar içerisinde çok önemli görevleri vardır. Endotel maalesef sigara, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şişmanlık, erkek olmak, ailede 55 yaş altı stent veya bypass veya ani ölüm olması gibi endoteli bozan bu risk faktörlerinin 1-2 si veya kombinasyonlarının varlığında endotel bozulur ve damar içerisinde yıllar içerisinde daralma yapar ki çaydanlıkta kireç oluşması gibidir.

Bozulan endotel ve endotel altında biriken kolesterol vb maddeler aterom plağı dediğimiz patolojik yapıyı oluşturur ve günün birisinde bu aterom plağı yani kireçli yapının üzerinde ki zar özellikle kış aylarında infeksiyon veya stress gibi nedenlerle yırtılır ve üzerinde aniden pıhtı oluşur ki bu oluşan pıhtı damarı aniden tam ya da tama yakın tıkar ve oksijeni kesilen kalp kası hücreleri bu oksijensizliği 1 dakika bile dayanamaz ve hemen GÖĞÜS AĞRISI oluşur ve kriz başlamıştır. Elimizi çabuk tutmalıyız.

Kalp krizi yani deprem tehlikesi olanlar keşke hiçbir şikayetleri yok iken özellikle 30 yaşından sonra aralıklı olarak 2-3 yılda bir veya riskine göre daha sık veya daha seyrek ekg, ekokardiografi ve efor testi veya sintigrafi ve hatta koroner BT anjıografi (sanal anjıo) gibi risk yüküne göre kalp incelemesinden geçseler. Yani testi kırılmadan testiyi korumaya almak veya varsa bazı bozukluklarını erken tamir etmek en iyi yöntemdir.

Kalp krizi belirtileri nelerdir?

1-Hastaların bir kısmı son 1-2 aydır veya son 1-2 haftadır veya son 1-2 gündür veya son 1-2 saattir öncesinden başlayan eforla ya da eforsuz istirahatte gelen ve 1-2 veya 3-4 dk süren kısa süreli göğüs ağrıları hissederler ama önemsemezsek aynı günün akşamı veya sabahı veya 1-2 hafta içerisinde daha şiddetli bir ölümcül ya da ciddi hasar verici kalp krizi yapan göğüs ağrıları oluşabilir. Yani hayatımızda önemsemediğimiz küçük ağrılar aslında depremdeki 3 şiddetinde ki öncü sarsıntılar olabilir. Ama biz bu sarsıntıları önemseyip önlem almaz isek yani bina sağlamlaştırıcı çimento-demir koyma yani kriz önleyici aspirin ve kolesterol ilacı gibi tedavi vermezsek bu kez ilerleyen gün ve saatlerde deprem 8-9 şiddetinde gelip ya da kalp krizi şiddetli gelip ölümcül hasarlar yapabilir. Önemli olan kriz olamadan önlem almaktır.

2-Kalp damar tıkanıklığının en sık sebeplerinin sigara, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, yüksek tansiyon, ailede kalp damar tıkanıklığı olması ve kişinin erkek veya 55 yaş üstü olması olduğunu yazmıştık. Başta bu risk grubunda olmak üzere tün insanların kalp krizi nedir ve belirtileri nelerdiri bilmesi lazım.

Kalp damar tıkanıklığının belirtileri;

a-Son gün veya aylarda eforla gelen veya eforsuzda istirahattede gelebilen 2-3 dk veya daha uzun süren BASKI TARZINDA en az bir yumruk büyüklüğünde göğüsde, her iki kolda veya mide bölgesinde veya çenede veya sırtta yeni son saatlerde veya günlerde başlayan bir ağrı olması durumunda veya kişide son 1-2 haftadır aşırı halsiz, bitkin, yorgun veya iş yaparken daha erken yorulması ve nefes darlığı olmasıdır.

b-Kalp damar tıkanıklığında en önemli belirtiler göğüs ya da MİDE BÖLGESİNDE yeni başlayan ağrıların olması ilk belirti olabileceği gibi son 1-2 hafta ya da gündür günlük eforu (rutin iş) yaparken NEFES DARLIĞI olması veya son 1-2 haftadır açıklanamayan ve neredeyse her gece acile götüren yoldan çıkmış yüksek tansiyon ataklarının olması da bir kalp damar tıkanıklığı yani kalp krizi habercisi olabilir.

c-Kalp krizi yani kalp damar tıkanıklığının ilk ve en sık olan belirtisi GÖĞÜSTE BASKI HİSSİ ya da AĞRI OLMASIDIR. Hasta üstüne fil oturmuş ya da mengeneye şıkıştırılmış gibi diye tarif eder. Peki bu ağrılar vücudun nerelerinde sık olur diye bakarsanız; en sık göğüsde her iki meme arasında olur ve buradan çeneye ya da sol kola veya sırta yayılabilir. Bazen de sadece her iki kolda veya sadece sırtta olabilir veya buralardan başlayıp alt çeneye yayılabilir. Esas en tehlikelisi ise göbeğimizin hemen üstünde yani MİDE BÖLGESİNDE (epigastrik bölge) olabilir ki maalesef bu bölgede olan her yeni yani son 1-2 saattir veya son 1-2 gündür gelip geçen ağrılarda reflü-ülser demeden önce öncelikle kalp krizi gelmeli ve hemen eve vb yerlere ambulans çağırmalı.

d-MİDE BÖLGESİNDE YENİ BAŞLAYAN HER AĞRIYA SAKIN HEMEN ÜLSER-REFLÜ DEMEDEN ÖNCE KALP KRİZİ OLMASIN DİYE DÜŞÜNÜP HASTANEYE GİDELİM VE EKG ÇEKTİRİP TROPONİN BAKTIRALIM

e-Kalp krizinin tipleri vardır. En tehlikeli tipi damarı tam tıkayan pıhtının olduğu tipidir. Bu tipte ağrı 15-20 dakikadan uzun sürer ve genelde kriz esnasında hastalar SOĞUK BUZ GİBİ FANİLYAMI SIRILSIKLAM YAPAN BİR ECEL TERİ DÖKTÜM derler. Bulantı kusma olabilir, baş dönmesi ve ani başlamış son 1-2 saattir olan halsizlik veya KARIN AĞRISI kalp krizinin ilk belirtisi olabilir.

Kriz geçirmekte olan hasta ne yapmalı?

1-Hasta hiç hareket etmeyecek. Hareket sırasında kalp daha fazla yorulup ölümcül ritm bozukluğu yapabilir. Kriz geçirmekte olduğunuz yer ev veya işyeri ise hemen 112 ye haber vermeli. Sakın siz kendi imkanlarınızla hastaneye gitmeyelim. Çünkü kalp krizi sırasında hastaların ölümüne neden olan ritm bozukluğunun tedavisi şok cihazı ile hastaya şok verilmesidir. Eğer siz kendi imkanlarınızla hastaneye gitmeye kalkarsanız ve bu ritm bozukluğuda arabada gelirse ve arablarımızda da bu şok cihazı olmadığından en yakın hastaneye 3-5 dk içerisinde de gidemezsek beynimiz ciddi hasar görebilir ve hastanın kaybedilme ihtimali artar.

2- Krizi şüphesi olan herkes gece gündüz demeden hemen yakınını uyandırıp eve ambulans çağırıp hastaneye gidecek. Özellikle şeker hastalarının ve sigara içenlerin veya ailesinde 50-55 yaş altı stent veya bypass veya ani ölüm olanlarda her yeni başlayan MİDE AĞRISI, göğüs ağrısı, kol ağrısı, çene ağrısı, sırt ağrısı gibi ağrılarda ve bunların birbirine yayılan kombinasyonlarında ilk düşeneceğimiz kalp krizi olmalı.

Dünyada insanların en sık ilk 2 ölüm sebebi 1.si kalp krizi, diğeri ise beyin damar tıkanmasına bağlı felç olmaktır. İkiside damar hastalığıdır.ikisininde sebebi sigara, şeker hastalığı, ailede kalp hastalığı olması, şişmanlık, kolesterol ve tansiyon yüksekliği olmasıdır.

Kalp damarları başta olmak üzere vücudumuzda ki tüm atardamarları tıkanmasına neden olan en tehlikeli risk faktörü nedir diye sorarsanız 1.si şeker hastalığı (diyabet) 2.si sigara 3.sü ise ailede 50 yaş altı ani ölüm/stent/bypass lı biri olmasıdır. Bu risk grubundaki hastalar başta yeni başlayan mide ağrısı veya göğüs veya kol ağrılarında REFLÜ-ÜLSER-BOYUN FITIĞI-KAS AĞRISI-ÜŞÜTTÜM galiba demeden önce aklımıza İLK ÖNCE KALP KRİZİ GEÇİRİYOR OLABİLİRİM DİYE AMBULANSLA HASTANEYE başvurmalı.


İstanbul Kardiyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!